İçimdeki Sesler

Koca Bir Yılı Geride Bırakırken

17 Aralık 2019

Yazı: Koca Bir Yılı Geride Bırakırken | Yazan: Demet Uncu

İşten yorgun argın evine döntükten sonra ikili koltuğunda tek başına oturmuş, kendine hazırladığı mis gibi kokan kahvesini yudumlarken bir liste hazırlamaya karar verdi. Arkasında bırakacağı koca bir yıla sayılı günler kalmışken bu yıl içinde neler yaşadığını şöyle bir gözden geçirerek kendisine katabildiklerini ve katamadıklarını kağıda dökmek istedi.

Önce olumlu şeylerden başladı. 2019 yılında kendisini mutlu hissettiği anlar hangileriydi? Yaklaşık 2 yıldır spor yapmaya devam ediyordu; aletli pilatesin vücudu ve sağlığı için ona kattıklarından son derece memnundu. Mümkün olduğunca yediklerine dikkat etmeye çalışmış ve su içmeyi öğrenmişti. Eskiden 1 bardak suyu bile içemezken, şimdi günde 1.5-2 litre su içmeyi kendine ödev olarak verebilmişti. Eee, rutin sağlık kontrollerini de aksatmamaya çalışmıştı. Kendine fiziksel olarak bakma konusunda karnesi fena değildi.

Ruhlarımız Geride Kaldı

Sonra içine döndü, onun için neler yaptığını düşündü? Bu yıl biraz yavaşlamayı öğrenmişti. Günlük hayatın koşturmacası, kaosu, sorunları içerisinde kendisine anlık dakikalar yaratabildiğini; kendini yavaşlatıp, o anların sakinliğini, dinginliğini hissetmeyi başardığını düşündü. Bunu düşünürken de aklına Hakan Mengüç’ün bir kitabında geçen çok beğendiği kısa bir öykü geldi;

Vakti zamanında bir sufi yolda karşısına çıkan atlıyı durdurdu ve “Aynı yöne gidiyorsak, beni de yanına alır mısın?” diye sordu. Atlı sufinin gideceği şehri öğrenince, “Tamam, senin köyünden geçeceğim, gelebilirsin” dedi. Bunun üzerine sufi atlının arkasına atladı ve düştüler yola. Atlı öylesine hızlıydı ki, tozu dumana katıyordu adeta. Dörtnala uçarcasına gidiyordu at. Bir süre sonra dinlenmek istediğini söyledi sufi ve “Şurada biraz duralım” dedi. “Ağacın altında bekleyelim.” “Olur” dedi atlı. Sufi, ağacın altına oturup, kapadı gözlerini. Tefekkür halinde bir süre bekledi. Bir süre sonra da “Gidelim, hadi” dedi. Böylece yine düştüler yola. Sufi, köyüne gelince indi attan. Atlı dayanamayıp sordu. “Ağacın altında neden beklediniz, çok merak ettim” Sufi, “Öyle hızlı yol aldık ki, ruhlarımız geride kaldı. Bu yüzden bekledim” diyerek cevap verdi.

Bu öyküdeki gibi çok hızlı geçen günlerin içerisinde anlık durabilmenin verdiği huzur, içine yayılan o sıcaklık hissi için şükretti.

Tam bu yazdığı ile örtüşen başka bir şeyi de kendince başarabilmişti aslında;

Kabul etmek, kontrolü bırakmak…

Bu konu, hayatı boyunca en zorlandığı konulardan biriydi. Tamamen yapabildiğini düşünmese bile kendince ilerlemeler kaydetmişti. Bunu yapmaya çalışırken Sen ve Ben isimli online dergideki “İçimdeki Sesler” köşesinde yazmanın da ona büyük faydalar sağladığını düşündü. Ne de olsa yazmak, yazabilmek; terapinin, kendini telkin etmenin bir yoluydu değil mi? Onun için, bu düşündüklerini de listesinde olumlular içerisine yazdı.

Bu yıl içerisinde başka neler yapmıştı kendisi için, düşünmeye devam etti…

Kendini zenginleştirdiğine inandığı, merak ettiği konularda katıldığı söyleşi ve seminerleri de çok sevmişti. Bu vesile ile tanıştığı çok değerli hocaları, ona kıymetli yaşam tecrübeleri ile rehberlik eden Prof. Dr. Teoman Duralı gibi yol göstericileri olmuştu. Hepsini şimdi minnetle anımsıyordu. Hem farklı bakış açılarından çeşitli görüşleri dinleme hem de yeni kişilerle tanışma fırsatını yakalamıştı katıldığı bu sohbetlerde. Tıpkı, yaz tatilinde Yunanistan’a gittiği zamanda hissettiği benzer duygulardı bunlar. Çok güzel bir tatil geçirmişti, benzerlikleri olsa da farklı bir ülkenin kültürünü görmek, 3 farklı şehrini gezebilmek ona çok iyi gelmişti. Zaten bu tatilin farklı bir anlamı da vardı onun için …. ❤ (Bu tatille ilgili yazdıklarımı okumak isterseniz 👉🏻 Yunanistan Tatili | Dedeağaç (Alexandroupoli), Kavala ve Selanik)

Yolda Olmak, Arayan Olmak

Sonra ailesini düşündü, onlarla vakit geçirebilmek, özellikle vakit ayırmaya çalışmak da onu mutlu ve zengin hissettiriyordu. Birlikte geçirebildikleri her an için şükrediyordu.

Tabii, büyük kayıpları da olmuştu bu yıl. Canından çok sevdiği babasını, yurtdışında gurbette yaşayan sevgili kuzenini kaybetmişti. Onların yarattığı büyük acıyı, sızıyı ve özlemi kelimelerle ifade etmek çok zordu. Listesinde büyük harflerle olumsuzların içerisine yazdı kayıplarını. Ama, kayıplarının yarattığı bu büyük özlem ve acıyla birlikte yaşamayı öğrenebilmeyi olumlular içerisine alabileceğini düşündü. Bu da kolay bir şey değildi, değil mi?

Kardeşinin kendi hayatı için almak istediği önemli bir kararda, onu destekleyerek, cesaret vermiş olmanın da mutluluğunu yaşamıştı. Herhangi bir şey uzun zamandır mutsuzluk kaynağı olmuş ise gelecekte bundan daha mı iyi, daha mı kötü olacağımızı bilmesek de onu kesip atmak, hayatımızdan çıkartmak en iyisiydi bence. Bunu yapamayanların farkında olmadan içlerini yavaş yavaş zehirlediğini düşünmüştü hep. Ne demişti sufiler?

“Dert insana daima yol gösterir. Önemli olan yolu yürümekten vazgeçmemek. Yolda olan için ‘umut var’ demektir. Kader her an yeniden yazılır çünkü. Kiminle ne zaman karşılaşacağını, neyi ne zaman bulacağını bilemezsin. Bazen istediğin şeyi aramakla bulamazsın, ama bulanlar hep arayanlar olmuştur. Mevlanı’nın dediği gibi: ‘Sen yola çık, yol sana görünür.'”

Mengüç’ün kalemini seviyordu gerçekten …

Yeter ki Sev

Eskimeyen dostluklarını düşündü bu kez. Bu yıl onlara daha fazla vakit ayırabilmiş, birlikte çok şey paylaşabilmişlerdi. Paylaşmak da onu mutlu ediyordu evet… Hele ki bu çok eski dostlar ile yapıldığında tadından yenmiyordu, onu söyleyeyim.

Bunları listesine dökmeye devam ederken kalbinin içine döndü bu kez. Evet, bu yıl kalbine uğurlu gelmişti. Bunun için çok mutluydu. Bir insanı kırmadan, incitmeden güzel sevebilmenin, sevildiğinin, değer verildiğinin hissedebilmenin kıymeti, hele ki günümüzde paha biçilemezdi. O her ne kadar köşesinde bir süredir yazı yazmıyorsa da onun kendisine söylediği cümleler, yazdığı mesajlar yetiyordu ona, sadece okuyucuları mahrum kalmıştı kendisinden.

Şems Tebrizi’den bir cümle geldi aklına birden; “Kalp ruha demiş ki; ‘Ben severim, aşık olurum ama acısını nedense hep sen çekersin.’ Ruh da cevap vermiş; ‘Sen yeter ki sev … ‘”

Sizce de öyle değil mi?

Listesine dönüp baktığında olumsuz sütunun altına çok fazla şey yazmamış olduğunu fark etti ve düşünmeye başladı yeniden. Kendisine katamadığı, yapamadığı neler vardı hayatında bu yıl? Genel olarak; herkese, her şeye yetişmeye çalışmanın zaman zaman kendinden bir şeyler götürdüğünü hissediyordu. Yani herkese yardımcı olmaya çalıştığında gerçekten kendini zora, sıkıntıya soktuğunu görüyor ve bunun için bir şey yapamıyorsa durup bunu düşünmeliydi gerçekten. Kendine bu konuda biraz hoyrat davrandığını fark etti ve yeni yılda buna biraz daha dikkat edeceğini içinden geçirdi.

Biraz daha derine indikçe empati yapamayan, her şeyi bildiğini düşünen insanlarla ilişki kurmak zorunda kaldığında çok sinirlendiğini ve bu kızgınlığını dışarıya yansıttığını fark etti. İnsanları değiştiremeyeceğini uzun zaman önce öğrenmişti. Bu durumda kendisinin öğreneceği bir şey vardı, bu tür insanlara karşı kuvvetlenmesi gerekiyordu. Onların düşüncesiz davranışlarına çok da değer vermeyip, görmezden gelmeli, kendisini bu kadar etkilemesine izin vermemeliydi. Bunu da kendisine not aldı ve listesini bir kenara bıraktı.

Yazı: Koca Bir Yılı Geride Bırakırken | Yazan: Demet Uncu

2020 yılında, yeni ne denemek isteyebileceğini düşündü sonra.

Uzun zamandır aklında olan yetişkin balesini deneyebilirdi mesela. Aklına anaokulunda, beyaz renkli tütüsü içinde yaptığı bale gösterileri geldi. Hatta pembe rengi olan tütünün neden ona verilmediğine üzülerek, ağladığını da hatırladı. Neden olmasındı? 44 yaşındayken de pekala bale yapılabilirdi .

Bunları düşünürken, yeni yılda daha çok sergiye ve tiyatroya gitmek istediğine de karar verdi.

2019 yılı listesine tekrar şöyle bir baktı, her şey için şükretti; sonra içinden sağlık ve sevdikleriyle birlikte geçirebileceği harika bir yıl diledi.

Sevgilerimle,
Demet Uncu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Yeşim Yılmaz 17 Aralık 2019 at 23:13

    “Dert insana daima yol gösterir. Önemli olan yolu yürümekten vazgeçmemek. Yolda olan için ‘umut var.”
     
    Büyük harflerle yazdım aklıma kalbime.
     
    Vee yine muhteşem bir yazı olmuş Demet, yine götürdün beni bir yerlere.

    • Cevapla Demet Uncu 20 Aralık 2019 at 16:43

      Yeşimciğim, çok teşekkür ederim. Beğenmene çok sevindim. Bana da yol göstericiliği olmuştur bu cümlenin. Sana da rehber olması dileklerimle. Sevgilerimle ❤

    Cevap Yaz