Yıldız Tozu

Vazgeçtim

3 Şubat 2020

Öykü: Vazgeçtim | Yazan: Sıla Malik

Evlenince her şeyin değişeceğini düşünenlerdendim ben de. Sanki o imzalar atıldıktan sonra peri masalım başlayacaktı. Ama işler aynı çatının altına girince değişti. Başta her şey güzeldi. İki insanın birbirini sevdiğini fark ettiren bir ilişkiydi bizimki. Birbirine vakit ayıran ancak zaman da tanıyan, sınırları ve özgürlükleri bilen insanlardık. Hani derler ya ilişkide taraflar birbirlerinin dinlenme alanı olmalı diye öyleydik bana göre. Ama işler sonradan değişti.

Evlendik, aileler de evlendi bizimle.

Sen damatsın, sen gelinsin diye kalıplara sokulduk bir anda. Bunu bir yere kadar bekliyordum zaten. Aile olmak bunu gerektirirdi belki. Birlikte koca sofralar kurmak, bir araya gelmek, vakit geçirmek en büyük hayalimdi. Yalnız büyüyen bir çocuk olmanın getirdiği içimdeki ukdeydi. Ama hayatım boyunca bana eşlik edeceğini düşündüğüm insan elini ayağını çekti bu durumdan. Eve girdikten sonra iki kişi kalmış gibiydik.

Aile evine ziyarete gitmek yoktu. Beraber geçirilecek vakit yoktu. İşe gidip gelen, mutfakta zorla beraber yemek yiyen, aynı yatağı paylaşan iki yabancı gibiydik sanki.

Tanıdığım insan bu muydu?

Yoksa gerçek yüzünü şimdi mi göstermişti? Evlilik buysa bunca yıldır evli olan ailem bunu nasıl başarmıştı?

Hasret kaldığım şeyler çok ufak değerlerdi artık. Eve geldiğimde göreceğim gülen yüze, günün nasıl geçtiğine dair yapılan ufak sohbetlere, içten dokunuşlara ve samimi gülüşlere hasrettim.
Büyük umutlarla ve heyecanlarla dayayıp döşediğim eve artık sığamıyordum.

Yanlış olan neydi? Hatalı kimdi? Ya da ortada hata var mıydı?

Kendimi sebebini bilmediğim hâlde suçlu hissederken harap olduğumu zor fark ettim. Gözbebeklerimdeki ışık gittiğinde, saçlarım parlaklığını kaybettiğinde, yüzümdeki gülümseye yabancı kaldığımda fark ettim.

Canım yanıyordu ama ortada çözüm için çabalayan hiç kimse yoktu. Ben bile yoktum.

Bir geri adım attım ben de.

İçinde bulunduğum her durumdan geri adım attım. Fark ettim ki beyhude bir çabayla yürümeyecek bir gemiyi ittirmeye çalışıyordum. Olan bana oluyordu sadece.

Sonra, vazgeçtim.

Hayallerimdeki aileyi, sıcaklığı hissedemediğim, yarasına, sıkıntısına, mutluluğuna ve gününe ortak olamadığım eşimden vazgeçtim. Eşyalarını alırken içimdeki heyecanı bastıramadığım evimden vazgeçtim.

Her gece üzülmekten, kalbimde bir acıyla yaşamaya çalışmaktan vazgeçtim.

Kendim için, eşim için, doğmayan çocuklarım için vazgeçtim.

Herkes, her şeye rağmen mutlu olmayı hak ediyordu. Ve ben mutlu olabilmek için vazgeçilmesi gerektiğini çok geç öğrendim.

Sıla Malik

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan