İremushka’nın Panosu

Mutlu Bir Kariyer | Meslek Rotası

15 Kasım 2019

Yazı: Mutlu Bir Kariyer | Meslek Rotası

Merhaba, bu hafta sizlere çevremden de gördüğüm ve duyduğum kadarıyla özellikle yeni mezun biri olmamdan mütevellit kariyer anlamında merak edilen konuları derledim.

Bu konular konuşulmaya evde ya da yakın çevrede üniversiteye hazırlanan biri varsa başlar, hız kesmesen evde herkesin gerile gerile sürdürdüğü bir tartışma olmaya devam eder. Bazen de şunu duyarız;

“Ayy bi’ konuş da vazgeçiversin.”

Bir miktar haklılık payı da olabiliyor aslında bu cümlenin. Tamam herkes sevdiği işi yapmalı ama katılmadığım bir nokta var ki hobilerle para kazanıyor olabilmemiz bile popülerlik ile ilgili. Demem şu ki; makyaj yapmak en büyük hobisi olan biri günün YouTube popülerliğini kullanarak delice gelir elde ediyorken, ahşap oyarak belki markalarla bile çalışıyor olsa arkaplanda kalıp herhangi bir popüler mecraada boy gösteremeyen Ahmet Amca yalnızca hayatını sürdürebilecek bir gelir elde ediyor.

Bunu destekliyor ya da şu zamanlar isimlerini hep duyduğumuz influencerları yeriyor değilim. Gerçekleri ele alarak biraz da kısa bir zaman diliminde birçok sektörde bulunarak edindiğim tecrübelerimi sizlere aktarmak istedim.

Hani bazılarının duymaktan hoşlanmadığı ama bunu hedef belirlemiş kişilerin de “kesinlikle katılıyorum” dediği bir cümle vardır ya şimdi size onu açıklayacağım;

“Evladım, dil şart. Bak beni dinle aç kalmazsın.”

Bu cümle, ailemizden ya da bizim gözümüzde başarılı sayılamayacak birinden duyduğumuzda itici gelebiliyorken kariyer adımlarını önemsediğimiz, rol model aldığımız birinden duyduğumuzda odak noktamız haline gelebiliyor.

Çevirmenlik bölümünden mezun olduktan sonra turizm, dış ticaret sektörlerinde çalışmış, şu anda da İngilizce öğretmeni olarak hayatına devam eden biri olarak söylüyorum ki haklılar.

Mezun olduktan sonra başlıyor asıl iş dedikleri.

Klişe de olsa bir gerçeklik var. İş arama telaşında insan resmen hayatı sorguluyor. Hele bu süreç bir de uzarsa acaba ben bir kariyer yoluna varamayacak mıyım diye özgüven kırılması yaşanabiliyor. Üniversitenin bir bölümüne yerleşirken hemencecik kendimize göre bulduğumuz alanlar, bir anda yerini ara ara bulamadığımız sektörlere bırakıyor.

Sevdiğin işi yapmak çok önemli ama biraz da hayatını ilgilendiren konuları göz önünde bulunarak yaptığın seçimleri sevmek de önemli. Hem çok eğleneyim hem kendi çalışma saatlerimi belirleyeyim derseniz de bulursunuz ama bu sefer de geçim sıkıntısı yaşarsınız. Aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem bıyık dedikleri bu.

Verebileceğim en güzel örnek mesleğini seven insanlardan o meslek grubu ile ilgili bilgi almaktır. Çünkü mesleğini sevdiği için güzel yanlarının farkında ve bir o kadar da doğru yol gösterici olurlar.

Sonra mesleğinizi seçer, ah ne güzel bir ortam dersiniz ki bir zamanlar elinizin tersi ile ittiğiniz hemen arkadaş grubunuzdan uzaklaştırdığınız kötü enerjilere tahammül etmek zorunda kalırsınız. Ama zaten her şey toz pembe olmamalı değil mi? Ben her zaman kendi gücümüzü, yeteneklerimizi ve insaniyetimizi sergileyebilmemiz için toksitlere de ihtiyaç olduğunu savunurum. Ee tabii ki fazlası zarar…

Küçük bir zaman diliminde başıma gelen mesleksel olayları da sizlerle paylaşacağım bir köşe yazım olabiliir! Hem belki sizlerinkini de öğrenir kendime güç toplamış olurum…

Hayat renkli, günler şeker🍭

İrem Savaş

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan