İçimdeki Sesler

Gerilmiş Paket Lastiği

10 Mart 2020

Yazı: Gerilmiş Paket Lastiği | Yazan: Demet Uncu

“Gerilmiş bir paket lastiğini bıraktığınızda nasıl başa dönüyorsa yaşlandığınızda da başladığınız yere geri dönüyorsunuz aslında. Ölüm korkusu ile yaşama arzusu yan yana yürüyen iki arkadaş gibi.”
– S. Freud

Paket lastiği benzetmesine bayıldım ve ne kadar doğru bir tespit olduğunu düşündüm. Dün “İyi Yaş Alma” konulu bir seminere katıldım ve gerçekten nasıl iyi yaş alınabileceğini merak ederek bu seminere gittim. Geri dönüşümü olmayan; ömrümüzden geçen bu seneleri nasıl yaşadığımız, bizleri bekleyen o yaşlara ne gibi yatırımlar yaptığımız önemli bir konu bence. Bazen farkında olmadan vücudumuzu, ruhumuzu o kadar hoyratça kullanıyoruz ki sonradan çıkan rahatsızlıklarımıza bir türlü anlam veremiyoruz gerçekten.

Sahil Kasabası Hayali Kuranlar

Güney Kore’de erkeklerin 90, kadınların ise 85 yaşına kadar yaşayabildiklerini duymuş muydunuz? Ülkemizde ise ortalama yaş; erkekler de 75, kadınlar da ise 80. Derdim uzun yaşamak falan değil de sağlıklı yaşamak gerçekten.

İnsanlar yaş almaya başladıkça, kendi kabuklarına çekilip daha çok evlerinde yarattıkları konfor alanlarında, izole bir yaşam tarzını sürmeyi tercih ediyorlar. Tabii, tercih edilmeye bırakılışın üzerinde, emekli olanların ya da yaşlanmakta olan insanların “üretken” olamayacaklarına dair oluşan önyargının da büyük payı var. Oysa ki ölene kadar her daim üretken olmamız, hep bir şeylerle meşgul olmamız lazımmış. Hatta bu seminerde, çoğumuzun belki de hayali olan, sahil kasabasına yerleşenlerle ilgili de ilginç bir tespiti dinleme şansım oldu. Emekli olup, hayalini kurdukları yerlere yerleşen kişilerin zamanla depresyona girdiğini, alkol alma oranlarının arttığını ve mutsuz olmaya başladıklarını öğrendim. Yoğun iş hayatından sonra boş oturmanın ya da alışılan sosyal çevreden kopup, yeni bir yaşam kurmaya çalışılan yerde, benzer sosyal ilişkiler kuramamanın bunlara sebep olabileceği belirtildi. Bundan dolayı bu tür değişiklikleri yapmadan önce iyi bir planlama yapıp, bunları önceden düşünerek, hayata geçirmenin daha sağlıklı olacağı da söylendi.

Bu uyarı, benim için çok iyi oldu gerçekten; taş evlerle ile ilgili yazımda geçen hayalim için bana ışık tutacağını düşünüyorum çünkü.

Dans, Dans, Dans

Peki, yaş almaya devam ettikçe nelere özen göstermemiz gerekiyor sizce? Öncelikle, hayatımızdan hareketi hiç çıkarmayacağız. Günde en az 45 dakika -1 saat yürümenin bile bizleri nelerden koruduğuna inanamayacaksınız. O zaman sizlere “dans” diyeceğim. 💃🏼💃🏼💃🏼 Gerçekten dans etmenin beyin sağlığına önemli katkıları olduğunu, hatta grup içerisinde sosyalleşerek, dans etmenin bizlerin iyi yaş almasını sağlayacağını biliyor muydunuz?

Benim anladığım, yeni bir şeyler öğrenmenin, denemenin peşinde olacağız hep. Kendimize koyduğumuz sınırların farkına varıp neden olmasın diye hep kendimize soracağız. Bu durum, sizce de çok eğlenceli değil mi? İlgimizi çeken ve daha önce denemediğimiz yeni şeyleri yapabiliyor olmak… Şu teknoloji ile aramıza sınır koyabilmeyi de bir becerebilsek harika olur bence. 😉 Vaktimizin çoğunu bir ekranın önünde geçirerek, sanal alemlere dalmak yerine, yüz-yüze iletişimi istesek ve tercih etsek ne güzel olur değil mi?

Bir de az yemeğe dikkat edeceğiz. Evet, çoğumuzun belki de hiç hoşuna gitmeyecek bu durum ama öyle; günde 3 öğünler, yok ara öğünler meselesi çoktan raftan kalkmış. Özellikle Akdeniz tipi beslenmeye ağırlık vermemiz tavsiye edildi bizlere. Yani; bol bol yeşillikler, koyu mor, kırmızı, turuncu sebzeler, zeytinyağlılar, çiğ kuruyemişler, fasulye, bezelye, balık, yaban mersini gibi besinleri yemeyi tercih edeceğiz birlikte. Tabii, bunları keyifle yemek de çok önemli. Hiç mi arada kaçamak yapmayacağız? Tabii ki yapabiliriz… Özellikle tatlı krizleri yaşayan kadınlara bu sözüm 😉 Tamam kurallar, prosedürler kaosu önlemek, iç disiplini sağlamak için önemli ama bir yere kadar değil mi ? 🙈

En Kötü & En İyi Hissedilen Yaşlar

Avrupa’da yapılan bir bilimsel çalışma da dikkatimi çekti bu seminerde. Kendimizi en kötü hissettiğimiz yaş aralığı 35-55; yani kariyer, evlilik, çocuk sahibi olmak gibi durumlar ile boğuşulan yaşlar; en iyi hissettiğimiz yaşlar ise 55 yaş sonrası; yani daha tevekküllü, daha sakin ve kendimize yöneldiğimiz yaşlarmış. Bu durumun ülkemiz için geçerli olup olmadığı tartışılır tabii. Ama şu 55 yaş sonrası olayı hoşuma gitmedi değil; bu durumda “ikinci bahar”lar güzel yaşanıyor demek ki diye düşündüm 😁

Gönüllü yapılan her türlü işin, yardımseverliliğin, sanatla haşır neşir olmanın ve iyi uyumanın da iyi yaş alma ile çok yakından bağlantısı olduğunu da sizlerle paylaşmak isterim. Beyin sağlığı ve kalp sağlığının birbirleriyle ilintili olduğunu, biri iyiyse diğerinin de iyi olduğunu belirterek iyi yaş aldığınız süre boyunca her ikisine de çok iyi bakmanızı dilerim.

Sevgilerimle,
Demet Uncu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Hüseyin Küçükkelepçe 10 Mart 2020 at 15:57

    Bir önceki yazınız da hayalimi yazmıştınız. Bu yazınla da yıktınız. Selamlar…

    • Cevapla Demet Uncu 10 Mart 2020 at 16:19

      Hüseyin Bey, yok yok hayaliniz yıkılmasın. 😊 Benim halen devam ediyor. Sadece minik tiyolar aldım ve bunları sizlerle paylaşmak istedim. Hayalimizi gerçekleştireceğimiz yerle ilgili ufak, bir iki plan yapmak gerekiyor o kadar. Diğer söylediklerim zaten güzel yaş alabilmek ile ilgili 🙂 Her zaman umut var. Merak etmeyin 😊

  • Cevapla Hüseyin Küçükkelepçe 10 Mart 2020 at 16:55

    Bir an kendimi Knidos Antik Kenti’nin tiyatrosunu ev edinmiş bir alkolik olarak gördüm. Açıkçası biraz ürktüm. Sonum böyle mi olacak?.. Bir anlık kabustu geçti… Hayallerimizin gerçeğe dönüşmesi dileğiyle selamlar…

    • Cevapla Demet Uncu 10 Mart 2020 at 17:00

      😂😂👍

    Cevap Yaz