Biraz Kitap

Altın Volkanı

14 Nisan 2020

Kitap: Altın Volkanı | Yazar: Jules Verne | Yorumlayan: Hülya Erarslan


Altın Volkanı | Jules Verne

Çocuk gibi Jules Verne kitapları okuyorum. Ama ne yapayım, çok keyif alıyorum. Çocukken okumamıştım. Hoş, çocukken okumuş olsam bile yine okurdum herhalde.

Daha önce okuyup burada bahsettiğim Jules Verne kitapları:

Bkz: Denizler Altında 20 Bin Fersah
Bkz: Esrarlı Ada

Altın Volkanı

“Altın Volkanı” kitabında kendilerine altın madeni kalan iki kuzenin maceralarını okuyoruz.

Dayınızdan size altın madeni miras kaldığını hayal edebiliyor musunuz? Ben Mısır’daki dededen miras kalmasını biraz hayal edebiliyorum, kulak aşinalığı var neticede. Ama dayıdan altın madeni miras kalması bende yok.

Buradaki iki kuzenin de hali vakti yerinde, madencilikle uğraşmaya gönülleri yok. Satacaklar madeni ama ederinin ne olduğunu bilmiyorlar. (Hangimiz biliyoruz ki?) Madeni yerinde görmeye karar veriyorlar. Bunun için aylar sürecek bir yolculuğu göze alıyorlar.

Kanada

Montreal’de yaşıyor kuzenler. (Kanada)

Kitaba göre Kanadalılar çok çocuklu oluyormuş: “…çocuk sayıları çoğunlukla iki düzineyi aşan kalabalık Kanadalı aileler…”

Kanada’ya dair başka bilgi ve öngörüler de yer alıyor kitapta: “…buraların en önemli kereste kaynağı olan kente, dünyanın merkezinde olma iddiası aşağı yukarı kanıtlanmış olan, Dominion’un başkenti Ottowa’ya vardı.”

Dünyanın merkezinde mi?

“…can sıkıcı demeyelim de fazlasıyla talepkar olan Kanada gümrüğü ile işleri yoluna koymak gerekiyordu.”

Talepkar gümrük 🙂

Altına Hücum

O dönem (1800’lü yılların sonu, 1900’lü yılların başı) altına hücum var. Bu uğurda insanlar sersefil kalabiliyor.

Kuzenlerden biri (Summy Skin) madeni satalım kurtulalım kafasında. Ona göre madencilik sefalet demek. Diğer kuzen (Ben Raddle) ise belki işletiriz diye düşünüyor.

“Kuzey Amerika’da hiç de az olmayan sıradışı, fakat tamamen tesadüflere bağlı fırsatlardan, özellikle de toprağın mineral zenginliklerinden yararlanarak zengin, çok zengin olmakta gözü vardı. Gould’un, Astor’un, Vanderbildt’in, Rockefeller’ın ve diğer pek çoğunun milyarları bulan efsanevi servetleri kafasını meşgul ediyordu.”

Macera

Altın madenine ulaşma serüvenleri yetmezmiş gibi madende yaşadıkları ve sonrası da ayrı macera.

Summy Skin, satalım gitsin, bitse de gitsek modunda hep. Hiç memnun değil orada olmaktan. Onun rahatsızlığı okurken bana da geçti. Ben de böyle bir yerden gitmeyi kafama koyunca orada bulunduğum her an hafakanlar basar bana.

Rüyalarımda da böyle şeyler görüyorum. Rüyamda hazırlanmışım, tam evden çıkacağım, bir şey unuttuğumu fark edip geri dönüyorum, alıyorum unuttuğum şeyi, tam çıkacağım, yine bir şey için geri dönmem gerekiyor, geri dön, al, tam çıkacakken yine geri dön… Böyle bir rüya. Pardon rüya demişim, kabus.

Sadık Yardımcı

Jules Verne’nin –şimdiye kadar okuduğum- kitaplarında ana karakterin hep sadık bir yardımcısı oluyor. Burada da var.

Bir de ana karakter hep erkek. Şimdiye kadar okuduklarımda bunu gözlemledim. Okumaya devam.

Saygılarımla,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan