Münferit Tatile Giderse

Son Yengeç Yiyişim Oldu

28 Kasım 2019

Gülşah İslamoğlu | Münferit Tatile Giderse | Son Yengeç Yiyişim Oldu

Turizm sektöründe ve iş hayatımın ilk yıllarında seyahat acentesinin birinde çalışıyorum. Bölge müdürü, yardımcısı, bir de benim tayfa derken ofisteki kadro sayısı 10 kişiyi geçmez.

Bir gün bölge müdürü ve yardımcısı dedi ki; “Gençler biz bu hafta sonu yokuz. Burası size emanet.” Benim de bilirsiniz en sevdiğim cümle, “Buralar size emanet.”

Neyse tamam mı tamam derken hafta sonu geldi çattı. Biz de cuma günü Dalyan turuna gitmiştik. Tur Operasyon departmanında olduğumuzdan araçta boş yer kaldığında kendimizi de ekliyorduk. Biz 3 kişi gittik abi. Baktık herkes yengeç alıyor. Dedik ki herhalde buranın da yengeci meşhur 😁

İçimizde daha önce yengeç yiyen var mı?
Yok.
O zaman alalım.
Hafta sonu ofiste yeriz.

Abi biz bir yengeç almışız. Öyle bir almışız ki sanırsın yengeç ticaretine giriyoruz. Ulan alsana kişi başı 1 taneden toplamda 3 tane. Hadi kişi başı 2 tane ye toplamda 6 tane olsun. Yok anasını satayım bütün parayı yengeçe yatırmışız. Dönüşte bir baktık ki elimizde poşetlerce yengeç var.

Neyse hafta sonu oldu ofisteyiz. Öğlen yengeç yiyeceğiz. Nerede yesek, nerede yesek? Derken Bölge müdürünün odasında kocaman bir masa vardı. Ama harbiden kocaman masa. 3 kişi rahat yatar uyur o masada.

Ben de dedim; zaten bunlar hafta sonu yoklar. Yengeçleri o masaya dizelim oturalım yiyelim. Tamam mı, tamam. Masaya teker teker düzenli bir şekilde yengeçleri bir dizişimiz var. Hayvanları bir pamuklara sarmamışız. Günah mı çıkarıyoruz ne yapıyoruz, anlamıyorum ki. Sonra başladık tek tek temizleyip yemeğe. Yengeçleri yedikçe içeride bir koku oluşmaya başladı. Ama nasıl bir koku? Oğlum kimin ayağı kokuyor? Doğru söylesin demeye başladım.

Meğerse yengeçler kokuyormuş.

Biz hayan gibi bir yandan temizleyip bir yandan yengeçleri yemişiz. Sayısını bilmiyoruz. Tam o sırada çaaat dedi bölge müdürü ve yardımcısı girdi içeri.

Hani oğlum siz yoktunuz. T*şak mı geçiyorsunuz? Bir de yanlarında misafir getirmişler.

Bölge Müdürü: Ne yapıyorsunuz benim masamda?
Müdür Yardımcısı: Bu yengeçler ne?
Misafir: Bu koku ne?
Tekrar Bölge Müdürü; “Çabuk havalandırın bu odayı.”

Ve dananın kuyruğu bu cümleden sonra kopuyor. Çünkü odada pencere yok. Valla bak 4 duvar. Nasıl havalandırayım anasını satayım. Duvarı mı yıkalım?

Yediğimiz fırçayı anlatamam. Ama o saatten sonra, bir daha yengeç yiyenin, yengeç satın alanın, yengeçle göz göze gelenin…

Son yengeç yiyişimiz olmuştu.

Neyse efendim hayat zaten yeterince sıkıcı, yorucu, biraz gülümsemek istiyoruz derseniz bıraktığım linkte tıklayıp 2. kitabım Ortaya Karışık Mevzuları satın alabilirsiniz 👉🏻 https://www.idefix.com/Kitap/Ortaya-Karisik-Mevzular Sudan ucuz. Bir de üzerinde bana Instagram’dan (@glshislmgl) kitapla çekilmiş bir fotonuzu atarsanız, cennette yeriniz ayrılmış olacaktır.

Hep mizahla kalın, e mi?

Gülşah İslamoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz