Ay Işığı Yolcusu

Yürek Ezgisi

22 Ekim 2019

Yazı: Yürek Ezgisi | Yazan: Atakan Balcı

Yüreğimin ezgisi, ellerim titrer yaşamın tüm boyutlarını duymaktan. Kalbimin çarpışını duyuyor sevi. Kalbim bir et parçası ve tüm noktalarında atıyor evrenin.

Işık Nehirleri

Işığım Şahrud’dan eski, kimi zaman durgun, kimi zaman gem vurulmaz Çoruh gibi yavuz! Gem vurmaya kalkanı yıkar geçer önünde sonunda.

Tanrı’nın Ezgisi

Tanrı’nın ezgisi, Bhagavat Gita gibi biraz, biraz gökyüzü, biraz yer, sınırsızca hissedilen. Birazın duvarları var, Tanrı’nın ezgisi, surya namaskar ile içime dolan.

Biraz…

Birazın duvarları var. Aslında duvar yok, zamanla ortaya çıkan. Tanrı’nın ezgisi, yüreğimin ezgisi. Kanım alevden bir nehir damarların acılar vadisinde. Alev yakmaz canımı, vadi yakar.

Etin Tadı

Yüreğimin ezgisi, yüreğim bir et parçası. Etin tadını biliyorum. Yüreğin etinin tadı, ezgiyi yaşatır. Etin tadını biliyorum. Yığın yalnızca sevişmeyi bilir, yığının sığ tanımınca. Yığın dokunmaz, yığın sevişmez, yığın duymaz, asla duymaz yüreğin tadını.

Ten…

Yığının dudakları nereye dokunursa dokunsun, eğri bırakır teni. Yığının dudakları arasında en açık anlamı bile duyulmaz Tanrı’nın ezgisinin.

Tanrı’nın ezgisi yüreğimde atar. Yüreğim bir et parçası, beyazdan beyaz, aydınlık.

Özge Beyaz

Kirlenmişlikle dolu yığının iğreti, kandırmaya meyilli iğrençliği gibi değil. Karanlıkta bırakılmış olan, üzerine kara sözcüklerle ilenmeler yazılan, beyazdan beyaz, temizden temiz ışık. Çünkü karayı ve beyazı taşır, aynıdır tüm renklerle ve apayrı, eşsiz. Kara ve beyaz, beyazdan özge beyaz.

Renkler

Yüreğimin ezgisi renklerle atar, tenimde duyarım apansız gelen varlığını. Ansızın gelmiş ve yitip gitmiş gibi. Varlığım kırık bir gezegendeki varoluşsal sancılarıyla, çok bilmişlikten öte bir deli gibi.

Şikeste/Kırık

“Şikeste” bir roman, şikeste olan, kırık gezegenin tartışılmayan sancılarını haykıran bir roman. Şikeste, kırık bir çığlık. Damar damar yayılır gezegenin üstü kirletilmiş beyazın sahte yüzüyle örtülü kuytularına. Tanrı’nın ezgisi anda duyulur, en kuytu noktalara atar kirlenmiş, kirletilmiş sözde beyazın çirkin yüzü. O çirkinlik ki bir çoğunu büyüler sözde güzelliğiyle. Tenin tadını bilmez yüreğin ezgisini duymayan.

Çirkinlik

Çirkinlik dalda değil köktedir, yüzde değil yürektedir, yüzeyde değil derindedir. Dala bakarak algılayamaz hiçbir göz çirkinliği. Yürek nereye bakarsa baksın, kökü görür, güzeli, çirkini. Çirkinlik dalda değil köktedir. Dalı ve yalnızca dalı gören, duyamaz yüreğin ezgisini asla.

Sevi ve ışık ile,
Atakan Balcı

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan