Satır Arası

Atalet

3 Ocak 2020

Yazı: Atalet | Yazan: Nalan Erpolat
Yeni başlangıçlar, bazen “sil baştan” deme cesaretini verir insanlara. Yeni yıl geldiği zaman içimizdeki heyecanın belki de özü budur. (4 Ocak 2019’da yazdığım “Temenniler, Hedefler” yazısında da değinmiştim.) Her yıl yeni kararlar alır insanlar ve içlerinden yeniliklere dair bir şeyler taşar.

“Bu yıl şunu yapmalıyım, bunu yapmalıyım.”
“Bazı şeyleri değiştirmem gerek artık.”

Bir müddet sonra…

“Daha şubat ayındayız, yakında başlarım.”

Daha sonra…

“Yaz geldi, bir türlü istediklerimi yapamadım ama sonbahar yeni sezondur zaten, o zaman başlarım canım ne olacak.”

Ve….

“Aaaa sene bitti, bu yıl da istediklerimi yapamadım.”

Bir yıl daha geçmiştir ömürden fakat insanın içinde umutla yaşattıklarını yaşayamadan geçmiştir. Umutlar sönmüştür. Yine olmamıştır. Ve insan üst üste olmamışlıklardan sonra, içindeki yeni isteklerle ilgili şöyle düşünmeye başlar:

“Zaten olmaz ki…”
“Olacak şey değildi zaten.”
“Kim yapabilmiş ki ben yapayım.”
“Filanca yapmış olabilir ama onun parası/vakti vardı.”

Ve buna benzer pek çok bahane bulur kendi ataletinin üzerini örtmek için.

Atalet

Atalet kelimesi atıl olma halidir. Yani tembellik. İnsanların kafalarındakini yaşama aktaramamalarının sebebi atalettir ama maalesef birçok insan atalet içinde olduğunun farkında bile değil. “Yorgunum, halsizim, canım hiçbir şey yapmak istemiyor” derken, insanlar tam da ataletten bahsediyor aslında. Bu cümlelerin sonu da moral bozukluğuna, depresyona gidiyor. Bir şeyler yapmadıkça, ruhen sıkılıyor insan; ruhen sıkıldıkça da bir şeyler yapmak istemiyor. Bu kısır döngü içerisinde yıllar geçiyor ve insanların kafalarında beliren istekler, yıllar sonra sadece küçük bir iç çekişle hatırlanıyor ve bu durumda insanın söyleyebileceği tek bir kelime kalıyor; “Yapamadım.”

Ama bu kelime aslında yanlış çekimleniyor. Doğru hali “yapmadım”. Olabilme ihtimaline doğru atılacak adımlar atılmadıysa, denenecekler denenmediyse, maalesef doğru kelime bu.

Ataletin Sebepleri

Ataletin en büyük sebebi bana göre cesaretsizlik, kendine inanmamak. Bazı insanlar hiçbir şekilde kendilerine güvenemiyorlar ve başarı ile kendilerini yan yana getiremiyorlar. Kendi hayatlarına dair çok umutsuzlar. Bu da adım atmayı engelliyor.

Diğer bir önemli sebep de mükemmeliyetçilik. Bilindiği üzere, mükemmeliyetçi insanlar, her zaman her şeyin dört dörtlük olmasını isterler. Kendi kafalarında planladıkları programdan küçücük bir sapma bile çok rahatsız eder onları, ufacık bir aksiliğe dahi tahammülleri yoktur. Hâl böyle olunca, adım atmak için akıllarında tasavvur ettiklerini hayata geçirebilmeleri için bütün şartların birden iyi olmasını beklerler. Bu da hayat içinde neredeyse imkansızdır. O yüzden bir türlü atamazlar o ilk adımı; atsalar bile yol üzerindeki küçücük bir aksilik onları durdurur. Kusursuz olmayacaksa hiç olmasın, diye düşünüp devam etmezler.

Ataleti Yenmek

Ataleti yenmek, insanın iradesinde bir durumdur. İnsan farkında olursa, ataletten kurtulur. İstediklerinin cesaretle üzerine gitmek, her şey her an mükemmel olmasa da olan şartlar içerisinde en iyisini yapmaya çalışmak gereklidir.

Hayat kendi haline bırakılarak yaşanacak kadar basit değildir. İnsan her an gayretle gelişim içinde olmalıdır. Aksi halde sadece boşu boşuna geçip giden yılların arkasından bakakalır.

Yeni yılın ilk günlerinde, çocuk-genç-yaşlı herkese, ataletten uzak, cesur ve üretken bir yıl diliyorum.

Nalan Erpolat

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan