Mavi Okyanus

Karmakarışık

12 Eylül 2019

Yazı: Karmakarışık | Yazan: Mustafa ÇağaYıllar sonra öğrendim ki çevremizdeki insanlar ile aramızdaki ilişkileri yönetebilmemiz ve geliştirebilmemiz için gerçekten stratejik olunması gerekiyor. Eskiden buna pek inanmaz iletişimimi doğal hali ile yürütmeye çalışırdım. Çok fazla beceremiyor olsam da son dönemlerde, özellikle iş yaşamımda, daha stratejik adımlar atmaya başladım.

Ben gözlem yapmanın çok önemli olduğuna inanırım. Buna dayanarak kaleme aldığım bu yazımda gözlemlediğim ve tecrübe ettiğim durumu sizlerle paylaşmak istedim. İlişki ve iletişim yönetimini içeren davranışların altını çizerek, satış ve satın alma dürtüleri ile bütünleştirdim. Yani ilişkilerin temelinde fayda ile birlikte ticari bir döngü olduğunu tespitinden yola çıktım.

Birinden hoşlanmak ve bunu aktarabilmek… İlk adımı atıp iletişimi gerçekleştirebilmek…

En zor satışlardan biri olsa gerek. Düşünün, karşınızda bir satıcı var ve sizi bir alıcı olarak görüyor. Siz de onun satmaya istekli olduğunu görüyorsunuz. O ortamda bulunduğunuza göre, az da olsa sizin de satın alma niyetiniz mevcut. Herkes gibi siz de ilginizi çeken bir şey görseniz ona yönelip bir şeyler soracaksınız, deneyeceksiniz, bütçenize bakacaksınız. İşte tüm bu davranışlar yeni tanışmalardaki iletişim süreci ile benzerdir.

Bir ürünün arz ve talep dengesinden bahsetmiyorum. Kendi değerini sunma biçiminden ve o süreci yönetme sürecinden bahsediyorum. Tanışmış olduğunuz kişi karşısında oluşturacağınız ilk izlenimden sonra, fayda merkezli, ticari bir süreç doğuyor. İki tarafın eşit olduğu iletişimler çok uzun sürmüyor. Ben bunu tahterevalliye benzetiyorum. İnişli çıkışlı olmadıktan sonra şeklin ve orada olmanın bir önemi kalmıyor.

Buradaki önemli konulardan biri de kimin satıcı, kimin satın almacı olacağıdır.

Satıcısın, satın almak isteyen birisi var ve satamıyorsun. Peşinde koşuyorsun, satmak için elinden geleni yapıyorsun fakat olmuyor. Bu hepimizin başına her zaman gelebilir.

Önerim kesinlikle ona satma‼️

Başka birini bul ve sıfırdan başla. Bu seni en çok motive edecek adım olacaktır. Seni sevmeyen ve sana uzak birine kendini sevdirmeye çalışman, başka birine adım atmaktan daha fazla yoracaktır seni.

İçinden uzaklaşmak gelmiyor, gönül derman dinlemiyor, ille de ben buna satacağım diyorsan ve ısrar ediyorsan, sana, yıpranmış bir ürünü kimsenin almak istemeyeceğini hatırlatmak zorundayım.

Strateji işte tam bu noktada devreye girer. Sen peşinde koşmayı bırakır, kendin ile yüzleşir ve hatalarını kabul edersen, bu kararlar seni en iyi alıcıların olduğu yöne iter. Amacımız satmak veya satın almak değil. Amacımız değeri ortaya koymak ve kendi değerimizi, en iyi şekilde, nasıl arttırabileceğimizi öğrenmek. Çünkü kimse stokta terkedilmiş bir ürün olmayı istemez.

İlişki yönetiminde önde olmak, üstte olmak önemli değil. Önemli olan kontrollü hareket etmektir. Bir satıcı gibi ürünün tüm özelliklerini en iyi şekilde bilip, doğru bir üslup ile anlatabilmektir.

Fayda diye ifade ettiğim konunun çıkar ile hiçbir bağı yoktur. İlişkideki fayda, iki tarafında da kendi dünyalarını zenginleştirmeleri ile alakalıdır.

Çok tartışılan sevgi mi? Ve aşk mı? Sorular ile ilgili duyguların doğuşu da bu noktadan itibaren başlamaktadır.

İyi bir satıcı önce kendini sevdirir, iyi bir alıcı ise ilk önce aşık olur. Bu kısım sır kalsın özelden soran olursa tüzel olarak anlatırım.

Sevgiler,
Mustafa Çağa

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz