Ay Işığı Yolcusu

Sıcak ve İçten | Dokunuşmak

19 Kasım 2019

Yazı: Sıcak ve İçten | Dokunuşmak | Yazan: Atakan Balcı

Sıcak ve içten bir gülümseyiş aldatır beni her zaman. Zaman içinde anlar gözler en kuytu noktasında evrenimin gözleri. Yerine sevemem yüreğimin en derin yeri. Yerine sevemem en derinimdeki sevi. Sıcak ve içten bir gülümseyiş aldatır beni. Sıcak ve içten… Sıcak ve içten miydi gerçekten?

Kara Ayın Şenliği

Kara ayın şenliğini duyumsadım içten, derinden adında bile. Kara ayın gülümseyişiydi saçlarının mecazi mor ışınlarının gelecek güzel günlerde takacağımı duyduğum kol düğmelerime yansıması. Sıcak ve içten bir gülümseyiş aldatır beni. Sıcak ve içten… Sıcak ve içten miydi gerçekten?

Yüreğime akan yaşlar gibi ve şimdi gözlerimden… Şen bir gülüş doğdu bir anda. Sanki yıllardır gebeymişim o gülüşe gibi duydum tüm benliğimi. O gülüş benim gerçek doğumumdu, ikinci doğumum. Ah tatlı bahar!… Bahar senli bir geceydi, var oluşun, gül bahçesinden öte yüreğimde doğuşun.

Ayakları Matem

Karanlık beyaz, yaşam düşmanı. Karanlık beyazlar giyip kendilerini Yaradan’ın yanına yakıştıran iblistaparlar. Yaşamımın en şen anıydı, Ay’ımın en şen sıcağıydı serin dokunuşun. Ayakların matemdi, ayakların matemdir, ayakların her anımda matem!… Ayakların koynumun kaçış yolunda tuttuğum, rengarenk bir ağıt, ağır ve bulut tadında. Ayakların matemdi, ayakların matemdir, ayakların matem!…

Bir sevmek ölmek midir bin kez gerçekten, ellerin özgürleşmesi midir tutuk ve karanlık yüzlerin ağır ve kötücül bakışlarından? Ayrı kalmak peki? “Kim suçlu?” demedim, diyemedim. Bakışların mı suçlu, ellerin mi, tutkum mu, yüreğim mi, hangi sapa yol ya da? Ben sevdim, yalnızca sevdim.

Aşk ve Meşk

Sevişmek bir yaratım anı gibi senle, yalnızca senle. Sevişmek gerçeğe duyulan bir özlem, yalnız senin sesinle. Senin soluğun gökkuşağının en sahici renkleriyle bezeli. Seninle, hep seninle, yalnızca seninle. Ama aslolan senle var olmak, seni tüm noktalarımda duymak, bendeki özel varlığın… Aşk ve meşk, sevi ve sevişmek!…

Çöl Yürekli

Karanlık dokunuşlardan başkasını bilmeyen derinlikleri bile kuru çöl yürekli, beyaz örtülerde gizli iğreti özlüler. İğretilikleri içlerinde tutup, yüzlerini en temiz, en parıltılı beyaza bürüyenler; onlara göre sevişmektir sevdanın tek biçimi. Onlar yalnızca dokunmayı kastederler aslında, onlar ne bilir sevişmeyi? Yokluğunda ve gezegendeki tek kişilik varoluşumda bile senle sevişmelerimi nasıl anlasınlar? Onlar dokunuşmayı, onlar tenlerle konuşmayı nasıl anlasınlar? Sevişmesek de sevmeyi hiç anlayabilirler mi?

Sıcak ve içten bir gülümseyiş aldatır beni her zaman, senin varoluşuma, en derinime, benliğime kazınmış gülümseyişin!…

Yalnızca senin, yalnızca bizim!…

Sevi ve ışık ile!…

Atakan Balcı

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz