Başucumda Kitap

Fatih-Harbiye

24 Nisan 2020

Kitap: Fatih-Harbiye | Yazar: Peyami Safa | Yorumlayan: Kübra Mısırlı Keskin


Fatih-Harbiye | Peyami Safa

Fatih-Harbiye | Konu

Darülelhan’da müzik eğitimi alan Neriman ile Şinasi çocukluktan beri arkadaştırlar. Aileleri ve çevreleri onları birbirine çok yakıştırmaktadır. Birbirlerinden hemen hemen hiç ayrı zaman geçirmeyen Şinasi ve Neriman da bu durumdan etkilenmektedir.

Neriman doğduğu semt olan Fatih’i hiç sevmemektedir. Çünkü Fatih Doğu demektir Neriman’ın gözünde ve onun istediği hayat bu değildir. Bir gün okuldaki arkadaşları aracılığıyla Macit isimli bir gençle tanışır ve ondan çok etkilenir. Macit hem yakışıklıdır hem de Neriman için Batı demek olan Harbiye’de yaşamaktadır. Bir kaç defa Macit’le görüşen Neriman, Şinasi’den uzaklaşmaya başlar. Şinasi, her ne kadar inanmak istemese de Neriman’ın eskisi gibi olmadığı konusunda haklı olduğunu bilmektedir.

Bir gün okul çıkışında Şinasi’ye arkadaşına gideceğini söyleyen Neriman yolu değilken tramvaya biner ve bunu Şinasi görür. Kendisine neden yalan söylediğini düşünmeye başlayan Şinasi bir süre Neriman’la karşılaşmamaya özen gösterir. Neriman bu duruma bir anlam veremez. Bir kaç kez Şinasi’ye sorsa da bir cevap alamaz ama bunu pek sorun etmez.

Macit, Neriman’ı baloya davet eder.

Neriman kabul eder ancak önce babasından izin alması gerekir. Babasına konuyu açar, babası da Şinasi ile gitmesi şartıyla kabul eder. Neriman’ın bu balo için yeni elbise ve ayakkabıya ihtiyacı vardır. Babasına konuyu açar. Babası her ne kadar maddi durumu kötü olsa da çaresine bakacağını söyler.

Neriman’ın son zamanlardaki halini beğenmeyen babası Faiz Bey kızıyla konuşur ve ondan Şinasi ile evlenmesini ister. Neriman bunu yapacağını ama biraz zamana ihtiyacı olduğunu söyler. Hâlâ hayatı hakkında bir karar veremeyen Neriman böylece zaman kazanmak istemektedir.

Balo hazırlıkları için dayısının kızlarının yanına gider Neriman. Çünkü onlar bu tür davetlere alışıktırlar ve Neriman onlardan yardım alabileceğini düşünür. Oraya gittiğinde yaşlı bir Rus kadınla karşılaşır. Kadın ağlamaktan harap düşmüş bir haldedir. Bu kadın, dayısının kızlarını çok etkiler ve kadının hikayesini Neriman’a anlatırlar.

Hikayeden çok etkilenen Neriman bunun bir işaret olduğunu düşünerek baloya gitmekten ve Macit’le kurduğu hayallerinden vazgeçer. Eve dönerek babasına, baloya gitmeyeceğini ve Şinasi ile hemen evleneceğini söyler.

Fatih-Harbiye | Yorum

Modern hayat ile geleneksel hayatın kıyaslaması olarak kaleme alınmış Fatih-Harbiye. 1930’lu yılların Türkiye’sinde modern hayata özenen, geleneksel bir aile yapısında yetişmiş Neriman’ın, olduğu ile olmak istediği arasındaki bocalamaları…

Romanda, Doğu ve Batı’yı iki erkek karakter üzerinden oldukça ustaca kurgulamış yazar. Şinasi’nin yaşam tarzı ve yetiştiği muhit onu Şark olarak nitelendirirken, Macit’i ise tam tersi Garp olarak nitelendirmiş. Batı maddeciliğe önem verirken, doğu maneviyatı simgelemiş Peyami Safa’nın satırlarında.

Bulunduğu hayattan memnun olmayan bir kadın portresi olarak çizilen Neriman çok da uzağımızda değil. Sahip olduklarından ziyade olmadıklarıyla hayatı tartan mutsuz insan etrafımızda oldukça fazla maalesef. Her şeyi maddeleştiren bir dönemdeyiz ki bu da insani yanlarımızı fazlaca örseliyor. Tabi ki herkesi aynı kefeye koymak yanlış olur ama genele vurunca sayılar pek de az değil. 1930’lar çok gerilerde kalsa da bazı durumlar değişmemiş gibi görünüyor.

Faiz Bey oldukça otoriter bir baba figürü olmasına karşın içi son derece naif. Kızına karşı sert de olsa, istediği her şeyi bir şekilde yapmaya gayret eden bir baba. Aslında Türk toplumunun kafasındaki baba figürü demek, Faiz Bey için yanlış olmaz sanırım.

Batılılaşma kavramını oldukça yanlış anlayan bir gençliği yansıtan yazarın varmak istediği nokta oldukça önemli bana kalırsa. Kendi kültüründen uzaklaşmadan, modern hayatın gerekliliklerini almak yolun doğru kısmı olsa gerek. Ne Batı’ya sırtını dönmeli ne de yetiştiğin kültürü ayaklar altına almalı yani.

Kitap tabiri caizse klasik bir Türk filmi tadında.

Başından sonunu tahmin etmek hiç de zor değil. Ama belleğinizde güzel bir tat bırakıyor anlatımı. Yazıldığı dönem gereği oldukça fazla eski kelime barındırıyor ama sayfa sonlarındaki açıklamalar kitabı akıcı hale getiriyor. Demem o ki eski kelimeler gözünüzü korkutmasın 🙂

Son zamanlarda Türk klasiklerine ağırlık verdim. O nedenle de iki haftadır bu tür kitaplardan bahsetmeye çalışıyorum elimden geldiğince. Aslında hepinizin bir şekilde tanıştığınızı düşündüğüm çok önemli kalemler bunlar. Buradan görüp tekrar hatırlamanıza vesile olabilmeyi istedim.

Uzun zamandır görmediğiniz ama tanışıklığınız eskiye dayanan bir dostla karşılaşma anı kadar sıcak bir his benim için bazı yazarları okumak. Peyami Safa da bunlar arasında. Sizlere de ufak bir karşılaşma yaşatmak isterim.

Ne dersiniz sizinde sırada ki kitabınız bir Türk klasiği olsun mu?

Yazar Hakkında

2 Nisan 1899’da İstanbul’da doğdu. Meşhur şair İsmail Safa’nın oğludur. Düzenli bir eğitim görmedi. 13 yaşında hayata atıldı. Posta Telgraf Nezareti’nde çalıştı. Öğretmenlik ve gazetecilik yaptı. Server Bedii takma adıyla yazdığı “Cingöz Recai” isimli polisiye dizi romanları büyük ilgi gördü.

Kardeşi İlhami ile Yirminci Asır adlı bir akşam gazetesi çıkardı. 5 Haziran 1961 yılında yaşamını yitirdi. Öldüğü zaman Son Havadis gazetesi başyazarı idi.

Kitapları

Roman:

• Şimşek (1923)
• Sözde Kızlar (1923)
• Mahşer (1924)
• Bir Akşamdı (1924)
• Süngülerin Gölgesinde (1924)
• Bir Genç Kız Kalbinin Cürmü (1925)
• Canan (1925)
• Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930)
• Fatih-Harbiye (1931)
• Attila (1931)
• Bir Tereddüdün Romanı (1933)
• Matmazel Noraliya’nın Koltuğu (1949)
• Yalnızız (1951)
• Bir İnsanlar (1959)

Öykü:

• Hikayeler ( Halil Açıkgöz derledi) (1980)

Oyun:

• Gün Doğuyor (1932)

İnceleme – Denemeler:

• Türk İnkılabına Bakışlar (1938)
• Büyük Avrupa Anketi (1938)
• Felsefi Buhran (1939)
• Millet ve İnsan (1943)
• Mahutlar (1959)
• Mistisizm (1961)
• Nasyonalizm (1961)
• Sosyalizm (1961)
• Doğu-Batı Sentezi (1963)
• Sanat-Edebiyat-Tenkid (1970)
• Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca (1970)
• Sosyalizm-Marksizim-Komünizm (1971)
• Din-İnkılap-İrtica (1971)
• Kadın-Aşk-Aile (1973)
• Yazarlar-Sanat-çılar-Meşhurlar (1976)
• Eğitim-Gençlik-Üniversite (1976)
• 20. Asır-Avrupa ve Biz (1976)

Ders Kitapları:

• Cumhuriyet Mekteplerine Millet Alfabesi (1929)
• Cumhuriyet Mekteplerine Alfabe (1929)
• Cumhuriyet Mekteplerine Kıraat (1929)
• Yeni Talebe Mektupları (1930)
• Büyük Mektup Nümuneleri (1932)
• Türk Grameri (1941)
• Dil Bilgisi (1942)
• Fransız Grameri (1942)
• Türkçe İzahlı Fransız Grameri (1948)

Keyifli okumalar.

Kübra Mısırlı Keskin

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan