Gırgırına

Yok Artık, Ne Getirmiş İngiltere’den?!!

23 Eylül 2019

Gırgırına | Yok Artık, Ne Getirmiş İngiltere’den?!! | Cem Albayrakoğlu

Geçen hafta sonu liseden arkadaşımın evine hatunlarla yemeğe gittik çekirdek kadro. Sağ olsun, on numara beş yıldız ağırladı bizleri hanımıyla.

Başta normal normal sohbet ediyorduk. Tabii ev sahibi ve diğer çift evli olduğundan bir bekar ben olunca doğal olarak bana yüklendiler hem de dünyalar güzeli manitam yanımdayken. Kısmetse biz de inşallah o kervana katılacağız ama bu sene değil. (Bu espri anlayana 😂😂)

Tabi ki lise arkadaşları bir araya gelince ne konuşulur? Evet evet elbette lise anıları. Bir de rakının yenisi, hatta serinin yenisi varsa… Başta masum anılar, sonra en komikleri…

Eee ben de bir tane anlatayım bari, dedim:

Bizim dönem tam ama tam fırlama bir dönemdi. Sizden iyi olmasın Rasim diye bir arkadaşım vardı ki hâlâ görüşürüz; tombik yaklaşık 100 kg veya bir tık üzeri ama şirin bir tip canlandırın gözünüzde. İşte bu Rasim lise yıllarında şubat tatilinde İngiltere’ye gitti.

İngiltere’ye gitmek o zamanlar ne kadar havalı bir durum anlatamam. Herkes bir şeyler sipariş etti o da herkese eyvallah dedi. Dönüş zamanı yaklaşınca Rasim, bizim Barış’ı aramış; “Abi havaalanına gelmeniz lazım mutlaka. Annemler de gelecek, emaneti siz alın yoksa sıkıntı” demiş.

Doğal olarak biz de atladık gittik havaalanına. Barış’la bekliyoruz, bir de heyecan var sormayın gitsin. Acaba bu herif ne getirmiş olabilir ki anne ve babasının yanında veremeyecek bize diye merak içindeyiz. Sonuçta siparişler içki ve çikolatadan ibaret alt tarafı.

Sonunda Rasim valizleriyle gözüktü havaalanında. Valiz arabasının üzerinde bavullar, onların üzerinde de bir bond çanta. Biz merak içinde Rasim’e bakarken; “Şu çantayı alın, akşam görüşürüz” dedi. Eyvallah deyip aldık çantayı. Açmaya çalışıyoruz amk adam şifre koymuş açamıyoruz, daha da meraklandık iyi mi…

Yapacak bir şey yok mecbur bekleyeceğiz.

Akşam olmak bilmiyor. Barışlar’da bekliyoruz, sonunda geldi Rasim. Pişmiş kelle gibi sırıtıyor.

“Oğlum ne var çantada, göstersene” diyoruz, yok şöyle böyle kıvrandırıyor, söylemiyor. Neyse gelen içkiler içilmeye başlandı, bir, iki, üçüncü kadehten sonra herkes tabi oldu pamuk. Sonunda sıra geldi çantanın açılmasına.

Hepinizin merakla beklediğini hissedebiliyorum. “Devamı haftaya” deyip bırakırmışım yazıyı 😂😂

Yok, yok devam ediyorum.

Sanki içi para doluymuş edasıyla açtı çantayı. Yok para değil, şeffaf ambalaj içersinde renkli bir şey. Ne bu diye bakıyoruz, adam çantayı açtığından da yavaş açıyor ambalajı. Sonra bir ambalaj daha, onu da açıyor, açıyor da açıyor. Matruşka gibi anasını satayım.

Son ambalajdan sonra şişirilecek bir şey olduğunu anladık. Ama ne? Sanki deniz yastığı veya yatağı gibi bir şey. Bastık kalayı tabi biz buna; “Bunun için mi bizi buraya kadar getirdin, salak mısın sen?” Dalga mı geçiyorsun sen bizimle diye nerdeyse döveceğiz. Oysa sıkar, adam 100 kilo. Ama şirin 😂😂

“Durun durun,” dedi “Bekleyin.” Adam aldı çantayı içeri gitmeye yelteniyor. Giderken de “Siz bekleyin burada” diyor. Artık ciddi ciddi adama dalıyorduk ki “Tamam tamam” dedi ve son naylonu da açtı.

Ulan elleri, kolları, kafası olan bir şişme kadın bu 😂😂

Biz Barış’la kala kaldık.

“Oğlum bu ne? Nerden aklına geldi? Delisin…”

Aramızda espriler, gülmekten kırıldık. Ertesi gün okulda da geyik devam etti tabii.

Derken derken bir gün Rasim okula geldi:

“Oğlum, size bir şey diyeceğim.”

“Söyle Rasim.”

“Abi şişme hatun patladı.”

Ulan gülmekten geberiyoruz. Dedik “Cazibene dayanamamıştır.” Yok şöyle, böyle… Bayağı herifi yerden yere vurduk. Diyor ki “Ne yapacağım şimdi?”

Cin fikirli arkadaşımız kendi bir fikir attı ortaya:

“Ben bunu mahalledeki bisikletçiye götüreyim, yama yaptırırım.”

Akla bak akla…

İnanamayacaksınız ama alıp bisikletçiye götürdü. Tabi gene bond çantanın içinde, güzelce katlamış şekilde. Aklınca kamufle ediyor 😂😂

Bu arada bisikletçi de kendi halinde esnaf yaşlı bir amca. Bizimki adama diyor ki; “Abi benim bir maruzatım var, yardımcı olabilir misin?”

Düşünsene elinde bond çanta, bisikletçidesin ve maruzatın var. Hayırlara vesile di mi 😂 Doğal olarak adam merak ediyor ve “Buyur kardeş” diyor. Bizimki açıklıyor; “Çantanın içinde bir kadın var ve biz bunu patlattık.” 😂😂

Adam tabii şaşkın şaşkın bakarken Rasim çantayı açıyor, kadının kolu çantanın içinden dışarı doğru çıkıyor, bisikletçi amca;

“Anam anam kesmişler kadını. Bir de bana getirmiş.”

Deyip bağırmaya başlıyor.

“Dur, dur. Kesme yok patladı sadece” deyip adamı yatıştırmaya çalışıyor Rasim. Ardından da dükkanın ortasında çıkarıveriyor şişme kadını. Düşünsenize bisikletçi değil şenlik yeri mübarek 😂

Sonunda adamı yatıştırıyor ve kafa kafaya verip çare arıyorlar; yok burdan tek yama, yok ordan olmaz, burdan daha iyi… Başlıyorlar kafa yormaya. Derken bisikletçi durumu yokuşa sürüyor.

“Bu iş çok sürer. Bir haftadan önce bitmez.”

“Bak hele bak,” diyor Rasim bize anlatırken.

“Ulan bir yama altı üstü kaç günde kurur?” deyince adam da “Bu yamalar çok kaliteli bir haftada ancak” diyor, Rasim iyice sinirleniyor.

“Ulan herif resmen bizim hatuna göz dikti” diyor bize. Artık nasıl bağlanmışsa şişme kadına 😂😂

“İyi baksaydın oğlum” diyoruz biz de. Rasim’den gelen cevap; “Hele bir iyileşsin gözüm gibi bakacağım.”

Hey Allah’ım yaa…

Tabi siz simdi bisikletçi amcada kaldınız di mi? Kaç günde yaptı diye merak ediyorsunuz. 3 günde bitirmiş işi. Mutlu son… Tabi Rasim sabah akşam bisikletçide refakatçi gibi takılmış. Bir de heyecanlı heyecanlı anlatmaz mı?! Biz yarılıyoruz tabii gülmekten.

Hey gidi Rasim, alem adamsın vesselam.

Bu hafta da bu kadar, kalın sağlıcakla…

Gırgırına,
Cem Albayrakoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

1 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 23 Eylül 2019 at 07:58

    Yaaa Cem, bunu dinlememiştim daha önce senden, dün gece yayına hazırlarken bir ara bıraktım kucağımdan laptop’u katıla katıla güldüm. Sen hep anlat bi’ tanecim.

  • Cevap Yaz