Biraz Kitap

Şimdinin Gücü

5 Kasım 2019

Kitap: Şimdinin Gücü | Yazar: Eckhart Tolle | Yorumlayan: Hülya Erarslan


Şimdinin Gücü | Eckhart Tolle

Burada zaman zaman kişisel gelişim kitaplarından bahsettim. (Hangileri olduğunu en sona eklerim) Bu yazarın da adını duyuyordum ama bir türlü elim gitmiyordu okumaya nedense. Sonunda okudum ama okuması ve anlaması pek kolay ve keyifli gelmedi bana.

Şimdinin Gücü: Geçmiş Geçmiştir

Kitap diyor ki; geçmişe dair yapabileceğiniz bir şey yoktur çünkü olan olmuştur. Geleceği de bugünden bilmeniz mümkün değildir, dolayısıyla gelecek için kaygılanmak yersizdir. Elde olan sadece şimdidir, şu an içinde bulunulan andır.

Kabaca bunu anlatıyor kitap.

Yani;

“Ömür dediğin üç gündür; dün geldi geçti, yarın meçhuldür. O halde ömür dediğin bir gündür; o da bugündür.”

Şimdinin Gücü: Acılar Zihinde Yaratılır

Acıları zihnimizde yarattığımızı anlatıyor kitap ve “Siz zihniniz değilsiniz” diyor.

“Istırapsız, endişesiz ve nevrozsuz yaşamak mümkündür. Bunu yapabilmek için, acımızın yaratıcısı olduğumuzu anlamamız gerekir; sorunlarımızı yaratan diğer insanlar ya da dış dünya değil, kendi zihnimizdir.”

İnsanın çektiği acının büyük bölümünü gereksiz buluyor yazar. Bunu kendimizin yarattığını vurguluyor.

“Şimdi yarattığınız acı daima olanı kabullenmemekten, olana bilinçsiz bir biçimde direnmekten kaynaklanır.”

Soru–Cevap

Soru-cevaptan oluşuyor kitap. Soruları soran kişi, yazarın cevaplarını yadırgıyor bazen. Tıpkısı ben.

Mesela yukarıda kabullenmek ve direnmek hususu teslimiyeti gösteriyor. Bu da ilk etapta kulağa pek hoş gelmiyor. Yazar, kast ettiği teslimiyetin mücadeleyi pasif bir şekilde bırakmak anlamına gelmediğini anlatmaya çalışıyor. Anladığımdan pek emin değilim.

Anda Kalmak

Şimdide yani anda kalmak için, o esnada yaptığımız eylem dışında bir şeye odaklanmamayı öğütlüyor:

“Örneğin, evinizde ya da iş yerinizde merdivenleri inip çıktığınız her seferinde, her adımınıza, her hareketinize, hatta soluk alıp verişinize bile çok dikkat edin. Tümüyle orada olun. Ya da, ellerinizi yıkarken, bu faaliyetle ilişkili tüm duyusal algılara, suyun sesine ve verdiği hisse ellerinizin hareketine sabunun kokusuna vs dikkat edin.”

Kendimize “Şu anda içimde ne olup bitiyor?” diye sormamızı alışkanlık haline getirmemizi tavsiye ediyor yazar. Ama bu sorunun cevabını analiz etmeyeceğiz, sadece izleyecekmişiz.

“Dikkatinizi içinizde odaklayın. Duygunun enerjisini hissedin. Eğer bir duygu mevcut değilse, dikkatinizi daha derinlere, bedeninizin içsel enerji alanına yöneltin. O, Var’lığa açılan kapıdır.”

Çok Anlamadım Ama Neyse

Yukarıda da dediğim gibi okumaktan pek keyif aldığımı söyleyemeyeceğim. Anlamakta zorlandığım için keyif almamış olabilirim. 🙂

Şu iç açıcı sözle kapatayım:

“Gökyüzü bulutlarla kaplanıp karardığında bile güneş aslında yok olmamıştır. O hâlâ orada bulutların ardında parlamaktadır.”

Yukarda bahsettiğim diğer kişisel gelişim kitapları için bkz:

İnsanın Anlam Arayışı | Victor E. Frankl
Yaşamın Anlam ve Amacı | Alfred Adler
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı | Mark Manson
Seninle Başlamadı | Mark Wolynn
Optimum Denge Modeli | Tamer Dövücü
Evrenden Torpilim Var | Aykut Oğut
İyi Hissetmek | David Burns

Saygılarımla,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz