Üçüncü Göz

Kelimelerim Pişmiş Mi?

27 Nisan 2020

Yazı: Kelimelerim Pişmiş Mi? | Yazar: İlayda Oylum Güleryüz

Geçtiğimiz günlerde, sevgili Göksel Bekmezci (@gokselbekmezci) ile Askıda Sohbet gerçekleştirdik. Kelimelere nasıl susadığımın, içimin neden bu kadar boş olduğunun, yerini doldurmak için ise neler yapabileceğimin bir temsiliydi. Benim için yeni şeyler öğrenmenin ya da öğrendiklerimi heybemden çıkarmam gerektiğini anladığım bir çalışma oldu.

Çokluğun hiçlik yarattığı şu günlerde ben de sayın Bekmezci gibi kelime orucuna karar verdim. En çok kullandığım kelimeler birden elimden, dilimden kayıverse ne yaparım?

“Mesela”, “aynen”, “kesinlikle”, “sahi” kelimelerini bu ay kullanmamak. Bu çalışmanın sonucunu başka bir köşe yazısında yazarım.

Ah sürekli bildiğimiz ancak bir türlü kafamızda oturtamayıp dilimizde koşturttuğumuz olumsuz kelimeler… Bunları sürekli kullanma maceramıza ne demeli? Bilinç altının anlamadığı kelimeler. Göksel Bey’in de belirttiği gibi; Kant Söylemi Aydınlanmamış İyi Niyet. İçeriği ne kadar olumlu da olsa bir türlü istediğini ilgili kanala ulaştıramamak ya da yanlış iletmek.

Sahiden hangi kelimenin hangi anlamına bürünüyoruz ki?

(Sahi dedim.) Ben şimdi “sahi” kelimesinin kenarından hangi sahile girsem, hangi çağrışımın peşinden koşsam… Burada topladığım deniz kumlarında, deniz kabuklarımın şeklinden dünyanın şifrelerine varsam.

Nautilus’ü incelemiştim bir yaz günü. Milyonlarca Nautilus arasında oluk oluk kendimle kalmıştım. Kendimi Nautilusları evirip çevirirken bulmuştum. Bakmaya, baktıklarımı görmeye başladığım bu günlerde, bu çalışmalar nasıl iyi geliyor anlatamam.

Şimdilerde… Bana ait olduğunu düşündüğüm nice şeyin, gözlerimin tozundan farkında olmadığımı görüyorum. Odamda yıllardır beni bekleyen onca obje, kitap, kalem…

Beden Kayıt Tutar kitabında ne keşfettim?

Yoga ve meditasyon… Yan yattığımı ve sırt üstü yattığımı, böyle yatarken, ellerimi bağlı şekilde tuttuğumu, bunu yapmazsam sağa, sola dönerek uyuduğumu. Bunu fark etmek için vücudumun içinde var olmam ve kendimle hemhal olmam gerekiyormuş. Oldum, oluyorum. Ham bile değilmişim sanıyorum… Piştikçe pişme ve kendinin tuzu biberi olmak için kendinden geçmek, üstelik kendi mutfağının da şefi olmak.

Bazen başkalarının tariflerini, başkasının yoğurt yiyiş şekliyle yediğinizi fark ediyor musunuz sizler de? Peki, ben bu arada mutfağımın neresindeyim? Şu an kelimelerimi topladım, çorba yaptım, yer misiniz, yemez misiniz? Afiyet olsun.

ilayda Oylum Güleryüz

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan