Biraz Kitap

Otostopçunun Galaksi Rehberi

24 Aralık 2019

Kitap: Otostopçunun Galaksi Rehberi | Yazar: Douglas Adams | Yorumlayan: Hülya Erarslan


Otostopçunun Galaksi Rehberi | Douglas Adams

Ben bu kitabı yıllar önce okumuştum. Ama unuttuğum için yeniden okuyayım dedim. Daha önce okuduğumda da beğenmiştim ama bu defa beğenmek ne kelime. Bayıldım. Güldüm. Kahkahalı güldüm hem de. Muhteşemmiş. Ve bazı öngörüleri de ne kadar mükemmelmiş.

Otostopçunun Galaksi Rehberi

“Otostopçunun Galaksi Rehberi” Dünya dışında bir gezegende yazılmış bir eser.

Kitabın kapağında “PANİĞE KAPILMA” yazıyor. (Alakasız gelecek ama bizim İstiklal Marşı’nın “Korkma!” ile başlaması gibi değil mi?)

Ford Prefect, başka bir gezegenden Dünya’ya “Otostopçunun Galaksi Rehberi”ni güncellemesi, bu kitabın içereceği maddeler ile ilgili bilgi toplaması için gönderilmiş bir gezgin. Kitabın yeni baskısı için saha araştırması yapıyor.

E-Kitap

Otostopçunun Galaksi Rehberi’ni Ford yanında taşıyor. Çünkü o bir elektronik kitap. Kitabın yazıldığı dönemde (1979) e-kitap henüz yokken yazarın bundan bahsetmesi süper.

Babil Balığı

Kitapta “e-kitap” gibi yazıldığı dönemde henüz olmayan bir şey daha var. Hâlâ icat edilmedi gerçi ama eli kulağında diye düşünüyorum: “Babil Balığı”

Kulağa sokulan bir balık. Bu balığı kulağınıza soktuğunuzda tüm dilleri, kendi bildiğiniz dil gibi duyuyorsunuz. Kitaptaki gerçek bir balık ama tabii icat edilecek olanın gerçek balık olmasına gerek yok, ihih. Elektronik bir alet mümkün olabilir.

Otostop

Dünya, uzayda yapılacak bir yol çalışması nedeniyle yıkılacakmış. Evet yol çalışması nedeniyle. Yapılacak yolun üstüne geliyormuş Dünya. Yıkmayı uygun görmüşler.

Ford ve arkadaşı Arthur, yıkılan Dünya’dan otostop yaparak kurtuluyorlar. Otostop sonucu bir gemide buluyorlar kendilerini. Gemidekilerin aslında bu otostopçuları alma niyeti yoktu. Ama nasıl olduysa oldu ve bir araya geldiler:

“Onları bir araya getirenin kendi iradeleri ya da basit bir rastlantı olmadığını, bir arada olmalarının nedeninin fiziğin garip bir sapması olduğunu bilmek dört kişiden oluşan mürettebatı bir hayli huzursuz ediyordu. Sanki kişilerin arasındaki ilişkiler de atom ve moleküller arasındaki ilişkileri belirleyen kurallardan etkileniyordu.”

Sanki burada kuantum fiziği anlatılıyormuş gibi geldi bana.

Bindikleri gemi “Altın Kalp” adlı “ihtimalsizlik motoruna sahip ilk ve tek gemi” imiş. Yani benim anladığım son teknoloji. Hatta teknolojiler üstü. Bu açıdan Jules Verne’nin “Denizler Altında 20 Bin Fersah” adlı kitabındaki denizaltı gibi.

(Bkz: Denizler Altında 20 Bin Fersah | Jules Verne)

Tasarım

Dünya’nın inşa edilme sebebi de yıkılma sebebi gibi acayip.

Yerküre bir tasarımmış bu kitabın hikayesine göre. Yeryüzünün simülasyon olduğuna dair teoriler var. O teorileri akla getiriyor bu hikaye.

Teori ile ilgili bkz: Evren Bir illüzyon mudur?

Kitabın anlattığına göre vakti zamanında insanlar hayatın anlamını öğrenmek istemişler.

“İnsanlar neden doğar? Neden ölürler? Neden bu ikisi arasında geçen zamanın büyük bir bölümünü kol saati takarak geçirmek isterler?”

Hayatın anlamını sormak için Derin Düşünce adlı bir bilgisayar yapmışlar.

Derin Düşünce bu soruya cevap verebilmek için zamana ihtiyacı olduğunu söylemiş. İhtiyaç duyduğu zaman da yedi buçuk milyon yılcık.

İşte o gün geldiğinde Derin Düşünce; Hayat, Evren ve Her Şeye Dair büyük soruya “42” diye cevap vermiş. Herkes şok. 42 ne? Ne biçim cevap. Çünkü ne biçim soru. Derin Düşünce soru açık olmadığı için cevabın da açık olmadığını söylüyor. Ama bu nihai soruya cevap verecek birini gösteriyor: Kendisinden sonra gelecek bilgisayar. Bu bilgisayarın adı Yerküre olacak.

Fareler ve Yunuslar

İnsanlardan daha akıllı olarak fareler ve yunuslar var deniyor kitapta.

Fareleri biz kullandığımızı sanıyoruz, deneylerde onlardan yola çıkarak bazı çıkarımlar yapıyoruz. Ama meğer fareler, bizim yaptığımız çıkarımları etkileyecek şekilde davranıyorlarmış bilerek. Hatta Dünya fareler sayesinde varmış:

“Üzerinde yaşadığınız gezegen fareler tarafından ısmarlanmış, parası fareler tarafından ödenmişti ve fareler tarafından yönetiliyordu.”

Yunuslar da yerkürenin yok edileceğini önceden fark edip insanları uyarmaya çalışmış.

“Ama yunusların uyarı işaretleri ne yazık ki gösteri havuzlarında, izleyicileri eğlendirmek için yapılan atlama ve zıplama hareketleriyle karıştırılmış ve kimse durumun ciddiyetini fark edemeden onlara yıllarca gülmüş, başlarını okşamış ve balık atmakla yetinmiştir. Bunun üzerine durumdan umutlarını kesen yunuslar da kendi imkanlarıyla (artık nasılsa) dünyadan ayrılmıştır. Bu ayrılma olayından önce son bir kez insanlara mesaj bırakmışlar ve ne yazık ki bir gösteri havuzundaki yanan çemberlerden atlamaktan ibaret zannedilen hareketleri sırasında söylemeye çalıştıkları şeydir:

“Elveda ve bütün o balıklar için teşekkürler.”

Seri

Beş kitaptan oluşan bir serinin ilk kitabı Otostopçunun Galaksi Rehberi.

Devamı:

2. Evrenin Sonundaki Restoran
3. Hayat Evren ve Her Şey
4. Elveda ve Bütün Balıklar İçin Teşekkürler
5. Çoğunlukla Zararsız

Kitapta insanların zannettikleri gibi dünyanın merkezi olmadıkları ince ve komik bir şekilde dile getirilmiş.

(Bu konuda bir başka ufuk açıcı bulduğum kitap için bkz: Maymunlar Gezegeni)

İlk fırsatta serinin devamını okumak için çıldırıyorum.

Saygılarımla,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 24 Aralık 2019 at 08:17

    Hülyacım, önerdiğin “Evren bir illüzyon mudur?” makalesini okudum. Dört yıl boyunca üniversitede “algıladığımız dünya gerçekten var mı”nın envai çeşit cevabını duymuştum ama simülasyon olmak, bu bir ilk 😝 Ehh neden olmasın 😉 En az diğer teoriler kadar kabul edilebilir.
     
    Ve benim beynim yavaş yavaş biraz daha erir 🤦🏻‍♀️😝
     
    Maymunlar Gezegeni ve Otostopçunun Galaksi Rehberi kesinlikle benim de listemde. Yorumlar iyice perçinledi okuma isteğimi. Teşekkürler bebek 😘

  • Cevapla Hülya Erarslan 27 Aralık 2019 at 15:08

    Yaaaa tişikkirler benden.
    Özellikle “Maymunlar Gezegeni”nden sonra senin yorumun nasıl olacak, merak ediyorum.

    İyi okumalar 🌹

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan