Satır Arası

Çocukluk

24 Nisan 2020

Yazı: Çocukluk | Yazan: Nalan Erpolat

Bu hafta, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı‘nın 100. yılını kutladık. Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından çocuklara armağan edilen bu bayram, 100 yıldır “bugünün küçükleri, yarının büyükleri” çocuklara verilen önemin en güzel ve en ciddi temsilidir.

Ülkemizde psikoloji alanında en etkili isimlerinden biri olan Doğan Cüceloğlu’nun çocukluk için söylediği çok güzel bir sözü vardır:

“Bir insanın anavatanı çocukluğudur.”

Az sözcükle çok şey anlatır bu cümle. Çocukluğunu gereğince yaşayamamış olan insan hep gurbette gibidir. Kendini, özünü bilemez; gerçek potansiyelini ortaya çıkaramaz. Çocukluk insan hayatının en önemli dönemidir.

17. yüzyılda yaşamış önemli bir gelişim kuramcısı olan John Locke da çocuklar için “Tabula Rasa” ifadesini kullanarak tarihe geçmiştir. Çocukların zihnini boş bir levhaya benzetmiştir. Bomboş olan bir levhaya ne yazılır ya da yazdırılsa çocukların o şekilde büyüyeceğini söylemiştir. Zihin, davranışlar üzerinde çok etkin olduğundan çocukların davranışlarına yön verebilmek yaşam şartlarının ve yetiştirme tarzlarının etkisindedir.

Bireylerin çocukluklarını gereğince yaşamaları, bomboş ve tertemiz bir tabela iken güzel mesajlar veren, insanlığa ışık olan kişiler haline gelebilmeleri yetişkinlerin çabaları ve sabırlarıyla mümkün olabilir.

Etrafında çocuk olan tüm yetişkinlerin -anne, baba, hala, teyze, amca, dayı, anneanne, babaanne, dedelerin (bizim içinde yaşadığımız kültürde hepsi çocuklar üzerinde çok etkililerdir)- fark etmeleri gereken noktalar vardır.

Davranış ve Kişilik

Çocukları yetiştirirken, onların davranışlarına yön vermek ya da şekil vermek gerekir ama bunu yaparken asla kişilik özelliklerine müdahalede bulunulmamalıdır. Belki kimse bunu isteyerek yapmaz ama bazı cümlelerde, satır arasında, farkında olmadan kişiliğe müdahale olabilir.

Çocuğun herhangi bir ortamdaki yanlış bir davranışı eleştirilirken sadece davranış eleştirilmelidir. Mesela misafir olduğu bir ortamda gitmemesi gereken bir odaya gitti. Bunun doğrusu anlatılırken, “Ne kadar meraklısın!” cümlesi yerine; “O odaya gitmen doğru değildi, ev sahibinden izin almadan başka odaya gitmemelisin” şeklinde açıklama yapılmalıdır.

Meraklı olmak, bir kişilik özelliğidir ve asla eleştirilecek bir özellik değildir. Meraklı olmak özelliğinin doğru yönlendirilmesi ile çocuk yeni şeyler araştırır ve öğrenir. Yanlış olan davranış, merak özelliği ile ilişkilendirildiğinde, çocuğun öğrenme potansiyeli örselenir. Çocuklarla iletişimin en önemli noktalarından biri budur aslında.

Çocular Acımasız Olur!!!

Çocuklarla ilgili bu genelleme çok rahatsız edici ve yargılayıcıdır. Çocuklara “acımasızlık” etiketini yapıştırmak en büyük acımasızlıktır. Çocuklar acımasız değil, açık sözlüdür çünkü yüreklerinde kötülük yoktur. Empati de öğrenilen bir özellik olduğundan, açık sözlülüğün acımasızlığa dönüşmemesi empatinin yani duyguların öğretilmesi ile mümkün olur. Bu da çocukların değil, çevrelerindeki yetişkinlerin sorumluluğundadır. Sabırla bunları öğretmek yerine çocukların gözünde acımasızlığın meşrulaştırılması gelecek nesillere yapılacak en büyük haksızlıklardan biridir.

Çocuklara Örnek Olmak

Psikolojide “rol model olmak” kavramı, halk arasında örnek olmak olarak adlandırılır. Tabii ki çevresindeki büyüklerin başkalarına karşı davranışları çocuklar için çok önemlidir ama daha önemlisi çocuğun kendisine nasıl davranıldığıdır.

Hoşgörü ile yetiştirilen çocuk sabrı öğrenir. Desteklenmişse, kendine güvenir. Beğenilirse, başkalarının başarılarına haset duymaz ve her başarıyı takdir eder. Huzurlu bir ortamda mutlu olmayı, sevilerek de sevmeyi öğrenir.

Mutlu yarınlar güzel bir dünya ile; güzel bir dünya, iyi insanlarla; iyi insanlar şimdiki çocukların sabırla ve dikkatle büyütülmesi ile mümkündür.

Güzel insanlarla kutlayacağımız nice güzel çocuk bayramları olsun.
Tüm çocukların ve içindeki çocuğu yaşatma gayretinde olan herkesin çocuk bayramı kutlu olsun.

Sevgilerimle,
Nalan Erpolat

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan