Ay Işığı Yolcusu

Kalmak

14 Ocak 2020

Yazı: Kalmak | Yazan: Atakan Balcı

Kalmak her zaman en iyi seçenek midir? En güvenli seçenek gibi görünür fakat ısrarla ve aslında fazlasıyla anlaşılabilir bir biçimde. Hırsız İngiliz Kraliyet Ailesi’nin tahtta kalması, mâşuğun her an aşığın kalbinde kalması, Fatih’in her zaman kendi soyunun ve kendisinin tahtta kalabilmesi için binlerce yıllık Türk yönetim töresini kökten değiştirmesi ve tüm Türkleri saraydan uzaklaştırması… Fatih tabii ki Osmanlı padişahları arasında en zekisi, en başarılısı idi; fakat konu bu değil.

Hâlâ mı bencillik?

Yaşamda kalmak ve yalnızca kendisi yaşıyor olmak için hâlâ dahi bir İngiliz sömürgesi olan Avustralya’nın on bin devenin yaşama hakkını görmezden gelip; aylardır yanmakta olan kocaman anakara için hâlâ hiçbir ülkeden yardım istemeyen İngiliz sömürgesi Avustralya’nın sömürge yönetiminin “kalmak” ve yalnızca kendisi kalmak için usuna gelen ilk ve alışık olduğu biçimiyle, tabii ki, en bencil çözümü dayatması da var bir yanda. “Kalmak” her zaman en iyi seçenek midir?

“Doğrusu bu” mu?

Sevdiğin insanlar için evi terk etmemek, kalmak ve her acıya dayanmak var bir yanda da. Kadın ya da erkek, kalır ve dayanır her türlü şiddete, acıya, saldırıya çünkü böyle öğretilmiştir, “Doğrusu bu”dur ya da. Sonunda öyle büyük bir felaket yaşanır ki “kalmak” uğruna görmezden geldikleri yüzünden, sevdiğini söylediği insanlar da zarar görür bu yüzden, kendisiyle birlikte.

Hırsız

Hırsız İngiliz Kraliyet Ailesi ve farklı adlarla kurulmuş İngilizce konuşan, yani İngiliz devletlerinin her yerde ve her biçimde kalmak ısrarı bir yana, Hırsız İngiliz Kraliyet Ailesi’nin Hindistan alt kıtasının yöneticisi olan Türk Hanedanı’nın kuşaktan kuşağa aktarılan kalıtı olan elması çalmış olması da akıllardan çıkacak gibi değil. En ünlü yöneticisi, eşi için ve eşinin yaşama gözlerini kapaması üzerine (Eşinin adı “Mümtaz Mahal” bu arada) dünyaca ünlü “Tac Mahal”i yaptıran Şah Cihan olan bu hanedan, sona doğru bir kişinin bütün huzuru kaçırmasına kadar, Hindistan’ın tüm dil ve inançlarına eşit bir uzaklıkla adil olmaya çalışan bir yönetim sergilemiş olan bu devletin (Babür İmparatorluğu), günümüze uzanan en büyük kalıtlarından biri Tac Mahal, biri Hırsız İngiliz Kraliyet Ailesi’nce çalınan elmas ise, bir diğeri de, Hindistan için ortak bir dil olmak üzere, bu devlet döneminde ortaya çıkmış, Hint dilleri ve Türkçe’nin karışımı olan ve günümüzde Pakistan’ın resmi dili olup Hindistan’da da hâlâ konuşulan “Urduca”dır. Böyle kalmak da var tabii, Şah Cihan gibi sevgi ve adalet üzerinde kalmak, birleştirici olmak. Bugün Hırsız İngiliz Kraliyet Ailesi’nin Kraliyet Tacı’ndaki kocaman elmas, Hindistan’dan çalınmış olan elmastır.

İlle kalınacaksa nasıl kalmalı? Hırsızlar gibi ve nefretle anılarak mı? Şah Cihan gibi sevgi ve adalet dağıtarak mı?

Sevi ve ışık ile!…

Atakan Balcı

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 15 Ocak 2020 at 18:56

    Gene birçok bilmediğimiz gerçeği, bilgiyi hap gibi önümüze servis etmişsin. “Araştırmaya gönlünüz yok belli, buyrun ben sizin için okudum, derledim, şimdi de size anlatıyorum” diyor benim için yazıların. Çoğu zaman da yazdığın konularda merakım ateşleniyor ve araştırmaya devam ediyorum. İyi ki buradasın ve bizlere bunları anlatıyorsun Atakancım; hep yaz 🙏🏻

    • Cevapla Atakan Balcı 17 Ocak 2020 at 20:26

      Işımaya meyilli beyinler var, bazen küçük bir dokunuş gerektiren. Buradaki varlığım da benim için o dokunuş oldu örneğin. Çok teşekkür ederim 🙂🌿

    Cevap Yaz