Genç Kalemler

Neredeyiz?

10 Ocak 2020

Yazı: Neredeyiz? | Yazan: İlayda Varol

Arkadaşımın daveti üzerine gittiğim gece kulübünde çok sıkıldığımdan dolayı eve dönmeye karar verdim. Deri ceketimi alıp, kimseye hoşça kal demeden dışarı attım kendimi. Berbat müzik başımı ağrıtmıştı. Hava çok soğuktu. Bu yüzden de taksi beklerken deri ceketime iyice sarılmıştım.

Yaklaşık yarım saat geçmiş olmalıydı. Uçlarını mora boyadığım siyah saçlarım yüzümü iyice sarmıştı. Gelen her taksi doluydu. Ben de beklemekten yorulup, aynı zamanda da sıkılıp ama en çok da üşüdüğüm için telefonumdaki “A…” uygulamasını açtım ki beni evime bırakabilecek bir şoför bulayım.

Benim bulunduğum yere en yakın şoför, Carol adında biraz yaşlıca bir kadındı. Korkutucu gözüküyordu ancak pek kafaya takmadım. Çünkü hızla esip gürleyen rüzgâra katlanamıyordum. Bir iki dakika bekledikten sonra siyah eski model bir araba durdu. Plakayı kontrol ettiğimdeyse evet, bu o ürkütücü kadındı. Bindim arabaya.

“Nereye?”

Bu soruya oldukça şaşırmıştım. Çünkü zaten uygulamaya evimin adresini yazmıştım. Şüphelendim. Adresi verip sessizliğe büründüm. Aynı onun gibi. Bir süre sonra içim geçmiş. Uyuyakalmışım. Uyandığımdaysa karanlıktan nerede olduğumu anlamadım ama çok emindim, evimde değildik.

“Affedersiniz hanımefendi. Uyuyakalmışım. Neredeyiz?”

“Hı. Hee, evinize gidiyoruz.”

“Burası benim evimin sokağı değil.”

“Kestirme yoldan gidiyorum.”

“Ama ben size uygulamadan çizmiştim yolu. O yolu kullanalım lütfen.”

O an o ürkütücü kadının sessizliğiyle beraber arabayı inceledim. Bir silahla karşılaşınca gözlerim büyüdü. Kadının kemerine takılı bir silah. Korkudan aklımı kaçırdım. Kırmızı ışıkta durduğundaysa kapının koluna asıldım. Çocuk kilidi aktifti. Korkudan ne yapmam gerektiğini bulamadım. Çok telaşlanmıştım. Etrafıma bakındım. Bu soğuk havada bile terlemeye başlamıştım.

Etrafa telaşlı telaşlı bakınırken çocuk kilidini kaldıran tuşu gördüm. Bir dahaki kırmızı ışıkta o tuşa basacaktım ve kaçacaktım.
Kadın üstünde bir yara olan elini kaldırıp direksiyonu sağa kırdı. Bir süre daha gittikten sonra kırmızı ışığa yakalandık.

Ya şimdi ya da hiç.

Bu tek şansım olabilirdi. Hızlıca tuşa basmak için elimi uzattım. Kadın elimi yakaladı. O an kafamdan aşağı kaynar sular boşaldı. Elim titremeye başladı. Tahmin ettiğim gibi, silahına uzandı. Çığlık atmaya başladım. O an yapabileceğim tek şey oydu.

“Yardım edin!”

Biri yardım haykırışlarımı duydu. Solumuzdaki kırmızı arabanın içindeki adamla göz göze geldik. Sonra adam cebinden telefonunu aldı. O sırada kadın susmamı yoksa ateş edeceğini ama katil olmak istemediğini söylüyordu. Gözümden korku yaşları akıyordu.

Soldaki arabadaki adam birileriyle hararetli hararetli konuşuyordu.

“Kadın şoför, kıza silah tutuyor. Ne olduğunu anlamadım ama iyi bir şey olmayacak. Adres…”

Tam adresi söylerken kadın da silahını indirmişti. Adamın dediklerini duymuş gibiydi. Kadın arabayı sürmeye başladı. Arabaları ve kuralları umursamıyordu. Ben de onun bana dediklerini.

“Yardım edin! Lütfen! Beni kaçırıyorlar!”

Kadın bağırışlarımdan bıkmıştı, hızlıca şehir dışına sürüyordu. En sonunda ormana girip durdu. Arkasını dönüp kolumu tuttu.

“Ne yapıyorsun? N’oluyor”

“Seni uyarmıştım küçük!”

Koluma bir iğne sapladı. Sonra ışıkları kapattı…

Kadın çok hızlı gidiyordu ancak en sonunda durdu. Çünkü polisler onu bulmuştu. Etrafı sarılmıştı. Carol silahını alıp ateş etmeye başladı ama en sonunda mermisi bitti. Sonra da onu yakaladılar.

“Bir kızı kaçırdığını söylediler. Arabaya bakın!”

Arka kapıyı açtılar ama arka koltukta hiç kimse yoktu. Sadece boş bir şırınga, koltuğun ortasında biraz kanla polislere bakıyordu.

İlayda Varol

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

1 Yorum

  • Cevapla Dilek Güler 24 Ocak 2020 at 10:55

    Merak uyandırmayı seviyorsun, okur da gizemi sever 🙂 Heyecanını kaybetmedikçe yazdıklarına kendin de şaşırabilirsin.

  • Cevap Yaz