Gırgırına

Lambada

2 Eylül 2019

Gırgırına | Lambada | Cem Albayrakoğlu

Geçenlerde en eski dostlarımdan biri ile hayatımı paylaşmaya başladığım kız arkadaşımı akşam yemeğinde bir araya getirdim. Buluştuğumuz restaurantta kısa sürede keyifli bir sohbet başladı. Dedim ki; “Hanımlar, beyler 50lik paklar bizi.”

Sakalım da olmasına rağmen tabi ki dinlemediler beni. Sonuç tahmin edebileceğiniz gibi gene benim dediğime geldi; 35lik yetmedi, arkadan bir adet de 20lik itina ile içildi.

Birbirini yeni tanıyan iki kişinin ortak konusu ben olunca eski defterler, anılar saçıldı tabi ortaya. O anılardan bir tanesini anlatacağım bugün sizlere.

Eskiden bizim yazlıkta evi olan ama sonra sattıkları için her geldiğinde bende kalan çok sevgili dostum, canım arkadaşım, Bay Abidin diyeyim ama zaten bilenler bilir. Kendisi ismini kullanmamı istemiyor da ondan böyle mahlasla yazıyorum 😉 Neyse gene bana kalmaya geldiği günlerden birinde, yazlıkta akşam ne yapalım diye düşünürken dediler ki; “Discoya gidelim.”

Acarlar Disco

O zamanlar Acarlar Disco, peh peh… Arabayla falan gidiyoruz, havalara bak sen… Herkesin hazırlanması kaç saat sürüyor bir tahmin edin. Kaç araba gidiyoruz, belli değil. Değil dediğime bakmayın 3 bilemedin 4 araba 😂😂 Azıcık gaza geldim galiba aklıma gelince.

Toplaştık gittik bizim Yalıkent ahalisi. Abidin de bizle tabii. Bu arada kendisine Abidin dediğimi duysa ona da arıza çıkartır ama neyse oldu bir kere 😂😂

Başta her şey tabi ki çok güzel, herkes neşeli, bir ayrı cool. Manitası olan manitasıyla takılıyor, bekar olanlar manita avında falan derken derken alkoller de alınmaya başlayınca tabi ki bardakta durduğu gibi durmuyor zaten Abidin de çok içemiyor bünye zayıf falan falan…

Lambada

Ulan bir baktım piste Abidin ve bir kız dans ediyorlar ama ne dans. Başta gayet güzel dans ediyorlarken bir anda lambadaya dönmez mi dans? Ulan nasıl yani derken Abidin, hanım efendiyi bir oraya bir buraya döndürmeye başladı. Haspam sanki çok iyi dans ediyormuş gibi bir de bak bak, ne figürler anlatamam. Kız da incecik bir afet…

Düşünün nasıl bir lambada yapıyorlarsa bodyguard geldi ve uyardı. Uyardı uyarmasına da tabi bodyguardı dinleyene aşk olsun. Sonunda ben devreye girdim, olayı sakinleştirmeye çalışıyorum ama Abidin zurnaya bağlamış ve herkese atar modunda. Ben bunu aldım ve dışarı çıkardım. Dışarda konuşurken bodyguard geldi, bir şeyler anlatıyor ama biz adamı sallamıyoruz bile. sonuçta Abidin’nin dilinden ben anlarım, sen kimsin?

Abidin biraz kendine gelince, azcık da içindekileri dışarı çıkartınca rahatladı. Girdik içeri yeniden. Bu sefer tabi daha temkinli beyefendi. Hiç lambada yapılmamış edalarında takılıyor.

Gece sonunda arabalara binip geçtik siteye.

Buna dedim ki; “Oğlum ev zaten hap kadar, sessiz bir şekilde girelim içeri.”

Bu gece böylece bitsin, uyuyalım derdindeyim. Abidin’den gelen cevap; “Tabi ki… Ne demek?.. Sessizce. Haklısın,” falan. İçimden diyorum ki biraz zor ama hadi inşallah.

Ulan adamla uğraşmaktan kendim içip eğlenemedim bütün gece ama cezam bitmemiş olmalı ki evde de uğraşıyorum.

Girdik içeri, ben bunu ranzanın tepesine çıkardım ve yatırdım. Yatmasıyla ben tuvalete gideceğim demesi arasında saniyeler var. Peki, dedim ve tuvalete soktum. Bekliyorum kapının önünde, bir yandan da tekrarlıyorum;

“Ulan Cem, sakın uyuma.”

Neler olabileceği hakkında az çok fikrim olduğu için uyanık kalmaya çalışıyorum. Derken derken zaman geçiyor ama Abidin’den ses çıkmadığı gibi tuvaletten de bir ses gelmiyor. Ev zaten hap kadar, kazara birimkilerle gece karşılaşırlarsa Abidin sarhoş ve patavatsız olduğu için sıkıntı büyük olur. Dedim bir bakayım buna. Ulan tuvaletin kapıya tıklıyorum, ses yok. Kısık sesle “Abidin Abidin,” diyorum gene ses yok. Sonunda kapıyı bir açtım ki klozette uyuya kalmış mal, diyeceğim olmayacak şimdi. Ama mal yani 😂😂

Ya sabır adamı tuvaletten aldım, gene ranzanın tepesine yatırdım. Tam ben de yatacağım Abidin’den bir ses; “Abi benim midem bulanıyor, kusacağım. Bana bir şeyler getirsene.” Sanki barda barmenden içki istiyor haspam. Odada ne bulacağım di mi?! Mutfağa gitsem ses olacak, bizimkiler hayırdır diyecek, falan derken ranzanın altına bir baktım, leğen duruyor. Ama ne leğen… İçine girsen yıkanırsın o kadar büyük. Yapacak bir şey yok. Aldım leğeni uzattım buna. Minnacık bir öğürme ve koskoca leğende bit kadar bir tükürük.

“Ulan kusacağım dediğin bu muydu?” diyorum, “Buna da şükür, rahatladım ama,” diyor. Dedim sabah ben seni rahatlatacağım merak etme.

Azıcık kendine gelince bu sefer; “Ama ne dans ettik,” demeye başladı. Ne dansı dedim içimden, az kalsın paketliyordu bodyguardlar.

Çenesine vurdu, konuşmak istiyor. Diyorum; “Allah aşkına yat uyu da sabah bakarız.”

“Yok konuşalım.”

Sabahı sabah ettik.

Aklımda leğen. Nasıl olacak? O nasıl temizlenecek? Annem kesin bir kalaylıyacak, falan düşünceleriyle ben uyuya kalmışım. Abidin de kendi kendine konuşurken sızmış.

Sabah olunca fırladım yataktan, kimse kalkmadan leğeni yıkıyayım diye. Tabi ben sabah zannederken öğlen olmuş. 2 falan saat. Ulan leğene bakınıyorum. Ortada leğen yok. Acaba o kafayla leğeni ne yapmış olabilirim diye düşünüyorum. Küçük bir şey de değil ki yok olsun.

Orası hâlâ meçhul. Annemler de bir şey demedi. Uyandığında Abidin’e sordum, leğen nerede, diye. Sanki gece hiçbir şey yaşanmamış gibi akşam ne eğlendik falan diyor. Dedim, evet çok ama çok eğlendik, o kadar ki seninle uğraşmaktan eğlencem tavan yaptı. “Aşk olsun ne uğraştın,” falan diyor hâlâ. Olanları anlatıyorum, gece böyle böyle yaptın, diyorum. “Yok ben sarhoş olmadım ki yapayım,” diyor bir de yüzsüz.

Gene çenem düştü, burada bitireyim bari 😂😂 Abidin’le bizim hikayeler bitmez. Bir başka haftaya da onları anlatırım.

Kalın sağlıcakla.

Gırgırına,
Cem Albayrakoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Demet Uncu 2 Eylül 2019 at 17:00

    Cem Bey, yine gençlik dönemlerinizden gelen çok güzel bir hikaye ile karşımızdaydınız. 😃 Büyük bir keyifle okudum yazınızı, dostlarınızın yanında olup, onlara her koşulda yardımcı olmanız ne güzel. Anladığım kadarıyla arkadaş grubunuzun içerisinde en ağır, en aklı başında olan kişi siz olmak durumunda kalmışsınız. Bu ulvi görevinizde başarılar diliyorum size. 😃
     
    Sevgiler 💖

  • Cevapla Cem Albayrakoğlu 3 Eylül 2019 at 10:02

    Demet Hanım;
    Hiçbir yazımı kaçırmayışınız ve sıkı takipçi olmanız ne hoş. Evet arkadaş ve dost kavramı benim çok önem verdiğim bir konudur. Ağır başlı ve en aklı başında konusu biraz şaibeli diyelim 😁
     
    Beğenmenize sevindim
     
    Sevgiler bizden ❤

  • Cevap Yaz