Fizik ve Ben

Elektrik Savaşları

9 Ekim 2019

Yazı: Elektrik Savaşları | Yazan. Çiğdem Mertoğlu

Merhaba, SenVeBen’in bilim sever okurları.

Sizlere bu hafta izlediğim ve hala vizyonda olan bir filmden bahsetmek istiyorum. Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu film Elektrik Savaşları. Henüz filmi izlememiş olan ve izlemeyi düşünen okurlarımız için baştan belirteyim, bu yazıyı filmi izledikten sonra okumalısınız. Çünkü yazacaklarım bol spoiler içermektedir.

Filmde Edison ve Westinghouse arasında yaşanan olaylar ele alınmaktadır. Ben filmi izleyene dek bu bahsedilen savaşların Tesla ve Edison arasında olacağını sanmıştım. Çünkü elektrik deyince aklıma herkesten önce Tesla gelir. Edison ve Tesla arasında yaşanan elektrik savaşları da günümüzde herkes tarafından biliniyor. Bu konu hakkında bilgisi olmayanlar varsa, daha önce yazmış olduğum “Elektriğin Efendisi Tesla” yı okuyabilirler.

Filmde, Edison ve Westinghouse arasında yaşanan rekabet çarpıcı bir şekilde anlatılmış.

O dönem karanlıklar içerisinde olan Amerika’da yeni bir dönem başlamıştır. Tüm dünyayı ve kendi geleceğini bir daha sönmemek üzere aydınlığa kavuşturacak olan Edison ampulü icat etmiştir. Hem kendi kaderi hem de tüm insanlığın kaderi artık geri dönüşü olmayan yeni bir yola girmiştir. Edison ampulü bulmuştur bulmasına fakat ampulün yanması için gerekli olan elektriğin elde edilmesinde eksikleri vardır. Kullandığı DC akım elektriğin taşınması için kalın ve çok sayıda elektrik kablosuna ihtiyaç duymaktadır. Üstelik DC akımla elde edilen verim de düşüktür.

Westinghouse ise Edison’un kullandığı DC akımın eksiklerinin farkındadır ve bunun için Edison’la bir araya gelerek bu eksiklikleri gidermek üzere beraber çalışmak ister. Ancak Edison saplantılı bir şekilde yardımları reddederek eksiklerini tek başına düzeltmeye çalışır. Westinghouse’un görüşme isteklerine de olumsuz yanıt verir. Westinghouse ise Edison’un aksine, çalışmalarında başkalarından da destek alarak ilerlemektedir.

Tesla

Filmde, 700’den fazla eserin mucidi ve bugün elektriğin babası olarak kabul edilen Tesla, bir hocasının referansıyla Edison’un şirketinde çalışmak için onunla görüşmeye gider. Mektupta, “Senden sonra tanıdığım en zeki insan. Onu işe al.” yazmaktadır. Edison onu işe alır ve bir görev verir. Bu işi yaparsa karşılığında 50 bin dolar vereceğini söyler. İşi verilen süreden daha kısa zamanda bitiren Tesla, vadedilen ücreti almak için Edison’un yanına gider. Fakat Edison ona şaka yaptığını söyleyerek, onunla dalga geçer. Bunun üzerine Tesla işten ayrılır. Kendi şirketini kurar ve icatlarına devam eder. Ne yazık ki parası olmadığı için icatlarının patentini alamaz ve bu icatlar başkaları tarafından sahiplenilir. Filmde Tesla, silik bir karakter olarak karşımıza çıkmaktadır.

Karısını kaybeden Edison ise, iyice içine kapanık, yalnız ve depresif bir ruh haliyle resmedilmektedir. Bu negatif tutum içerisinde Westinghouse’u medya önünde karalamaya çalışır. İftiralar atar. Westinghouse ise kendine atılan asılsız iddiaları çürütmek için çalışmalar yapar. Savunduğu AC akımın zararlı olmadığını ispat etmeye çalışır. Tam da bu dönemde Tesla ile yolları kesişir. Tesla ile birlikte AC akımın DC akıma olan üstünlüğünü göstermek için birlikte ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Filmin sonunda Niegara Şelalesi’ni aydınlatma projesini Edison’a karşı Westinghouse ve Tesla kazanır. Fakat filmde Tesla bu sahnede de arka plandadır.

Tesla bana göre filmde maalesef gereken ilgiyi görmemiş.

Belki de yönetmenin burada vurgulamak istediği nokta da buydu. Yaşamı boyunca yaptığı 700’den fazla buluşa rağmen eserlerinin patentlerini alamamış ve hayatı boyunca hep para sıkıntısı yaşamış Tesla’yı gerçekliğe yakın bir şekilde ele almış olabilir. Yine de Tesla ve yaptıkları hakkında bilgisi olmayan kişilere bu film, Tesla ve eserlerinin önemini göstermekte yetersiz kalmaktadır. Bunun haricinde karakterlerin oyunculuğu, görüntü kalitesi ve ses efektleri çok başarılıydı. Filme gitmeden önce Tesla ve Edison hakkında kısa bir bilgiye sahip olmak, olaylar arasında bağlantı kurmakta yardımcı olacaktır.

Sonuç olarak bu tarz filmlerin yapılması insanların bilime ve bilim insanlarına karşı farkındalığını artıracaktır. Maalesef okuma ve araştırma konusunda çok yetersiz bir milletiz. Çoğu şeyi dizi ve filmler sayesinde öğrenmekteyiz. En azından, bilinmesi gereken önemli şeyler ile ilgili yapılan film ve diziler, okuma alışkanlığı çok az olan toplumumuza ve gençlerimize bilgi sahibi olmaları adına faydalı olacaktır. Bilime ve bilim insanlarına karşı gençlerin bilinçlenmesi, geleceğimize olumlu katkılar sağlayacaktır. Ben filmi beğendim ve izlenmesini tavsiye ederim. Özellikle lise öğretmenleri öğrencileriyle sinema etkinliği yaparak bu filmi izleyebilirler.

Yazımı Tesla’nın çok sevdiğim bir sözüyle bitiriyorum.

“Fikrimi çalıp çalmadıkları önemli değildir. Önemli olan kendilerine ait bir fikrin olup olmadığıdır.”

– Nikola Tesla

Çiğdem Mertoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz