Genç Kalemler

Geç Kalma, Aptallık Etme!

13 Kasım 2019

Yazı:Geç Kalma,Aptallık Etme|Yazan: Pınar Sude Genç

Yine söylemek istediğim bazı şeyler var ve yine sert bir başlık ile buradayım, üzgünüm.

Son zamanlarda bazı konularda aptallık ettiğimi fark ettim ve oturup düşününce kendime kızdım.

Gerçekten hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Öyle bir rahatlık var ki hepimizde, ölmeyecek gibi davranıyor, kırıyor, üzüyor ve bence en can alıcı nokta; erteliyoruz.

Bir yakınınız yoğun bakıma girse, o kasvetli kapının ardında beklerken, o kişi ile ilgili bir sürü anı dolanır durur zihninizde: Keşke daha çok vakit geçirseydim, keşke tartışırken o cümleyi kullanmasaydım… Bana sorarsanız bir tartışma anında söylenen sözler için pişmanlık duyulmamalı. Sonuçta insanız ve duyguların dışa vurumu ile dilimizden dökülen kelimelerin karşımızdaki insanda yer edinmesi, içimizde biriktirip zarar görmemizden iyidir diye düşünüyorum.

Fakat sonuna kadar vicdan azabı çekebileceğimiz bir nokta var: Ertelemek.

Yarım kalmış planların, fikirlerin, sözlerin canınızı ne kadar yakabileceğini tahmin bile edemezsiniz. Sevdiklerinizin değerini her daim hissedin, değerlerini hatırlamak zorunda kalacağınız bir olay ile karşı karşıya kalmadan. Belki sesini son duyuşunuzdur, belki tebessümünü görebilmek için hep aynı fotoğrafa bakmakla yetinmek zorunda kalacaksınızdır, bilemezsiniz, bilemeyiz.

Ara sıra zihninize düşsün bu satırlarım. Ara sıra bu konuda ufak bi’ korku sarsın yüreğinizi. Emin olun çok daha güzel bir insana dönüşeceksiniz.

Affetmediğiniz, uzun zamandır görüşmediğiniz bir kişiyi düşünün. Üzülmez misiniz, onunla barışmanın artık mümkün olmadığını, onu hep kalbinizde bir mühür ile hatırlayacağınızı öğrendiğinizde?

Küslüğü, dargınlığı gerçekten hiç sevmem ve böyle bir durum yaşarsam son derece rahatsız hissederim. Genellikle, özür dilendiği zaman kabul ederim çünkü biliyorum ki karşımdaki insan beni ne kadar üzmüş, yıpratmış hatta mahvetmiş olursa olsun -kendisini hiç sevmesem bile- kötü bi’ durumda olduğunu bilmek beni daha çok mahvedecektir.

Kin tuttukça sırtınızda bir ağırlık ile devam edersiniz yaşamınıza.
Sırtınızdaki yükün verdiği ağırlıktan mütevellit boynunuz hep eğik olur, hayatınıza alacağınız insanların yüzüne bakmak için başınızı kaldırdığınızda zorlanırsınız, bir baskı vardır üzerinizde.

Bu yüzden diyorum, affetmek rahatlıktır.

Bazen düşüncede kalır harekete geçemezsiniz. Biliyorum, zor anlardır onlar ancak bi’ gün o düşünceler size ölümünüze kadar eşlik edebilir, o düşünceler ile baş başa kalabilirsiniz, düşüncelerinizin merkezi olan insan etrafınızda olmadan.

Son olarak, karşınızdaki insan size ne kadar kötülük ile gelen bir insan olursa olsun, yardımınıza ihtiyaç duyduğu zaman yardım etmekten çekinmeyin, hiçbir şey kaybetmezsiniz. Ona bir hayat dersi, karakterinize de bir tuğla daha vermiş olursunuz yalnızca.

Ertelememeliyiz dedim. Hayatıma giren herkese, hatta çok üzen ve yoran insanlara bile teşekkür etmek istiyorum. Onlar sayesinde karakterimi buldum, mücadele ede ede güçlendim, özgüvenimi kazandım. Sevdiğim ve destekçim olan insanlara da son yazımda da bahsettiğim gibi, dünyamı güzelleştirdikleri için binlerce kez teşekkür ediyorum.

İyi ki varsınız.

Sıra sizde. Harekete geçin, aptallık etmeyin.

En içten sevgilerimle,

Pınar Sude Genç

* Yazının ardından “Fikret Kızılok- Zaman Zaman” dinlemenizi tavsiye ederim.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Hatice 13 Kasım 2019 at 23:37

    Bi’ an “Geç Kalma, Aptallık Etme” başlığını görünce bir motivasyon yazısı olacak sandım. Hani; zamanın boşa gidiyor, gerçekleştirmediğin fikirlerini mezara gitmeden yap artık, zaman geri gelmeyecek gibi… Ama yine de benzer şekilde bağladın. Çok güzel olmuş 😀

    • Cevapla Pınar Sude Genç 14 Kasım 2019 at 16:05

      Teşekkür ederim, beğenmene sevindim🌚

    Cevap Yaz