Öteki Meseleler

Evdeyim Okuyorum

2 Nisan 2020

Yazı: Evdeyim Okuyorum | Yazan: Hakan Özbek

İnsanlık olarak yaşadığımız bunca utanç verici tecrübeye rağmen faşizm her an kafasını kaldırmaya hazır bir şekilde bekliyor. Bugünlerde tüm dünya ortak bir sağlık sorununa çözüm bulmaya, engellemeye odaklanmışken, popülist söylemler almış başını gidiyor.

Yakın zamana kadar Avrupa’nın en önemli gündem maddesi mültecilerdi.

Türkiye’nin milyonlarca mülteciye kapılarını açması çok tartışıldı. Bu süreci empati kurarak geçiren insanlar kadar, fütursuzca eleştiren ve söylemlerinde aşırıya kaçan pek çok insan oldu. Ancak son dönemde mültecilerin yeniden Avrupa’ya yönelmesi bu durumu değiştirdi. İnsanlar büyük umutlarla Avrupa’ya ilerlerken, Yunanistan sınırında bu umutlar suya düştü. Hem sosyal medyada hem de haberlerde bu mülteci görüntüleri çokça konuşuldu. Mültecilerin Türkiye’de bulunduğu süreçte mülteci karşıtı söylemlerde bulunanlar, bu kez Avrupa’yı mülteci karşıtlığıyla suçlamaya başladı.

Şimdi ise gündemimiz mülteciler değil.

Tüm ülkeler Çin’de ortaya çıkan ve ardından global bir sorun haline gelen yeni koronavirüsü tartışıyor. İşin ucunda herkesi etkileme potansiyeline sahip bir sağlık sorunu olduğunda insan haliyle çok daha yapıcı tepkiler bekliyor ancak yok.

Çok az geçmişe gidelim. Çin’de salgın dalga dalga büyürken Türkiye’de bazı kesimler, bu virüsün Çin’in Uygurlar’a uyguladığı zülumden dolayı Allah tarafından gönderilen bir ceza olduğunu iddia etmeye başlamışlardı. Hatta bazıları iddialarında o kadar emindi ki bu virüsün Müslümanları etkilemeyeceğini bile söylüyorlardı.

Gelgelelim virüs salgını maalesef Türkiye’yi de es geçmedi. Büyük oranla Müslüman bir nüfusa sahip ülkede bu virüs hızla yayılıyor. Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre virüs Avrupa ve umre ziyareti sebebiyle Suudi Arabistan’a giden insanlar aracılığıyla ülkeye girmiş durumda.

Bu süreçte popülist söylemlerde bulunan ve Müslümanlık üzerinden dışlayıcı bir dil kullanmaktan çekinmeyen kesim, sorun bir İslam ülkesiyle yaşanan politik bir durum olduğunda dini söylemleri bir kenara bırakıp ırk üzerinden yeni söylemler üretiyor. Popülist olarak tanımlanan bu yaklaşımlar aslında tam olarak faşizmin günümüz versiyonu.

Faşizmi nasıl yeneriz?

Dünya değişiyor. Hastalıklar, teknolojiler, iş yapış şekilleri, kültürler ve çok daha fazlası bu değişimden payını alıyor. Tüm bu değişimler haliyle fikirlere de yansıyor. Son yıllarda Avrupa’da merkezde yer alan partiler oy kaybederken, çizginin sağında ve solunda yer alan partilerin yükselişe geçtiği görülüyor. Özellikle toplumların sıkıştığı, kendini çıkmazda bulduğu zamanlarda ortaya çıkan bazı hareketler popülist söylemlerle insanları etkilemeyi başarıyor.

Yakın zamanda mülteci karşıtlığı, bugün yeni koronavirüs, yarın bambaşka bir şey…

Rob Riemen, “Çağa Karşı Koymak” kitabında faşizmin dününe, bugününe dair tespitlerini paylaşıyor ve yarın bu hayaletin zihinlerde yer almaması için insanları okumaya ve araştırmaya davet ediyor. Çünkü insan onca acılara rağmen hâlâ kendini geliştiremedi, hümanizmi tam anlamıyla kabullenemedi. Faşizme şiddetle karşı duruyor ancak bir o kadar da el üstünde tutuyoruz.

Bugünlerde evlerimizde vakit geçirirken, kendi düşüncelerimizle yüzleşmek için Çağa Karşı Koymak gibi kısa bir kitabı okumaya mutlaka vakit ayırılmalı.

Bir önerim daha olacak; Ta-Nehisi Coates’in “Dünyayla Benim Aramda” kitabı. Mektup türünde olan bu eserde Coates, ABD’de siyah olmanın ne demek olduğunu, gettoları öyle iyi anlatıyor ki… Siyah olmaktan başlayıp, “siyah olarak kabul edilenlerin” hayatlarına sizi ortak ediyor.

#EvdeyimOkuyorum

OKUYAY Platformu, yeni koronavirüs ile mücadele edilen bugünlerde #evdeyimokuyorum hashtagiyle okuma kültürünü yaymak için bir farkındalık çalışması başlattı ve okurlardan destek bekliyor.

Platformdan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“OKUYAY Platformu olarak biz de bu dönemi, okumayı yaygınlaştırmak için yaptığımız çalışmalar adına bir farkındalık kampanyası düzenleyerek değerlendirmeyi planlıyoruz. Kampanya dahilinde medya paylaşımlarımızı kişilerin evde geçireceği süreyi kitap okumak için bir fırsat olarak görmelerini sağlayacak fikir ve içeriklerle destekleyeceğiz. Ebeveynlerin çocuklarıyla kitap okumasına dair paylaşımlarımızı çeşitli okuma ve etkinlik önerileriyle zenginleştireceğiz. Kitap okuma potansiyeli taşıyan veya daha önce okuyan ama bu alışkanlığı körelmiş yetişkinlere yönelik önerilerimiz de olacak. Bu içeriklerin daha etkin olabilmesi ve yayılabilmesi için paylaşımlarımızda zaman zaman etkileşimli kurgular yapacağız. (Fotoğraf paylaşma, kitap listesi önerme, kitap oyunları vb.)

Sosyal medya kanallarımızdan yapacağımız paylaşımlarda #evdeyimokuyorum etiketi başta olmak üzere okuma hakkında farklı etiketler de kullanacağız. Okuma kültürünü yaymak için değerli çalışmalara imza atan sizlerin de bu farkındalık çalışmasında bize destek olmanızı rica ediyoruz. Sosyal medya hesaplarından yaptığımız paylaşım ve etiketleri kullanarak bu farkındalığı yaygınlaştırmada sağlayacağınız katkı hepimiz adına büyük önem taşıyor. Gelin hep beraber bu krizi sağlıklı bir toplum için büyük önem taşıyan okuma kültürünü yaygınlaştırmak ve katkımızı daha etkin kılmak adına hepimiz için bir fırsata çevirelim.

Kitap En İyi Arkadaş!”

Öyleyse siz de bol bol okumalar yaptığınız bu günlerde, paylaşımlarınızda #evdeyimokuyorum hashtagiyle OKUYAY Platformu‘nun bu çalışmasına destek verebilirsiniz.

Hakan Özbek

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan