Akıl Tutulması

Bipolar Bozukluk Ve Yaratıcılık | 3

22 Kasım 2019

Yazı: Bipolar Bozukluk Ve Yaratıcılık | 3 | Yazan: İlhan Vardar

“İçinden bir ses, ‘Çizemezsin’ diyorsa, içinizdeki o sesin susturulması gerekiyor demektir.” – Vincent Van Gogh

“Bipolar Bozukluk ve Yaratıcılık” yazı serisini; tarihte bipolar olduğu düşünülen sanatçı, siyasetçi, filozof ve yaratıcı insanların ölüm, intihar düşünceleri ile tarihteki önemlerinden kısaca bahsederek bitiriyorum.

Sylvia Plath

Amerikalı şair, yazar Sylvia Plath hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu. Sırça Fanus adlı eseri yaşadıkları ve depresyonu üzerine bilgi veren bir otobiyografi niteliğindedir. Şiirlerinde intihar girişimlerini açıkça anlatır. “Yine yaptım, on yılda bir beceririm bunu ben.” Üçüncü on yılda ise denemekle kalmayıp başarır. 1963 yılında evinde havagazını açıp kafasını da fırının içine sokarak intihar eder.

Marily Monroe

ABD’li sinema oyuncusu, şarkıcı ve model. 20. yüzyılın en ünlü sinema yıldızlarından, seks sembollerinden ve pop ikonlarından biri olan Marily Monroe, henüz 36 yaşındayken hayata veda etti. Ölümünün ardından yapılan otopsi sonucunda ölüm sebebi yüksek dozda barbitürat alımı sonucu muhtemel intihar olarak ilan edildi.

Michelangelo Buonarroti

Diğer bir manik defresif tanısı olan ünlü İtalyan rönesans dönemi ressamı, heykeltıraşı, mimarı ve şairi Michelangelo Buonarroti’dir. Papa II. Julius tarafından kendisine, en önemli başarılarından biri olacak Vatikan’ın yanındaki Sistine Şapeli’nin tavan resimlerinin yapılması işi verilir. Michelangelo, 48 metre uzunluğunda ve 13 metre genişliğinde olan bu tavanı, tam dört buçuk yıl, yukarıya kadar tırmanıp sırtüstü yatarak 343 figürle, tek başına süslemiştir.

Florence Nightingale

Modern hemşireliğin öncüsü ve kurucusu olan gece gündüz demeden yaralılara baktığı için askerler tarafından “Lambalı Kadın” olarak anılan Florence Nightingale, savaştan sonra da bekar kalıp Londra’da hemşirelik okulu açmıştır. 1907 yılında Liyakat Nişanı alan ilk kadın olmuştur. 1910 yılında ölmüştür. 1961 yılında, Türkiye’de, Şişli’de açılan ilk Yüksek Hemşirelik Okulu’na onun adı verilmiştir. Doğum günü olan 12 Mayıs, tüm dünyada hemşireler günü olarak kabul edilmiştir.

Platon

Arapçada P harfinin olmamasından dolayı Arap dünyasında Eflatun olarak anılan Platon, çok önemli bir Antik/Klasik Yunan filozofu olduğu gibi, matematikçi, felsefi diyaloglar yazarı ve Batı dünyasındaki ilk yüksek öğretim kurumu olan Atina Akademisinin kurucusudur. Bu akademi aynı zamandan günümüzdeki modern üniversite oluşumunun başlangıcı olarak da kabul edilir. Platon, akıl hocası Sokrates (Socrates) ve öğrencisi Aristoteles (Aristotle) ile birlikte, doğal felsefe, bilim ve Batı felsefesinin temellerini attı.

Ludvig Von Beethoven

Alman Klasik müzik bestecisi Ludvig Von Beethoven’da ilk semptomlar 1812 de yaşadığı bir aşk üzüntüsü sonrasında başladı. 5 yıl süren bu psikoz döneminde en ünlü bestelerini yaptı. Yaşamı boyunca sağlık problemleri çeken Beethoven 1801’de Paget hastalığı nedeniyle işitme problemleri yaşamaya başlamış ve 1817’de tamamen sağır olmuştur. Bu dönemden sonra sağırlığı müzik yaşamını hiçbir şekilde etkilememiştir. Hatta 9. senfoniyi de sağırlık döneminde bestelemiştir.

Wolfgang Amadeus Mozart

Wolfgang Amadeus Mozart, Klasik Batı Müziği’nin, en üretken ve en etkili bestekârlarından biridir. 35 yıllık ömrüne 626 eser sığdırmıştır. Mozart, Avrupalı bestekârların en popülerlerindendir ve birçok eseri standart konser repertuarlarında kullanılır. Her geçirdiği depresyonun ardından oldukça üretken olmuş ve birçok beste yapmıştır. Genelde sabah erken saatlerde uyanıp gece geç saatlere kadar çalışan Mozart son 11 yılında, yılda ortalama 27 olmak üzere toplam 295 beste yapmıştır. Bunu hesapladığımızda günde ortalama 8 saat beste yapmış olması gerekmektedir. Günümüzde müzik tarihinin en büyük dehalarından biri olarak kabul görmüştür.

Kurt Donald Cobain

ABD’li şarkıcı-söz yazarı, müzisyen ve sanatçı, Nirvana grubunun en çok bilinen elemanı olan Kurt Donald Cobain’e manik depresif, madde bağımlısı tanısı konulmuştur. “Lityum” isimli bir şarkı yazmıştır.

Victor Hugo

Fransız şair, yazar, devlet adamı Victor Hugo, Sefiller ve Notre-Dame’ın Kamburu bilinen ünlü eserleri arasındadır.

Anne Sexton

Depresyonunun tedavisi için doktoru tarafından şiir yazmaya teşvik edilen Amerikalı şair Anne Sexton birçok şiirinde ölümden ve ölme isteğinden bahsederken o dönemde kaleme alınmaya cesaret edilemeyen cinsel objeleri, kadın erkek ilişkilerini de konu aldı. En önemli eserleri; Tımarhaneye Giderken ve Dönerken (1960), Yaşa ya da Öl (1966), Delilik Kitabı (1972), Ölüm Defterleri (1974), Tanrı’ya Doğru Korkunç Kürek Çekiş (1975). Hastalığı sırasında yaşadığı sanrıları şu şekilde anlattı;

“İki çirkin melek benimle konuştu; ‘Anne, Anne, bize gel! Tabi ki öl…’”

Napolyon Bonapart

Fransız devriminin generali Fransa Cumhuriyetinin ilk başkanı olan Napolyon Bonapart; 1799-1804 yılları Fransız konsülü olarak hizmet etti. 1804’te Napolyon-I adını alarak kendini imparator ilan edip kendi eliyle tacını giydi. 1805’te ise İtalya’da kendi kurduğu Cumhuriyeti lağvederek kendini İtalya kralı ilan etti.

Abraham Lincoln

Amerika Birleşik Devletleri 16. Başkanı Abraham Lincoln, Amerika’nın 26. Başkanı Theodore Roosevelt, İngiliz devlet adamı Winston Churchill manik depresif tanısı ile değerlendirilir.

Ernest Hemingway

1953 yılında Pulitzer Ödülü, 1954 yılında ise Nobel Edebiyat Ödülü alan Amerikalı yazar, gazeteci Ernest (Miller) Hemingway, 1961 yılında kendini av tüfeği ile vurarak intihar etti.

Virginia Woolf

İngiliz feminist, yazar ve eleştirmen Virginia Woolf, Otobiyografi niteliğindeki romanı, günlükleri ve mektuplarını incelediğinizde psikoanalistler hastaları için ne yapıyorsa onun da kendisi için bunu yapmaya çalıştığı anlaşılmaktadır. 49 yaşına dek manik -depresif ataklar geçirmiş ve sonunda bedenine taşlar bağlayarak nehre atlayıp intihar ederek yaşamını yitirmiştir. İntihar etmeden önce eşi Leonard Woolf’a bıraktığı mektupta yaşadıklarını ve hastalığını şöyle dile getirmişti;

“Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Artık benim için her şey bitti. Sana sadece bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem…” – 18 Mart 1941

İlhan Vardar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan