Robotizma

Gitti 2019, Geldi 2020

25 Aralık 2019

Yazı: Gitti 2019, Geldi 2020 | Yazan: İlayda Duman

31 Aralık 2017

Evin salonundaki hastane yatağında haddi hesabı olmayan miktardaki sakinleştiricilerini içmiş olan ve buna rağmen yatağa bağlamak zorunda kaldığım babama uzun uzun baktım. Birkaç ay öncesine kadar yılbaşı için yaptığımız planları düşündüm ve bulunduğum noktaya bir kez daha baktım. Ne çabuk değişmişti her şey. Daha 3-4 ay öncesinde konuşulan, planlanan her şey nasıl da birden kuyunun dibinde bulmuştu kendini. Nasıl bir sene olmuştu bu 2017 meredi. İnan bana 2017’nin başladığı günü hiç ama hiç hatırlamıyorum fakat nasıl bittiğini ömrüm boyunca unutmayacağım.

Babamın yanına uzandım, sarıldım sıkı sıkı. 2018’e ona sarılarak girmek istedim zira. Geçirdiği ağır kalp krizine inat atmaya yemin etmiş kalbini dinleyerek, umud ederek, Kötü günlerin biteceğini ve benim için yeni bir dönemin başlayacağını hayal ederek girmek istedim yeni yıla. 10, 9, 8,…, 2, 1 ve hoş geldin 2018. Hoş gelip gelmediğini bitişinde görürürüz artık.

31 Aralık 2018

Babam salondaki yatağında uyumuş, annem koltuğun birine uzanmış elindeki telefonunda okey oynuyor. Ablam ise odasında bilgisayar oyunu oynamakta. Ben mi? Ben de kahvemi hazırladım, kitabımı okuyorum. Okumaktan yoruldukça insanların sosyal medyada paylaştığı gönderilere göz atıyorum. Bu sene yeni yıla bir öncekinden daha sakin ve huzurlu giriyorum. Kutlama yapmaya gerek duymuyorum çünkü artık o coşkuyu yaşayacak ne heyecanım kaldı ne de hevesim. Çünkü her yeni bir seneye girişimizde içimi bir korku sarmaya başladı. Kendimi iyiyi düşünmeye ne kadar zorlasam da yine de bir burukluk olmuyor değil. Yeni yılda elimden bu kez ne gidecek acaba korkusuyla koyuyorum başımı yastığa.

18 yaşına basmanın tadını bile alamadım bu yıl. Hastanelerden başımı dışarı çıkaramadım. Üniversiteyi kazandım ama gidemedim. Hâl bu olunca 2019’dan korkmuyor değilim. Ne var ki bunlara rağmen Kendimi zihnen geliştirmeyi ihmal etmiyorum. Belki elle tutulur, ödüller aldığım veyahut takdir edildiğim başarılarım yok ancak kimsenin bilmediği başarılarım var benim de herkes gibi.

Şöyle bir paylaşım görmüştüm birinde, normal kurşun bir kalem var ve ortadan ikiye kırılıyor bir sebepten dolayı, daha sonra kırılan uçları kalem traş ile tekrardan iş görür hale getiriliyor ve bu sayede yazı yazılabilecek 1 tane kalem ucu varken artık 3 tane uç olmuş oluyor. Bu gönderinin altına da

“Hayatta her şey yolunda giderken bazen beklenmedik şeyler olur. Önemli olan problemleri fırsata nasıl dönüştürdüğünüzdür”

notu düşülmüş. Benim hayatımda yapmaya çalıştığım da tam olarak bu. Belki hemen olmayacak ama bir gün yaşadığım problemleri fırsata çevireceğim bir an olacaktır. O an ise ne zaman bir kalem traş bulursam gelecektir muhakkak. Şimdilik fırında pişmesi beklenilen ekmek gibiyim. Allah da fırının ateşine pişmemi istediği kıvama göre odun atıyor. İşte hayatım bundan ibaret.

Geldik yine bir senenin daha sonuna.

2019’dan korkuyordum yine benden ne alacak diye. İlk başlarda güzeldi fakat yaptı yine sonlara doğru yapacağını. Değer verdiğim iki kişiyi yine koparıp aldı benden. Birbirinden bağımsız iki kişi… Buruk bitiriyorum bir seneyi daha. Alışmam lazım sanırım ama ne mümkün. İnsan sevdiklerini kaybetmeye nasıl alışabilir ki?

Babam çok şükür hâlâ yaşıyor fakat diyalog kurabilecek duruma gelemedi ne yazık ki. Buna rağmen telefon numarası kayıtlı duruyor hâlâ. Sanki arasam açacakmış gibi. Açıp da benimle eskisi gibi saatlerce konuşacakmış gibi… Alışılmıyor. Ne yaparsan yap alışamıyorsun. Kimse onun gibi sevmiyor, kimse onun gibi sarılıp öpmüyor, kimse onun gibi değer vermiyor… Hep bi’ eksik, hep bi’ yarım.

Bu senenin nasıl geçtiğini hatırlamıyorum bile. Tek hatırladığım son aylarda yaşadıklarım. Oldukça hızlı ve yaşadıklarımdan bir şey anlamadığım bir sene oldu. Şehir değiştirdim, yeni ortamlara ayak uydurmaya çalıştım. Yalnız kaldım ama toparladım. İnsan bir kere özgür olmaya görsün. Kendimi çok dağıttığım zamanlar da oldu fakat bir şekilde yine toparladım ve fark ettim ki bazı kurallar sizin çizginizden sapmanızı engelliyormuş. Bu yüzden bir tavsiye vereyim, “kurallar çiğnenmek içindir” diye düşünüyorsanız bir kere daha düşünün derim çünkü çiğnedikleriniz yarın öbür gün saçınıza yapışabilir ve o zaman tek çözüm saçınızı kazıtmak olur. Eğer kel dolaşmak istemiyorsanız bazı kurallara gereğinden fazla özen göstermelisiniz. Tavsiyeme kulak verip vermemek size kalmış ne de olsa bir bilge değilim. Üzülmeyin, gücenmem.

Yeni Yılda Kendime Not:

Bu yeni yılda yaşadığım ne varsa her şeyi serbest bırakıyorum. Yaşadığım travmaları, ihanetleri, saygısızlıkları, kötü sözleri, kinimi ve hüznümü. Yani kısacası beni dibe çeken her şeyi geride bırakıyorum. Hak etmediğim hiçbir muameleye tolerans da göstermeyeceğim artık. Fedakarlıklarıma da bir sınır çiziyorum bu yeni yılda. Kimseye hak ettiğinden fazlasını vermeyeceğime dair kendime söz de veriyorum. Değişiyorum ancak birisi için değil, değişen hayatıma ayak uydurabilmem için. Kendimi her zamankinden daha çok seveceğim ve bir başkasının sevgisine ihtiyacım olmadığını kendime her defasında hatırlatacağım. Bu sene de güçlü olacağım. Yaşadıklarım yaşayacaklarımın yarısı bile değil ve bu yüzden yeni zorluklara kendimi hazırlayacağım.

İlayda Duman

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz