Akıl Tutulması

Söz Bipolarların | 1

6 Aralık 2019

Yazı: Söz Bipolarların | 1 | Yazan: İlhan Vardar

Bu yazı ile başlamak üzere, köşemi; duygu ve düşüncelerini yansıtmak adına bipolarlara açmak istiyorum.

Serinin ilk yazısında; 17 yaşında, üniversite öğrencisi, bipolar, gencecik bir kızımızın feryadını ve isyanını okuyacaksınız:

Dünyalardan Vazgeçmek

“Hikayem anlatılsın istendi, anlatabilmeyi çok isterdim. Ama hiç anlatmadım. Çünkü her şey anlatılamıyor. Çünkü her şey açıklanamıyor. Burada bize verilen, kabul ettirilmeye çalışılan dünyaları anlatacağım. Doğar doğmaz üstümüze kalıp gibi oturan gerçeklerden bahsedeceğim.

Ben bir kişiyim, bir insan, bir canlı. Burada bu satırlarda hayatımın içinde olan kendi dünyamı anlatacağım. Sonra o dünyaların ortak birer parçası olduğumuz ortak paydaları anlatacağım.

Öncelikle bir köyde doğdum. Bir köy, kırsal bir kesim, eğitime az önem verilen, tarla işçiliği vs. Çocukluğum o toprakta yeşerdi, kurudu, orada can buldu. Beni yaralayan, hiçbir zaman benimle yaşıt erkek kuzenimle eşit olamayışımdan, başörtümü çıkartacağım için şiddet görmeye kadar uzanan acımsı bir yol.

Keşke tek yaşıyor ve de tek ben bunun mücadelesini veriyor olsaydım.

Sekizinci sınıfta kapandım, aileme göre kendi isteğimle. Keza kendi isteğimle de olsa açılmayı istemek nasıl kötü bir şey olabilir?

Kapandığım dönemde üç hafta cemaat yurdunda kaldım.

Daha uzun kalabilirdim ancak psikolojik olarak çökmüştüm. İyi ki çıkmışım. İyi ki beni almaya çalıştıkları o kuyudan kurtulmuşum. İyi ki, iyi ki bilim insanı olmak istiyorum demişim.

Dini, soyut kavramları yeni yeni tanıyan beyinlere lanse edişleri, tamamen bağnaz bakış açıları ve de iğrenç kuralları vardı. Dini kendi kafalarına göre yorumlayıp kendi değerlerini oluşturmuşlar.

İşin acı tarafı güçlüler. Kardeşim beş yaşında onların cemaat kreşine gitti, iki yıl boyunca gitti. Tuvalete gidilecekken okunacak duadan, ölü yıkatılıra kadar her şeyi öğretmişler. Beş yaşında Kuran okudu, beş yaşında dini tanıdı. O altı yaşında hocaları (!) tarafından şiddet gördü ve o altı yaşında evde de şiddet gördüğü için –ki ailem bazen ona da vuruyordu– o bunu içine attı.

Ona bir tek ben inandım. Ona bir tek ben sarıldım. Onu oradan bir tek ben kurtarmaya çalıştım. Dayanamıyorum, her gün onu gördükçe acıyor canım.

– Abla gitmek istemiyorum.
– Neden?
– Çünkü ceza veriyorlar.
– Ne cezası?
– Vuruyorlar.

Bu adil mi? Bu din mi? Bu nedir ve neden izin veriyorlar? Hangi gerçek bunu açıklar?

Ortaokul beşinci sınıfa giden kardeşim cemaat yurdunda kalıyor. O erkek. Altı yaşında olan kız. Ona etek giydirdiğimde “giyemezsin” demiş hocaları. Giyemezsin……

Ailem mi?

Yobazlıkta son nokta olarak orayı savundular. Böyle demek istemezdim. Fiziksel şiddet, psikolojik şiddet ben yaşadım hepsini. Keşke ben yaşasaydım, sadece ben.

Bunlar olup biterken, artık son noktaya gelmiş ve de ben büyürken lise sonda ağır bir depresyona girdim. Tesettürlü idim. Açılmak istiyordum, geçen yıl söylemiş, şiddet görmüş, evden atılmak istenmiş, okutulmayacağım söylenmişti.

Artık saçıma rüzgar değsin istiyordum. Rüzgar değsin ne olur, değsin. Ama kardeşim vardı, o daha altı yaşında, bir gün canıma tak etti birine anlattım, kardeşim için bir şey yapmaya çalıştık beraber. Şu an anaokuluna gidiyor. Cemaat yurduna bağlı kreşe değil. Bu hayatta ki en büyük başarımdır.

Ailem cumartesi günleri, haftada bir defa yine aynı yere yolluyorlarmış. Eve gidince öğrendim. Diyebilecek bir şeyim yok.

Ortaokul beşinci sınıftaki kardeşim de erkek kısmında o yurtlardan birinde kalıyor.

Üniversitedeyim. Başımı açtım, aileme söylemedim. Bilmiyorlar. Bilirlerse iyi olmayacak.

Şiddet görmek değil beni korkutan. Artık ben hissetmiyorum; tehditleri, öfkeyi ve de şiddeti. Kardeşlerimden uzak kalmaya korkuyorum. Hem de çok.

Ben savaşırken, doktorlar aileme karışmadı. Danışan ben olduğum için.

Yardım edeceğim diyen çok kişi oldu; etmedi, bıraktı.

Ben yanıyorum insanların bencilliğine, yanıyorum. Umarım öyle bir gerçekle uyanırsınız ki neden uyuduğunuzu anlamaya çalışırken bir şeylerin farkına varırsınız. Neler oluyor? Neden bunlar var? Ve niye bir şey yapılmıyor?

Ben vazgeçtim bana verilen her şeyden.
Ben vazgeçtim sizin dünyanızdan.
Ben vazgeçtim boşluğunuzdan.
Ben vazgeçtim hiçliğinizden

Ben kendi dünyamı yarattım, içinde yüzüyorum. Ve ben yüzerken, sizin size verilen dünyanızda uyanmanız için boğulmanızı diliyorum.

Uyanın ve bir daha uyumayın.

Biz inananlar neyiz?

İnsan nedir?”

* Yazı dizisinin ikinci bölümü için 👉🏻 Söz Bipolarların | 2
* Dizinin üçüncü bölümü için 👉🏻 Söz Bipolarların | 3

İlhan Vardar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz