Yurt Dışı Gezi

Londra | 2

1 Ocak 2020
Tekrar Merhaba

Geçen yazımda Londra’da gezebileceğiniz bazı yerlerden bahsederken özellikle kısa zamanınız varsa neleri yapabileceğinizi aslında göz önüne alarak gezmenizde fayda var demiştim ve hatırlarsanız her kişinin biraz da kendi öncelikleri veya deneyimlemek istediklerine göre rota çizmesinde fayda olduğunu belirtmiştim. Ben de kendi ilgi alanlarım ve biraz da doğaçlama ile gezmiştim her iki gezimde de.

Geçen yazımda Westminster Sarayı’ında kalmıştık. O halde oralardan devam edelim.

Westminster Sarayı

Yazı: Londra | 2 | Yazan: Hande Sinan Sönmezerler

Diğer adıyla Parlamento Binası, görkemli yapısıyla Thames Nehri’nin hemen yanında… Avam Kamarası ve Lordlar Kamarasından oluşan İngiliz Parlamentosuna ev sahipliği yapıyor.

Bu yapının ilk temelleri 11. Yüzyılda Kral Cnut tarafından atılmış ve Anglo Saxon temellerine sahip. Kral Cnut (Canute) Thames Nehri’nin dalgalarını bulunduğu binadan kontrol etmeye çalışmış ama asıl amacı, ona bağlı Lordlara bir kral olarak her şeye kadir olmadığını göstermek istemiş. Kral 3. Henry zamanında hükümetin ve kraliyetin merkezi buraya taşınmış. 13. Yüzyıl itibariyle Lordlar ve Avamlar farklı alanlarda toplanmaya başlamış. Kral 8. Henry zamanında yani 1512’de burası artık Parlamentonun kalıcı mekanı haline gelmiş.

* Parlamento Binası için de geziler bulunuyor.

Big Ben

Yazı: Londra | 2 | Yazan: Hande Sinan Sönmezerler

Westminster Sarayı’nın en dikkat çeken ve sembolik hale gelmiş olan kısmı ilk ismi ile Great Bell veya şimdiki ismi ile Big Ben. Parlamentonun kuzeyinde Elizabeth Kulesi’nde duruyor bu saat. 1859’da yapımı tamamlanmış. Bu yapıya arkanızı dönerek hemen köşedeki kırmızı telefon kulübelerinde fotoğraf çektirmenizi öneririm. Fotoğraf için güzel bir yer var orada bu sembolik görüntüler için.

Westminster köprüsünün güzel manzarası eşliğinde karşı kıyıya yürüyünce hemen solda London Eye var.

Yazı: Londra | 2 | Yazan: Hande Sinan SönmezerlerLondon Eye

Londra’ya bakış olarak da tercüme edebilirim çünkü zira bu ismi sonuna kadar hak ediyor. Ben ilk gittiğimde bindim. Yavaş yavaş yükselip alçalıyorsunuz ve Londra’nın bayağı bir kısmını yukarıdan görme şansınız oluyor. Güzel bir deneyimdi benim için, o sebeple tavsiye ederim.

Bu arada ufak bir tüyo vereyim, geziniz için hem daha az maliyetli olacak hem de pek çok aktiviteyi yapabileceksiniz:

Londonexplorerpass.com üzerinden pek çok bilet alabilirsiniz, bir tanesi de London Eye bileti. Hatta mesela güncel olarak da kontrol ettim, geçen gidişimde de vardı: bu site üzerinden örneğin 1 günlük otobüsle gezi (Hop-On-Hop-Off), London Dungeon (Londra Zindanları Gösterisi), Westminster Katedrali ve Madame Tussaud’s Balmumu Müzesi toplam 156 Pound yerin 94 Pound imiş ki bu gerçekten bu kadar aktivite için iyi bir fiyat diyebilirim.

Örneğin bu kombine biletteki London Dungeon’a ben gitmedim vakitsizlikten ama çok aklımda kaldı. Neden derseniz; Amsterdam’da Dungeons of Amsterdam’a gitmiştik. Harika ve çok eğlenceli interaktif bir tiyatro idi ve şehrin kötülerini anlatıyordu doğal olarak. Mesela Karın Deşen Jack veya Sweeney Todd benim en favori kötülerimden  bu hikayeleri bir de bu şekilde izlemek isterdim. İlk gösteride aşırı eğlenmiştim çünkü. Umarım tekrar fırsat bulurum. Bu arada dediğim gibi kötülerden bahsettiği için elbette korku tiyatrosu ama korkutmuyor. 

Nehrin Kıyısında yürürken pek çok bina göreceksiniz. Ben özellikle Gabriel’s Wharf adlı ufak bir alana denk geldiğimde buraya bayılmıştım. Burada hoş sevimli dükkanlar ve restoranlar var. Biraz ileride Blackfriars Bridge (Blackfriars Köprüsü) bulunuyor.

Blackfriars Bridge | Blackfriars Köprüsü

1760’da yapılmış ve ismini 1317’deki Rahiplerden almış. Dünyanın en geniş güneş enerjili köprüsü ve üzerindeki 4400 fotovoltaik panel sayesinde yakınlardaki istasyonun çalışması için gerekli olan enerjinin yarısını sağlıyormuş.

The Globe Theatre | Shakespeare’in Küre Tiyatrosu

Ah ah! İşte benim adamım. Üniversitede 3 Shakespeare dersi almıştım, aşırı severim kendisini. Bu sebeple benim için bir nevi tapınak gibidir bu bina. Elbette ben de burayı görmeliydim. 1599’da yapılmış bu bina, o zamanlar biraz daha içerideymiş, ama yıkılıp orijinaline sadık kalınarak yeniden yapılmış. Şehrin bu kısmı halkın gözünde özgürce eğlenebildikleri bir mekanmış o zamanlar. İçerde maketler, gerçek eski kostümler var. Hatta ben tesadüfen bir oyunun bir kısmının provalarını seyrettim. Burayı içerideki tur rehberi ile gezerseniz pek çok ilginç bilgi alacaksınız. Ben gittiğimde Haluk Bilginer’in fotoğrafını görünce gurur duymuştum.

Tesadüfen müze gezisinden çıktığımda bisikletlerin geçişine şahit olmuştum. Harika bir görüntü idi. Ve şimdi bu yazıyı yazarken araştırınca öğrendim ki bayağı ciddiye alıyorlar bu bisiklet işini… benim gördüğüm etkinlikte pek çok dönem kostümü giymiş olan bisikletli çok değişik bisikletlerle geçiş yapmıştı, harika bir görüntüydü. Bu da bana Londra’nın sürprizi olmuştu ilk gezimde.

The Clink Prison Museum | Clink Hapishane Müzesi

Korkmak isteyen ve gerçek kötü hikayelerini okumak isteyen ve biraz da hapishaneler eskiden nasılmış Londra’da acaba diye merak edeniniz var ise buyrun sizi The Clink Museum’a alalım. Öncelikle Müze anlayışınız nedir bilmem ama burası oldukça basit bir yer, çok şık değil ama içerideki gerçek kötülerin hikayeleri kanınızı donduracak, eskiden hapishane şartları hakkında bilgi edindikçe ‘iyi ki o çağda burada yaşamamışım ve iyi ki hapse düşmemişim’ diyeceksiniz. Beni çok şaşırttı bu müze. Üstelik 1144’te açılmış olan gerçek Clink Hapishanesinin üstüne yapılmış o yer. Hapishanenin ismi yani Clink de mahkumların zincirlerinin ve hapishane kapılarının çıkardığı metal sesinden geliyor. Değişik ve şok edici bilgiler öğrenmek isterseniz buraya gidin. Bir de burada gece kalmalı turlar varmış, efenim hayalet görmek isterseniz buyrun kalın.

The Golden Hinde

Bu sefer gittiğimde gördüm. 1577-1580 tarihleri arasında dünyanın çevresinde ilk kez dolanan İngiliz gemisi. Kaptanlığını Sir Francis Drake yapmış. Arada derede bir noktada ama çok hoş bir gemi ve ben açıkçası dalgalara nasıl dayanmış ve insanlar o çağda nasıl bir cesaretle dünyanın çevresini bu gemi ile dolaşmışlar merak ettim. Tiyatral bir tur ile de gezebilirsiniz.

Tower Bridge | Kule Köprü

Londra da bir köprüler şehri ve hepsi de birbirinden farklı. Benim favorim elbette Tower Bridge. 3o Haziran 1894’te açılmış. Bence şehrin en önemli sembollerinden. Burada harika fotoğraflar çekin derim. Hemen yakınında Tower of London var ve o sebeple bu köprünün ismi de Tower yani Kule. Açılır Kapanır olması dolayısıyla gemilerin geçişine izin veren bir köprü. Resmi internet sitesinden açılıp kapanma günlerini öğrenirseniz buna şahit olabilirsiniz. Ayrıca köprünün kulelerini de gezmek isterseniz bilet alabilirsiniz.

Tower of London | Londra Kulesi

Londra’nın 1000 yıllık ikonik kalesi gezmek için çok hoş bir yer bence. İçeride taçlar sergileniyor. Ayrıca burası çok güçlü bir kale ve saray olmanın yanında bir de hapishane de olmuş.

Yazı: Londra | 2 | Yazan: Hande Sinan SönmezerlerFatih William, 1070’de bu kaleyi inşa ettirmeye başlamış ve yapımı 20 yıl sürmüş. 13. Yüzyılda Henry 3 ve Edward 1 zamanında William’ın yaptırdığı duvarlara ilaveler yapılmış. 6. Henry burada Güllerin Savaşı esnasında öldürülmüş. Sonradan 4. Edward’ın iki oğlu 1483’te kaybolmuşlar. 1674’te iki iskelet bulunmuş ve 1933’teki inceleme esnasında bu iskeletlerin 10 ve 12 yaşındaki erkek çocuklara ait olduğu saptanmış yani kaybolan çocukların iskeletleri olduğu düşünülüyor.

İşte böyle bir sürü trajik hikaye de var burada. Eh hükmetmek kolay değil; kendi içinde bazı riskler ve tehlikeler de barındırıyor elbet.

Bu arada içeri girmeden hemen duvarların dışında gösteri olarak okçuluk yarışları var. İçeride de Yeomen Warders (çiftçi süvari gardiyanlar) denen özel kıyafetli muhafızlar var. İlk seyahatimde benim son durak noktam burasıydı ve bence güzel bir kapanış yapmışım.

Genel olarak burada yazmadığım aslında bir kaç kısım daha var kısa sürede gezdiğim. Ben şehirleri genelde yürüyerek keşfettiğim için bu alanları da gördüm ve çok beğendim. Açıkçası Londra pek çok alternatifi içinde barındıran çok kültürlü bir şehir, hatta o kadar çok seçenek var ki gez gez bitmez. Siz de kendi zevkinize göre nokta atışı yaparak pek çok yeri gezebilirsiniz.

Referanslar ve Detaylı Bilgi İçin:

www.parliament.uk
The Clink Prison
Shakespeare’s Globe
London Cycling Campaign
Tower Bridge
Golden Hinde

Hande Sönmezerler Sinan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan