İnce Mevzu

Sonbaharda Yeşeriyorum

12 Eylül 2019

Yazı: Sonbaharda Yeşeriyorum | Yazan: Seda Çağlayan

Eylül yazın sonu değil, yeni bir mevsimin habercisi. Hepimizin içine romantizm tohumları eken sonbahar yapraklarının düşmeye başladığı mevsim. Sıcak içeceklere geri döndüğümüz, inatla kaldırmadığımız pikelere sıkı sıkı sarılarak tatlı bir ürpertiyle uykuya daldığımız, hırkaları hurçlardan çıkardığımız, “üşüdün mü sevgilim?” sorusuyla omuzlarımıza kolların atılmaya başladığı mevsim.

Konuşarak, yazarak aydınlandım.

Son yıllarda içime karamsarlık salan eylül ile ilgili geçen haftadan beri böyle hissediyorum. Bunu kendi kendime yaşamaya başlamış olsaydım, kendimle daha bir gurur duyardım ama bir sohbetin sonunda bu kıvama geldim ve çok rahatladım. Oh be!

Aslında sadece edilen bir sohbetle de olmadı galiba. Adım adım, fark etmeden bu kıvama geldim ama farkındalığım geçen hafta ortaya çıktı sanırım. Geçen hafta yayınlanan, aslında eski tarihli, birkaç yıl önce yazılmış olan ama gün yüzüne çıkmamış ve okuyan onlarca yakınımın beni arayıp “İyi misin?” sorusunu sormasına sebep olan o zor yazının da parmağı var bu işte yapılan sohbet kadar. Yazının düzeltmelerini yapıp yayına hazır hale getirmek için defalarca okuyunca bir aydınlanma yaşadım sanırım.

Aslında ben hep böyle biriydim. Birkaç mevsim önce yine fark etmeden naftalinleyip sandığa kaldırdığım iç sevincimi geçen hafta hırkalarla birlikte olduğu yerden çıkarıp tekrar omuzlarıma aldım. Evet, tam olarak böyle tasvir edebilirim; bu hoşuma gitti işte!

İlk sinyal

Birkaç mevsimdir beni gerçekten çok zorlayan egzamalarım yavaş yavaş beni terk ettiler. Oysa ki ben gitsinler diye daha önce ne kadar çok uğraşmıştım. Doktorlar, ilaçlar, merhemler… Hiçbiri kar etmedi. Azalacaklarına arttılar. Hem üzüntü hem de endişe kaynağı olarak benimle birlikte yaşadılar. Neredeyse üç yıl. Sonra bundan birkaç ay önce yavaş yavaş kendi kendilerine azalmaya başladılar. Hem de ilaçsız falan. İlk fark ettiğimde öyle şaşırdım ki konunun üzerine düşersem geri gelirler diye korkarak hiç böyle bir şey olmuyormuş gibi davrandım. Ve şimdi yoklar. Pek romantik bir sinyal olmasa da artık eylülleri sevebileceğimin ilk habercisi, meğer beni terk edip giden egzamalarımmış.

Eylül hep aynı eylül.

Yani mesele eylül değil aslında. Eylül hep aynı eylül. Değişen benim. Yeşeren, solan, sarmaşık gibi yaşadığına tutunan, hayata kafa tutan, kenarda küs bir çocuk gibi oturan, sahne ışıklarının altındaymışçasına parlayan, sayfalarca yazan, bir zaman hiç konuşmayan, koşup koşup yorulan, hayal ettiğine kavuşmak için her şartı zorlayan, affeden, kaçan, unutan, güldüren, ağlatan, aşkla tutuşup ateşiyle kül olan benim. Yani herkes gibi, hepiniz gibi, son derece sıradan. İnsan olanın yaşadığı tüm evreleri tek ruha sığdırmaya çalışan ve zaman içinde peri bacaları misali tüm bu yaşananların yarattığı rüzgârlarla şekillenen, değişen benim. Hepiniz gibi.

Sonbaharda yeşeriyorum.

Şimdilerde filizlenme dönemlerimden birindeyim, kim bilir kısa ömrümde kaçıncı kez ama bu kez farklı olduğunu, olacağını hissediyorum. Bu yüzden eylül bir bitiş değil, başlangıç. Bu yüzden bedenimde endişeye yer yok. Sakinliğin, heyecanın, hevesin, ilhamın, yaratıcılığın, çok özlediğim iç sevincime kavuşmanın tadını çıkarıyorum. Şüphesiz ömrümün en verimli zamanlarını yaşıyorum.

Sonbaharda yeşeriyorum.

Farklı bir bakış açısına ihtiyacı olan herkese ilham olmasını dileyerek yayına veriyorum bu hafta yazımı.

Sevgilerimle
Seda Çağlayan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Pınar Sude Genç 12 Eylül 2019 at 15:51

    Çok keyifle okudum. Kalemine sağlık Seda Ablacım 🌚

    • Cevapla Seda Çağlayan 19 Eylül 2019 at 15:51

      Canım Pınarcım. Çok hoşuma gidiyor kafamızın uyuşması:)
       
      Öperim güzel yanaklardan

  • Cevapla Filiz Basmacı 13 Eylül 2019 at 00:43

    Harikasın arkadaşım, içime su serpildi. Geçen haftaki yazından sonra endişelenmiştim. Benim güzelime ne olmuştu, her şeyin üstesinden başarıyla gelen, hayalleri umutları dopdolu olan güzel insan nasıl bir kırgınlık yaşamış, dedim. Ohhh geçti gitti, giderken de hastalık da bitti çok şükür.
     
    Sen aslında hepimizin yaşadıklarını; hayallerimizi, duygularımızı, hislerimizi öyle güzel bir dille yazıya döküyorsun ki her hafta adım adım takipteyiz. Yine çok güzel ifade etmişsin. Duygularının iyileşmesine çookkk sevindim.
     
    Haftaya neleri kaleme alacaksın sabırsızlıkla bekliyor olucam kocaman mucuk….

    • Cevapla Seda Çağlayan 19 Eylül 2019 at 16:02

      Ne güzel şeyler yazmışsın 🙂
       
      İyiyim evet genel olarak ama hepimizin süngüsü düşüyor zaman zaman, şimdilerde iyiyim 🙂
       
      Seni seviyorum…

    Cevap Yaz