İnce Mevzu

Hayallerim, Aşkım ve Ben

30 Nisan 2020

Yazı: Hayallerim, Aşkım ve Ben | Yazan: Seda Çağlayan

Biraz önce bir telefon konuşması yaptım. Tam da size yazmak üzere klavye başına geçmişken çaldı telefon. Ardından bir tane daha yaptım. Aklımda bin türlü şey belirdi, ilham perisi geldi omzuma kondu. Arkadan da Yıldız “Ne yapsan ayrılamam senden asla” diyerek kafamı karıştırıyor şu an ama toparlayacağım; başlayalım hadi.

Yeniden başla!

Şimdi, lafı hiç dolandırmadan giriyorum konuya. Lütfen bir yoklayın zihninizi, ruhunuzu. Ne zamandır hayal kurmuyorsunuz? Ama gerçekten! Gerçekten hayal olabilecek şeylerden bahsediyorum. Ütopik şeylerden. Yani şu an içinde bulunduğumuz yokluktan kaynaklanan ufak çaplı hayallerden bahsetmiyorum. Boğaza gidip rakı içmek ya da uçağa atlayıp Avrupa’ya, Amerika’ya gitmek kadar basit şeylerden bahsetmiyorum. Ağır bir akıl ve ruh alıştırması yapmanızı bekliyorum şu an sizden. Koca koca, belki de gerçekleşmesini hiçbir zaman mümkün görmediğiniz cinsten hayaller kurmaktan bahsediyorum.

Duyar gibiyim sizi. Çoğunuz o koca koca hayallerin nasıl şeyler olduğunu bile canlandıramadınız zihninizde. Biliyorum. Unuttunuz çünkü öyle hayal kurmayı. Ne acı ki farkında bile değilsiniz. Hayal dünyalarınız ancak gerçekleştirebileceklerinizle sınırlı. Çünkü büyümek böyle bir şey. O yüzden çocuklar hep daha mutlu. Çünkü onların duvarları yok hayallerinin etrafında.

Kendine borcunu öde

Hayatta esas istediğiniz neydi? Her şeyi bir kenara bırakın. Bütün gerçekliğinizden, değer yargılarınızdan, öğrendiklerinizden, alışkanlıklarınızdan sıyrılın. Kim olmak isterdiniz? Nasıl biri olmak isterdiniz? Kime ait olmak isterdiniz ya da kim size ait olsun isterdiniz? Hangi toprağın üzerinde, ne yaşamak isterdiniz?

Özgür bırakın iç aleminizi. Hayalini kurduğunuz şey genele göre yasak, sosyal statünüze göre ayıp ya da kıro olabilir. Zor geliyor değil mi yapmak? Eğer topluma ters bir şey hayal ediyorsanız hayalinizden utanıp kendinizi dövmeye başlıyorsunuz kafanızın içinde, hemen bir hesaplaşmaya girmeye başlıyorsunuz. Bunu tuhaf karşılamıyorum ya da eleştirmiyorum. Hayatın çarklarının arasında sıradan dişlilere dönüşmek sizin kabahatiniz değil. Ama kendinizi uyandırmak, içinizi yeşertmek, ruhunuza nefes aldırmak sizin kendinize göreviniz.

Başını belaya sokmaya değer hayat

Beş dakikada değişir her şey, aslında siz de biliyorsunuz. Adım adım ilerleyeceksiniz. Gerçek hayaller kurarark başlayın. Yukarıda yazdığım gibi başlarda zorlanacak bile olsanız alışacaksınız çünkü insan güzel olan her şeye çok çabuk alışıyor ve böylesi deli hayaller kurabilmek inanın bana çok güzel. İnanın sizi çok besleyecek. Belki ve hatta yüksek ihtimalle başınıza bela açacak. Öyle bir ayılacaksınız ki o hayallerin gerçekten peşinden gitmek isteyeceksiniz. Cesaret gerektirecek, hayatınızı değiştirmenizi gerektirecek, rutinlerinizi bozacak, belki bir süre acı çekmenize sebep olacak ama eğer o hayali kuracak, kurmak isteyecek durumdaysanız başardığınızda mutlaka daha mutlu bir insan olacaksınız. O kadar eminim ki.

Yaptığınız işi değiştirmek, yaşadığınız şehri değiştirmek, birlikte yaşadığınız insanın aslında doğru insan olmadığını anlamak gibi sizi sancılı süreçlere sürükleyebilir peşinden gittiğiniz hayaliniz ama sonu karnaval, sonu festival. Çünkü hayat bir kere, değmez mi?

Diyelim ki sadece hayal kurmakla sınırlı kaldı ruhsal eyleminiz ve gerçekleştirmeye imkan, cesaret bulamadınız. Olabilir, hatta ne yazık ki böyle olması daha büyük ihtimal. Ama en kötü ihtimalle yaratıcılığınızı ortaya çıkarır inanın. İçinizde yıldızlar yakar hayalleriniz. Kalemde can bulur belki, belki bir tuvalde ya da belki bir şarkının notalarında. O kadar büyük hayallerin hayatınıza hiçbir katkıda bulunmadan, toprağın üzerine çıkamadan kuruyup giden kökler olmayacağını biliyorum.

Hayallerim, aşkım ve ben

Bir de düşünün, ya gerçek olursa. Ya tamamen hayal ettiğiniz gibi bir hayatı yaşayarak gözlerinizi kapama imkanı yaratırsanız kendiniz için. Ya “hayallerim, aşkım ve ben” der ve kazanırsan. Gurur duymaz mısınız kendinizle mutluluğu inşa etmeyi başaracak kadar cesur olduğunuz için?

Siz bunları bir düşünün.
Bakın bakalım içinizde kaç tane üzerini örttüğünüz siz var.

En derin sevgilerimle,
Seda Çağlayan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Nimet Canbayraktar 30 Nisan 2020 at 14:11

    İyi de Seda Hanım, sizi dinledim ve çok arzu ettiğim hayalimi, gözlerimi kapatarak yeniden uzun uzun düşündüm, canlandırdım. İmkanı olmadığı için vazgeçmek zorunda kaldığım hayalimi düşünürken güzeldi, hatta gülümsedim bile ama gözlerimi açınca, ne kadar çok isteyip de gerçekleştiremediğimi hatırlayınca, yeniden hem de çok fena üzüldüm.
     
    Gerçekleşen hayalleriniz olması dileğiyle. Zaten hayal etmeden, gerçekleştiğini anlamak mümkün değil.

    • Cevapla Seda Çağlayan 30 Nisan 2020 at 14:42

      Nimet Hanımcığım,

      Nasılsınız? Yine beni yalnız bırakmadınız.
      Haklısınız, sizin gibi hisseden bir çok okuyucumuz olacak, kaçınılmaz. Yazarken de bunun böyle olabileceğini bilerek yazdım. Bu çoğunluğun içinden bir kaç tane cesaretini ateşleyebildiğim, harekete geçirebildiğim birilerinin olabileceği umuduyla yazdım. Belki olur, ne dersiniz?:)

      Sevgiler

  • Cevapla Pelin Öncüoğlu Işık 1 Mayıs 2020 at 00:17

    Bayıldım yazıya. Okurken Seda ile aynı yerden bakıyoruz hayata dedim 🙂 Hayat başını belaya sokmaya değmez mi? Hem de nasıl :)) Yazdığın gibi asıl mesele hayâl bile etme cesaretini gösterebilmekte. Aile, ailen yapmıyorsa, okul, okul yapmıyorsa toplum, çocukluğumuzdan itibaren o kadar çok kalıplara sokulmuşuz ki hayal etmeyi unutmuşuz. Sen benim hayat hikayemi az çok biliyorsun. Hep hayata karşı şımarıklığım, cesaretim, yaşadıklarımın keskinliğinden gelir derim. Kimine göre büyük şansızlık, benim içinse öğrettikleri yüzünden büyük şans olan yaşadıklarım sayesindedir başıma buyruk olmam, canımın istediğini yapabilme cesareti gösterebilmem. Ne yazık değil mi? Pek çok kişi böyle keskin şeyler yaşamadan bu cesareti gösteremiyor. Bize hayâl etmeyi bırakmamamızı hatırlattığın için teşekkürler. :)) Kalemine sağlık.

    • Cevapla Seda Çağlayan 27 Mayıs 2020 at 23:53

      Pelocum, şimdi fark ettim ki ne de güzel şeyler yazmışsın. Senin zaten göbek adın cesaret! Dolayısıyla hayallerinin önünde kim ya da ne durabilir ki? Defalarca ispatladın bize. İnşallah sendeki bu cesur yürek durumu hepimize, herkese sirayet etsin de yaşadığımıza değsin.
       
      Zevkle takip ediyorum, senin de gözün bende olsun.
       
      SS.

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan