Öteki Meseleler

Farkına Vardıklarımız

16 Nisan 2020

Yazı: Farkına Vardıklarımız | Yazan: Hakan Özbek

Evimizdeyiz. Zorunluluktan evlerimize döndük, kapılarımızı kilitledik, oturuyoruz. Sürekli kaçmak için yer aradığımız, bir türlü barışamadığımız, hatta içten içe de barışmak istemediğimiz evlerimizde vakit geçirmeye çalışıyoruz.

Levent Tülek, Pitbull kitabının yayımlanmasının ardından ilk söyleşisinde, “İnsanlar yaşadıkları binaya benzerler. Estetik değil mesele, barınma. Bütün insanlar, gençler, çocuklar birbirine benzemeye başladı. Tıpkı kentsel dönüşümle birbirinin aynısı olan mahalleler, binalar gibi” demişti.

Bu günlerde eski yazıları, söyleşileri okurken bu sözleri düşündüm yine.

Bir olumsuzluğun içinde olumlu şeyler de oluyor. Şimdilerde kendimizi karantinaya almışken, hayatımızı gözden geçirmeye başladık. Kendimizi sorguluyoruz ister istemez, ilişkilerimizi, yaşayışımızı…

Eve dönüş başka dönüşümleri de beraberinde getiriyor.

Çok basit gelecek size belki ama bir çoğumuz muhtemelen hayatında ilk kez ekmek yapmayı denedi, kendi ürettiği şeyin tadına baktı ve satın aldığı ekmekten çok daha lezzetli olduğunu keşfetti. Bazılarımız bir süre sonra televizyonun, bilgisayarın veya telefonun ekranından kafasını ayırdı ve yanındaki insanın ne yaptığını izlemeye başladı.

Havalar ısınıyor. Bizler evlerimizde otururken, ruhlarımız kapüşonlularını giymiş sokakları arşınlıyor. Hayallerimizi sokaklara indirmeye başladık. Sonu gelmez isteklerimizi törpülerken, bazı isteklerimizin ne kadar da lüzumsuz olduğunu fark ettik. Olmasa da olurlarımız arttı. Yarın yeniden sokağa çıktığımızda etrafımızı daha fazla göreceğiz belki de.

Apartmandaki mutsuzluk

Bir apartman dairesinde, bir rezidansta ya da ona benzer bir yerdesiniz ancak hayallerimiz doğal bir izolasyon istiyor. En azından kaygılanmadan bahçeye çıkabilmeyi hayal ediyor ancak kafamızı kaldırıp sokaklara baktığımızda bunun mümkün olmadığını görüyoruz. Belki de bunun için bugünlerde pek çok kişi Ege’de, Karadeniz’de ya da Akdeniz’de bir sahil kasabasında yaşamanın hayalini kuruyor.

Bugün kısıtlı imkanlarla, belki de sırf vakit geçirmek için üretmeye başladık. Evimizde üretiyoruz, evimizde tüketiyoruz. Üretebileceğimiz daha büyük bir alanın hayalini kuruyoruz.

Ürettikçe de fark ediyoruz ki aslında kendimize yetmek, kendimizle barışmak için yeterli. Saksılardan kurtulup gerçekten toprağa dokunacağımız an, çok mutlu olacağız.

Çünkü artık hepimiz biliyoruz, “Bizler apartmanlara sığmıyoruz.”

Kitap önerisi

Bu günlerde, en sevdiğiniz koltuğunuza uzanıp güzel kitaplar okumayı da ihmal etmeyin.

Ve henüz okumadıysanız Kálmán Mikszáth’ın “Aziz Petrus’un Şemsiyesi” romanı ile Macar edebiyatına adım atabilirsiniz.

Hakan Özbek

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan