Bilim

Sen Neymişsin Be; Claudius Batlamyus

18 Ekim 2019

Yazı: Sen Neymişsin Be; Claudius Batlamyus | Yazan: İlhan Vardar

Ansiklopedik bilgilere baktığınızda Klaudyos, MS 2. yüzyılın ilk yarısında yaşamış ünlü bir bilim adamıdır.

Tam adı Claudios Batlamyus.

Hayatı hakkında hemen hemen hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Müslüman astronomlara göre 78 yıl yaşamıştır. Yunan asıllı bir Mısırlı, veya Mısır asıllı bir Yunanlı olduğu iddia edilmektedir. Hatta Batı onu Claudios Ptolemaios olarak tanır.

Eserleri:

・ Almagest (Büyük Bileşim ya da Megale Syntaxis)
・ Tetrabiblos (Dört bölümden oluştuğu için bu adı vermiştir.)
・ Coğrafya: Yunan ve Babil uygarlıklarının gökbilim bilgilerinin bir derlemesidir.

Yazımıza konu olan eseri, Tetrabiblos 1500 yıldır astrologların İncil’i sayıldı ve günümüzde de cazibesinden bir şey kaybetmedi.

“Batlamyus’un bilime katkısı yoktur” diyemem ama olumsuz iki katkısı günümüze kadar sürmüştür. Bunlardan ilki, kendinden üç yüzyıl önce yaşayan Hiparkus’a dayalı derlemesinde Dünya Merkezli bir Güneş Sistemi modeli önermesidir. Ve bu model Kopernik’e kadar Batı ve İslam dünyasında geçerliliğini korumuştur. Bu kabul edilmişlikte insanoğlunun aşağılık kompleksi ve klisenin büyük rolü vardır.

Yazı: Sen Neymişsin Be; Claudius Batlamyus | Yazan: İlhan Vardar


Batlamyus’un Dünya Merkezli Sistemi

Tanrı tüm evreni insan için yarattığından insan evrenin tam merkezinde olmak zorundadır.

Bu görüş bilimin nerede ise bin yıl geri kalmasına neden olmuştur. Hatta Kopernik, Güneş Merkezli Sistem‘i ortaya attığında ilk tepki Protestanlardan gelmiştir. Bu konuda Luther “Bu budala, astronomi bilimini alt üst etme sevdasındadır. Oysa Kutsal Kitap, Arz’ın değil, Güneş’in döndüğünü söyler. Bu yeni yetmeye halk kulak verecek. Olacak iş mi?” diyerek tepkisini ortaya koyar.

Bu tepkinin sonucu olarak da Kopernik’in 1543 yılında basılan, Gök Kürelerinin Hareketi adlı ünlü kitabı ve Kopernik Sistemi’ni konu alan kitaplar, 1882 yılına kadar kilisenin yasakladığı kitaplar listesinde yer almıştır.

Yazı: Sen Neymişsin Be; Claudius Batlamyus | Yazan: İlhan Vardar


Kopernik’in Güneş Merkezli Sistemi

Batlamyus’un bilime verdiği ve hâlâ günümüze kadar gelen en büyük ikinci zarar ise Babil ve Yunan mitolojilerinden yararlanarak Astrolojiyi sistematize etmesidir. Gök cisimlerinin insanlar üzerinde etkileri olduğunu ilk ortaya atan kişidir. Uğurlu ve uğursuz günlerin belirlenmesi gibi falcılığı kapsayan bu bilgiler Orta Çağ ve Yeni Çağ astrolojisi Batlamyus’un kitabının sunmuş olduğu birikime dayanmaktadır.

Astroloji Bir Bilim Değildir

Astroloji bir bilim değildir ama astronomi ile birlikte doğmuş ve yaklaşık olarak 18. yüzyıla kadar bu bilimin gelişimini, kısmen olumlu, büyük ölçüde de olumsuz yönde etkilemiştir.

Gök olaylarına bakarak kehanetlerde bulunmak, özellikle de felaketleri kestirmek, tarihte pek çok toplumda gözlenmiştir. Günümüzde batıda var olan astroloji sisteminin kökeni Eski Yunan’dan gelmektedir. Büyük İskender dönemine kadar, Eski Yunan’daki gökyüzü incelemeleri yeryüzünde olan olayların açıklamasını ve kehanetleri içermezdi. Gelecekle ilgili tahminler, gökyüzü cisimlerinin hava durumunu etkiliyor olduğu görüşünden ibaretti. Bu dönemden sonra Mezapotamya uygarlıklarının etkisi ile Antik Yunan’da astronominin yanı sıra astroloji de boy göstermeye başladı.

Mezopotamya’da Astroloji

Astrolojinin yazılı tarihte ilk ortaya çıkışı ise MÖ 2500 yılında, gezegenlerin insanın kaderini etkileyen güçlü tanrılar olduğuna inanılan Mezopotamya’da olmuştur. Bu ilk astrologlar gökyüzünü dikkatle izlemeye ve onun geceleri parıltılı, muhteşem sessizliğinde gördüklerinin düzenli kayıtlarını tutmaya başladılar.

Astroloji danışmanları, kraliyet ailesine, devlet yönetimi konusunda akıl verirlerdi. Mezopotamya tarihinin erken dönemlerinde astroloji “kraliyet sanatı” olarak düşünülürdü.

Mezopotamya gökbilimcileri göklerin işleyişini açıklamak için yeni geometri bilimini kullanmaya başladıkları sıralarda, Antik Yunanlılar, zaten tanrılarının geniş panteonuyla [(Yunanca: παν, pan, “bütün” + Θεός, Theos, “Tanrı”), bir mitoloji ya da dineözgün tüm tanrıların birliğidir] övünmekteydiler.

Antik Yunan’da Astroloji

Yunanlılar, Mezopotamya’nın astrolojik kehanet biçimini kendi mitolojileri ve yeni geometri bilimiyle birleştirip zodyağa dayananan kişisel bir astroloji geliştirdiler. Yunanca “zodiakos kyklos” ya da “hayvanlar dairesi” anlamına gelen bu kuşak, güneşin bir yıl boyunca gökyüzünde izlediği eliptik yörüngesinin her iki yanında dokuz derece uzanır. Zodyak -Koç, Boğa, Yengeç gibi- her biri bir hayvan tarafından simgelenen ve yılı belirleyen on iki parçaya bölündü. Böylece Yunanlılar astrolojiyi göklerinin yaşamlarındaki etkilerini merak eden bireylere danışmanlıkta kullanarak yıldız falını ortaya çıkardılar.

Roma’da Astroloji

Astroloji Roma kültürüne girdikten sonra Roma İmparatorluğu ile birlikte Avrupa’ya yayıldı. Hıristiyanlığın doğuşu ile bir süre karanlıkta kaldı: Ne de olsa, astroloji insanların kaderinin, yıldızların yaratıcısından çok, yıldızlar tarafından öneriyor gibiydi. Oysa ortaya çıkan Hıristiyanlık öğretisine göre bu yaratıcı, insanlara özgür irade bahşetmişti. Ancak, astroloji bir yolunu bulup genel olarak Hıristiyan öğretisinin içine de sızdı ve gelişmeye devam etti. Noel için astrolojik tarihin seçimine dikkat edin.

Nihayet, modern bilimin buluşları, astrolojinin mutlak bilimsel doğruluğuna olan inancı sarsmaya başladı. Zamanımızda astroloji yine de bilim teorisine alternatif ve insan ruhunun zenginliklerinin dile getirilmesinin bir biçimi olarak her zamanki kadar popüler. Hatta psikiyatride de yerini almış; Carl Jung astrolojinin “bütün antik bilgeliği içerdiğini” söyleyerek psikoanalizde rüyaların açıklanmasında bunu önermiştir.

Astroloji, kendilerini daha iyi anlamak isteyen çağdaş kadınlara ve erkeklere, ruhlarının evrenin sayısız mucizeleri ile olan gizemli ilişkisini açıklamayı vaat eder.

Batlamyus’un Dünya Merkezli Sistemi ve astrolojiyi sistematize etmesi bilim tarihinin belki de en kara dönüm noktalarıdır.

İlhan Vardar

*

 

Bursa’da bulunan okur ve dostlarımız davetlidir.

Işık kirliliği, ışığın yanlış yerde, yanlış miktarda, yanlış yönde ve yanlış zamanda kullanılmasıdır. Günümüzün önemli sorunlarından biri olan ışık kirliliği rahatsız edici bir durum olmakla beraber ekonomik kayıplara da sebep olmaktadır.

26 Ekim Cumartesi günü gerçekleştirecek seminerde, Baak Dernek Başkanı İlhan Vardar’ın sunumuyla Işık Kirliliği’ne dikkat çekmek ve çözüm önerilerini sunmak hedeflenmektedir.

Seminer, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından müfredat bağlamında onaylanmış olup öğretmenlere tavsiye edilmektedir. Başta öğretmenlerimiz olmak üzere, ilgilenen herkes davetlidir 💫

Saat: 14.00
Adres: Bursa Göç Tarihi Müzesi Sinema Salonu
Merinos Parkı, Atatürk Kongre Kültür Merkezi, Doğu Girişi 2. Kat (Tekstil ve Sanayi Müzesi Üst Katı), Osmangazi/Bursa

Etkinlik ÜCRETSİZDİR.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Sahra Sadraei 19 Ekim 2019 at 15:08

    Günümüzde astrolojiye fazlasıyla inanan hatta astronomiyi de astroloji sanan insanların sayıları oldukça fazla. Bu yazıyı hepsinin okuması dileğiyle..
     
    Harika bir yazı olmuş.

    • Cevapla İlhan Vardar 19 Ekim 2019 at 15:33

      Çok teşekkürler Sahra.

  • Cevapla Cem Özkan 19 Ekim 2019 at 22:23

    İlhan Hocam dimağınıza, kaleminize sağlık. Yine güzel bir yazı. Bir eleştirim şu olabilir; sondan üçüncü ve ikinci paragraflar yalnız başlarına okunduklarında astrolojiye bir karşıtlık içermiyor sanırım….

    • Cevapla İlhan Vardar 20 Ekim 2019 at 14:31

      Evet Cem Bey dediğiniz paragraflar ayrı ayrı okununca karşıtlık içermiyor gibi. Fakat sizin gibi titiz ve dikkatli dostlarımın uyarıları benim için bir ders niteliğinde. Gelecek yazılarımda çok daha dikkatli davranmaya özen göstereceğim. Çok teşekkürler. Saygı ve sevgilerimle.

    Cevap Yaz