Dönüşüm

Minik Kalpler (Hobbit Evi) | Balat

15 Ocak 2020

Yazı: Minik Kalpler (Hobbit Evi) | Balat | Yazan: Fatoş Şahin

Yaklaşık bir buçuk yıl önce hamak yogası eğitimi ile başlayan Balat günlerinin tekamül yolculuğumda bu kadar önemli bir katkı sağlayacağını bilemezdim. Balat bir çok kültürü bir arada barındıran, görmek isteyene o muhteşem fotoğraf görselleri dışında okul gibi bir semt.

Eğitim için gitmek istediğim Hara Yoga‘nın İstanbul Balat’ta olduğunu öğrendiğinde koçinin ilk tepkisi “Başka eğitim alacak yer bulamadın mı?” olmuştu. “Sen de gel hem görmüş hem de biraz dinlenmiş olursun” dedim. Sonuç; ilk egitime birlikte gittik.

Eğitim çok yoğun olduğundan Balat’ı ilk tanıyan Salih oldu.

Hatta sonraki bir buçuk yıl değişmez mekanlarımdan biri olan Cihat Abi ve oğlunun işlettiği küçük Kahve Cafe’yi ilk Salih tavsiye etti. İlk mezatıma onunla gittim. Her çeşitten çocukluğumuzun gazozlarının olduğu dükkanları onunla keşfettim. Balat’ı gözlemledi, sevdi, yüreği mutmain oldu.

Hamak yogası eğitiminden sonra yoga eğitimi de almalıyım ki hamak yogasını daha etkili hale getirebileyim düşüncem Balat sürecini uzattı, haftanın neredeyse 5 gününü Balat’da geçirmeye başlamıştım. Haftanın 2 günü, eğitim aralarında 3-4 saat boşluklar oluyordu, diğer üç gün en fazla 1 saat mola vardı. Bu arada Balat’ı keşfetmeye başlamıştım. Sokakta gördüğün insanlar, esnaf, sohbetler, tanışmalar…

Balat çok fakir bir mahalle idi. Genelde iki üç katlı, çok küçük, eski Rum evleri (hani binlerce insanın fotoğraflarını çektiği ancak içlerindeki yaşamdan bi’ haber olduğumuz evler) Bu evlerin her odasında bir aile yaşıyor; tuvaleti, banyoyu, mutfağı ortak kullanıyorlar. Bazı binalarda banyo ve tuvalet bir odaya dahil olduğundan tuvalet ihtiyacı için camiye giden insan sayısı hiç de azımsanacak gibi değil. Mahalleyi tanıdıkça tüm bunları duydukça gördüklerim, dokunduklarım içimi acıtmaya sorgulatmaya başladı.

Şu an öğrendiklerimle fıtratımın bildiği üzere kendimiz için şükretmekteydi kalbim ve dilim.

Arkadaşlarımın tabiri ile “battaniye montum” üzerimdeyken donduğumu hissettiğim bir gün, annesinin kucağındaki çıplak ayaklı bebeği görünce (dilenmiyordu anne, sadece başı önde yanımızdan geçiyordu bebeği ile).

“Allah’ım” dedim, “Ne yapabilirim? Nasıl dokunabilirim? Bana yol göster.”

Daha cümlem henüz bitmişti ki Rabbim aklıma Bursa’ya döndüğümde çevremden bir şeyler toparlayabileceğim fikirini düşürdü 🤲 Peki buradaki insanlara nasıl ulaşabilir, nasıl haberdar edebilirdim? Balat Mahallesi ya da Fatih Belediyesi’nde bu şekilde insanlara destek veren yerler var mıydı?

Minik Kalpler (Hobbit Evi)

Bu konu üzerinde araştırma yapmaya ve tanıştığım esnaf ile bu konuda konuşmaya başladım. Karşıma ilk olarak Minik Kalpler (Hobbit Evi olarak da bilinen yer) çıktı. Hobbit Evi, 10-15 metre taban alanı olan, 3 katlı, çocuklar için çorba yapıldığında, çocukların okul çıkışı uğrayıp kapısının önündeki çorbadanlıkta ne varsa yiyip evlerine en azından karınları doymuş olarak gittikleri, kitap okudukları, kapısının önündeki sandığa konan eşyalardan ihtiyacı olanları aldıkları bir yer.

İçimi resmen bir heyecan kapladı. Çorba yapmalıyım. Buradan başlayabilirim. Hareket bereket getirir; harekete geçmeliyim. Şöyle bir sorun vardı yoga evinde hayvansal gıdalar kullanılmıyordu dolayısıyla yapmayı planladığım tavuk suyu çorbayı nerede ve nasıl yapacaktım?

Aklıma bizim Kahve Cafe geldi; küçücük bir yerdir fakat kahvaltı ve öğlen yemeği çıkartıyorlar. Hemen gittim ve Cihat Abi’ye malzemeleri alsam tavuk suyu çorba yapıp yapamayacaklarını sordum. Cihat Abi malzemelerini al gel, kendin yap kızım ,dedi.

Öğlen servisi bittiğinde yapabilecektim. Hemen malzemeleri aldım ve çorbayı yaptım. Oh mis gibi kokan bol tavuk parçalı, limon yoğurt ve yumurta sarısı ile meyane yaptığım harika bir çorba olmuştu 😋 İşim bittiğinde borcumu sordum; “Ne borcu kızım, senin güzel düşüncende bizim de tuzumuz olsun” cevabı ile karşılaştım.

Çorbayı 2 büyük tencereye bölüp sevgili Sedef ile birlikte Hobbit Evi’ne götürüp çorbalığa döktük. Nasıl tarifsiz bir iç huzuruydu bu, hissettiğim hiçbir şeyle kıyas mukayese etmeyen.

Bu arada öğrendik ki Hobbit Evi’nin 3. katında minnacık bir mutfak vardı ve yemekleri orada yapabilirdik 😍

Birkaç gün sonra Sedef’le çocuklara fırında patates köfte yapmaya karar verdik; malzemelerimizi aldık Hobbit mutfağında mis gibi ve keyifle yemeğimizi yaptık. Mutluluk buydu. Bu mutluluğu katlamak nasıl mümkün olabilirdi?

Allah’ım Yaşar Abi’yi çıkardı karşıma, vesilesiyle de Deliler Kahvehanesi’ni 🤲

Bir sonraki yazımda Deliler Kahvehanesi ile tanışmaya hazır mısınız?

Fatoş Şahin

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

1 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 15 Ocak 2020 at 18:48

    Fatoşcum ne güzel bir yardımlaşmayı anlatmış, hepimize de aslında harekete geçmenin, birilerine dokunmanın o kadar da zor olmadığını göstermişsin. Yüreğine sağlık canım 🤗

  • Cevap Yaz