Ay Işığı Yolcusu

Kıldan İnce

24 Mart 2020

Yazı: Kıldan İnce | Yazan: Atakan Balcı

Kıldan ince kılavuz var etmiş Ulu Olan, dikkatle izleyelim diye. Dokunmaya gelmez, kanatır ellerini. Uzaklaşmaya gelmez, gözden yitiririz. Özenle izlemeli, gözden kaçırmamalı kıldan ince kılavuzu. Ama nasıl kaçırmayız? Nasıl izleriz? Nasıl tanırız usumuzda, yüreğimizde, çevremizde dolu bunca kalabalık arasında? Nasıl tanırız?

Baykuş-Karga Simgeleri

“Onları bağışla, çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar” demiş “Methedilmiş Olan” Yaradan’a.

Bilmiyorlar, anlamıyorlar, kendilerini kurtarmak için adımlarını kanatmış, kanatlarını yaralarla bezemiş olanın baykuş bilgeliğini göremiyorlar (ki “bay” sözcüğü “zengin, soylu” demektir) ve kargışlamayı (kargış: beddua) anımsatan “karga” olarak duyuruyorlar ışığı. Işık ve karanlığı ayırt edemiyorlar. Karanlığı aydınlık, aydınlığı karanlık var sayıp kendi ilençli1 çamurlarına sarılıyorlar “Işık, ışık…” diye diye.

Methedilen, baykuş, karga, mecaz, mecaz, mecaz bir yanda ve ilençli çamurlarını her yana saçan yığın tüm o bilmezlikle yüklü bilmişliğiyle gerçek aydınlığa karanlıklar çalmada diğer yanda.

Kimdi methedilen gerçekte?
Baykuş aslında kimdi?
Karga aslında ne kadar zekiydi?

Bir yandan mecazlarını övdüklerini gerçekliklerinde ağulu2 çamurlarına bulamaya çalışan yığındır yaşamı çekilmez kılan.

Haklı olmak / Haklı Çıkmak

Kıldan ince kılavuz var etmiş Ulu Olan, dikkatle izleyelim diye. Bazen bir kuşun kanat çırpışında, bazen kirli görünen aslı tertemiz toprağa adım atışımızda, bazen gökyüzünde savrulan bir bulutun göğsünde, bazen çirkin görüp iğrendiğimiz bir böceğin ters dönmüş mazlumluğunda görünür “yüceltilmiş olan” ders. Fakat yığın hâlâ adların, etiketlerin ardındadır ve hepsinden önemlisi de “haklı çıkma”nın.

Işığı Örtmek

Evet, siz haklısınız; yere batsın ki ilençli çamurunuz siz haklısınız. O kadar haklısınız, o kadar haklısınız ki hiçbiriniz çevrenizdeki dersleri göremezsiniz gerçekten ve hiçbir fikriniz, bilginiz olmayan mecazları anlatırsınız ancak ezberden.

Yere batasıca haklılığınız yüzünden hijyenik “kolonyalı mendil”ler kalkar piyasadan ve hiçbir işe yaramayan ıslak mendillerle dolar her yer örneğin ve sonra hepimiz çok ararız o yitirilmiş temizliği üst üste gelen felaketlerde.

O kadar haklısınız ki, “sosyalleşmeyin” denilen düzende Bangladeş’te, bilmem nerede binler sokakta topluca duaya çıkıp bir de Yaradan’ı bahane edersiniz utanmadan suçunuza, kabahatinize.

Gözleriniz görür belki ya da görmez, bilemem ama içinizdeki ışığın, Ulu Olan’dan gelen ışığın üstünü, Işığın Gerçek Efendisi’nden gelen ışığın üstünü ne ile örttüyseniz, algınızı da kaplamıştır tamamen o örtü, görmezsiniz, göremezsiniz.

Kendini Yaradan’a şirk koşanlar başkalarını müşrik ilan ederler ya, ne traji-komik!

Sevi ve ışık ile!…
 
 
Atakan Balcı
 
 

Açıklamalar:

1. İlenç: Beddua, kargış ⇡⇡⇡
2. Ağu: Zehir – Zakkum Ağacı ⇡⇡⇡

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz