Yurt Dışı Gezi

Kopenhag | Danimarka

15 Nisan 2020

Yazı: Kopenhag | Danimarka | Yazan: Melih Daşgın

Yine Bir İskandinav, Yine Bir Nordik

Nasıl en mutlu ya da bu listenin sürekli üst basamaklarında olunabilir? Bunu merak ettik işte biz de… En kılcal damarlarımıza kadar içimizde yer ettirdiğimiz İskandinavlar’ın en güneyindekinde sıra. Sadece mutlu değil, etkileyici mimarisi ve harikulade tasarım detayları olanında. Bekle bizi Kopenhag!

Ulaşım

Uçuş süresi 3 saat. İstanbul’dan Danimarka’nın başkenti Kopenhag’a direkt uçuşla bu sürede ulaşıyoruz. Havalimanına girdiğimizde ise istikamet pasaport kontrolü. Danimarka, ülkemiz vatandaşlarından vize isteyen ülkeler arasında. (Yeşil pasaportunuz var ise vizeye ihtiyacınız yok.) Ülkeye giriş yaptıktan sonra ülkede olduğunuzu, ten renkleri beyaz, saçları sarı ve boyları uzun olan insanların çevrenizde artan sayısı ile net bir şekilde anlayabilirsiniz. “Evet bir İskandinav ülkesindeyiz.”

Kopenhag için en iyi zaman?

Danimarka’da hava durumu genel olarak soğuk. Gezmek için seçilebilecek en güzel mevsim yaz. Mayıs ayından, eylül sonuna kadar ortalama sıcaklık; gündüz 20-25, geceleri ise 15 derece civarlarında. Aynı zamanda yazın gittiğinizde, karanlık kış sonrası aydınlık günleri bulabilirsiniz. Yaz aylarında gelseniz de üşütmeyen ama “Neden üzerine bir şey almadın sen?” dedirten serinliğe dikkat!

Sanki üzerinize düşecek kadar yakın görünen güneş 1 saat içerisinde yerini karanlık ve hafif yağmurlu bir havaya bırakabilir. Bu yüzden havanın çok değişken olabildiğini göz önünde bulundurarak uzun süreli evden çıkışlar öncesinde mutlaka hava tahminlerine bakmalı ve en azından yanınıza uzun kollu bir kıyafet ve bir şemsiye almalısınız.

Kopenhag Havalimanı’ndan şehre nasıl ulaşılır?

Yazı: Kopenhag | Danimarka | Yazan: Melih Daşgın

En güzel yol tren. Biniş yeri hemen alt katta 3 numaralı terminalde. Biletinizi otomatlardan alabilirsiniz. Bu otomatlarda kredi kartları ve sadece bozuk para geçtiğini bilmenizde fayda var. Trenler her 10 dakikada bir kalkıyor ve şehre ulaşım yaklaşık 13 dakika sürüyor.

Alternatif olarak şehre ulaşım otobüs ve taksilerle sağlanmakta. Ancak hem terminale yakınlığı, hem hızlılığı, hem de ucuz olması treni diğerlerinden daha mantıklı kılıyor.

Kopenhag pahalı bir yer mi?

Evet pahalı. Hatta Danimarka, en pahalı ülkeler arasında altıncı sırada. Bu pahalılığın yanı sıra gelişinizi bizim gibi havanın en sıcak ve günlerin en aydınlık olduğu temmuz ayında tercih ederseniz “evet pahalı” az kalabilir bilginize.

Kullanılan para birimi “Danimarka Kronu”. Ülkemizden temin edebilir veya havalimanında kolayca bulabilirsiniz. Nakit çok ihtiyacınız olur mu emin değilim çünkü en ufak işletmede dahi geçerli olan kredi kart kullanımı çok yaygın. Neredeyse nakite hiç ihtiyacınız kalmayacak seviyede ama az da olsa yanınızda bir miktar bulundurmakta fayda olabilir.

Kopenhag’da nerede kalınır?

Aslında şehir göz korkutacak kadar büyük, bir ucundan diğerine saatler sürecek tarzda devasa olmadığından istenilen yerinde kalınabilir. Ama en merkezi bölgeler Vesterbro ve Norrebro. Tüm toplu taşıma ağlarının bulunduğu ve her türlü mekanları kolayca bulabileceğiniz bu iki bölge ilk tercih olabilir.

Kopenhag’da yeme, içme nasıl?

Akıllara sıra dışı yiyecekler gelmesin. Elbette bu çok iddialı bir cümle fakat en azından çok çeşitli bir mutfak olmadığınızı bildirmek isterim. Ama akıllara şu gelebilir; “raw food” akımı yani “organik beslenme”. Dünya mutfağını, İskandinav mutfağı ile birleştirip, organik olarak sunan Danimarka mutfağına buyrun.

❗️İkaz: Domuz eti kullanımı oldukça yaygın, eğer bu konuda hassasiyetiniz var ise dikkatli olmanızı tavsiye ederim.

Smørrebrød: Eskiden çiftçi ve fabrika işçileri için uygun fiyatlı sunulan bir öğle yemeği tercihi iken şu anda Danimarka’nın en popüler yemekleri arasında. Yemek dediğime bakmayın, tam olarak üzerine doğal malzemeler konularak yapılan açık bir sandviç. Sandviç diyerek de asla küçümsemeyin, son dönemde adeta bir sanat eseri halinde sokulmuş durumda.

Frikadeller: Balık, domuz eti ve sığır etinden yapılan bir çeşit köfte. Soğan ile sunuluyor. Damak tadınıza göre olanı tercih edebilirsiniz.

Herring (Ringa balığı): İskandinavya’nın olmazsa olmazı. Deniz ürünü aşığıysanız mutlaka denemelisiniz. Evet çok süper bir balık değil belki ama yanında sunulan tereyağlı ekmeği ile elde edeceğiniz tadı çok seveceksiniz.

Grod (Porridges): Daha çok kahvaltılarda tüketilen yulaf lapası. İçerisinde krema, meyveler, kuruyemiş ve şuruplar bulunabilir. Danların kahvaltıda en çok tükettiği besin olmasından dolayı birçok yerde kolayca bulabilirsiniz.

Tarteletter: Tavuk ve kuşkonmazın harika uyumu desek yanlış olmaz. Turta içerisine konulan bu ikili ve saz arkadaşları olan tereyağ, beyaz sos ile yapılan bu yemeği neredeyse her restoranda bulabilirsiniz.

Danimarkalıların unlu mamülleri, pastane konusunda çok iyi olduklarını eminim duymuşsunuzdur. Bu sektörde ne kadar başarılı olduklarını, o güzel mamülleri yerken anlayacaksınız. Ne buluyorsanız yiyin, gerçekten hepsi çok ama çok güzeller!

Bu listedekileri bulabileceğimiz en güzel restoranların, cafelerin bazıları hangileri derseniz:

Gro Spiseri: Çatıda, çok değişik ve hoş bir yer. Kendi sebzelerinin kendileri yetiştiriyor. (https://www.grospiseri.dk/)
Atelier September: Aslına bakılırsa biraz abartılmış bir yer fakat avokadolu tostunu yedikten sonra düşüncelerinizi yenileyebilirsiniz 😊 (https://cafeatelierseptember.com/in-english/)
Conditori La Glace: (https://laglace.dk/en/)
Juno Bakery
Lille Bakery: (https://www.lillegrocery.com/)
Andersen Bakery: (https://andersen-bakery-eu.dk/)
Gorilla
Mikkeller Friends

Bunların yanında şehirde bulunan tüm cafeler sizi tatmin edecektir bana güvenin 😊 O yüzden herhangi birinin adını yazmıyorum. Birbirinden farklı konseptleri ve harika kahveleri ile bu cafelerde kendinizi şımartabilirsiniz.

Kopenhag’da nereler gezilir?

Rathaus Meydanı

Kendinize nirengi noktası olarak belirleyebilirsiniz. Diğer Avrupa şehir meydanlarına nazaran küçük ama üzerindeki sokak sanatçıları ve müzisyenler sayesinde oldukça hareketli bir meydan.

Stroget Caddesi

Avrupa’nın taşıt trafiğine kapalı en uzun alışveriş caddesi. Cadde üzerinde birbirinden güzel ve el değmemiş eski binalar ve alt katlarında da daha çok İskandinav markaların olduğu dükkânlar bulunuyor. Burası Kopenhag’ın İstiklal Caddesi desek yeridir. Kalabalık ve oldukça hareketli.

Cadde uzun olunca, üzerinde barındırdığı meydanlar da bir hayli fazla oluyor. Güzel güzel kafeleri bu meydanlarda bulabilir ve bizim gibi yürümekten yorulduğunuzda kısa molalar verebilirsiniz. Eğer çocuklu iseniz, cadde üzerindeki Lego mağazasını görmezden gelmeyin.

Yazı: Kopenhag | Danimarka | Yazan: Melih Daşgın


Stroget Caddesi, Amagertorv Meydanı | Kopenhag, Danimarka

Nyhavn Kanalı

Kopenhag’ın kalbi. Yani “Kopenhag merkez”. Kopenhag’da en çok ziyaret edilen yerlerin başında. Kopenhag kartpostallarının olmazsa olmazı. Nyhavn, 1600’lü yıllardan günümüze kadar ayakta kalan rengarenk evlerin, yan yana dizilerek sizlere gülümsediği minicik bir liman. O kadar güzel ki burada çekeceğiniz yüzlerce fotoğraf bile size az gelecektir.

Christiansborg Sarayı

Şehrin en görkemli saraylarından. Halen kraliçenin aktif olarak kullanmakta olduğu bu sarayda, kraliyet ailesinin yanı sıra, Danimarka Parlamentosu ve başbakanlık ofisi de bulunuyor.

Sarayın ihtişamının yanı sıra, ücretsiz olarak çıkılan, 106 metre uzunluğundaki kulesi de görülmesi gereken yerlerden. Şehri en iyi kuş bakışı görebileceğiniz bu noktayı kaçırmamanızda fayda var. Unutmadan kule pazartesi günleri hariç, her gün açık.

The King’s Garden

Şehirde yeşile doyacağınız en büyük park. Kapısından girişte bir ormana giriyormuşsunuz hissi yaratan bu yere park deyip geçmemekte fayda var. Sayısız ağaçlarının yanında, barındırdığı tarihi binalar ve eserler sayesinde bir nevi açık hava müzesi. Bunlardan en önemlisi ise hiç şüphesi Rosenborg Kalesi. 1600’lü yıllarda kır evi olarak inşaa edilen bu kale ile Orta Çağ’da kısa bir gezintiye çıkabilirsiniz.

Rundetaarn Kulesi

1700’lü yıllardan kalma astronomik gözlem kulesi. Halen de gözlem kulesi olarak kullanılmakta olan kulenin spiral merdivenlerinden tepesine çıkıp şehrin manzarasını seyredebilirsiniz. Bu arada bu merdivenler sayesinde, kulenin yerden yüksekliğinin 36 metre olmasına karşın, kat ettiğiniz yol 209 metre.

Tivoli Bahçeleri

Kopenhag’ın olmazsa olmazları içinde, üst sıralarda bulunan Tivoli Bahçeleri’nde sıra. Burası 1800’lü yıllarda inşa edilmiş bir tema park. İçerisinde lunaparktan, konser alanlarına, bol miktarda restoran ve cafelere kadar sizi mutlu edebilecek her şey mevcut. Park 1800’lü yıllarda kurulduğu için daha nostaljik şeyler görebilme imkanınız da var. Hatta şunu da söyleyelim, dünyanın en eski ikinci parkı.

Uzun yıllar hayatta olduğundan ilginç olaylar da başına gelmiş Tivoli’nin. 1944’te Nazi’lerin yakması, ardından kısa süre sonra yeniden onarılması, Michael Jackson’un satın alma girişimleri, Walt Disney’in buraya gelip, buralardan tecrübeler alması vb.

Küçük Deniz Kızı Heykeli

Öncelikle sıradışı bir şeyin sizi beklemediğini biliniz. İngilizce adıyla “The Little Mermaid” Carslberg’in sahibi olarak da tanıyabileceğiniz Carl Jacobsen’in Kopenhag’a “küçük” (epey küçük) bir hediyesi. Popülerlik bu olsa gerek. Görünce, “Bu mu?” tepkisini vermeniz neredeyse garanti. Şehrin simgesi haline gelmiş bu heykeli eğer ki bisikletiniz yoksa, emin olun görmezseniz hiç bir şey kaybetmezsiniz. (Buralara kadar geldiyseniz eğer şu yerleri de görmeden dönmeyin bari; Gefion Çeşmesi, St. Alban Kilisesi, Kastellet.)

Bisiklet demişken, Kopenhag’ın dünyada en fazla bisiklet kullanılan, araç sayısından daha fazla bisiklet olan ve en bisiklet dostu şehri olduğunu biliyor muydunuz? 🚲

Evet bilinenin aksine bu birincilik Kopenhag’a ait. Şehir, boylu boyuna bisikletle gezilebilecek tarzda bisiklet yollarına sahip. Kopenhag’ı gezmenin en güzel yollarından birisi de doğal olarak bisiklet. Kolayca kiralama yapacağınız dükkanları her yerde bulabilir, hatta gitmeden önce rezervasyon bile yaptırabilirsiniz. (Kiralarken size bir form veriliyor ve bu formu doldurmanız isteniyor. Formda temel bilgilerinizin yanı sıra pasaport bilgileriniz de mevcut. Daha önce Kopenhag’da bisiklet deneyiminiz yok ise kurallar hakkında kısa bir brifing bile veriliyor.)

Frederiksberg Bahçeleri

Belki de Danimarkalılar’ı en mutlu insanlar yapan temel etkenlerden biri de sahip oldukları birbirinden güzel parklar. Bunlardan bir diğeri de burası. Binaların arasından açılan sihirli bir kapı ile tıpkı Alice’in Harikalar Diyarı’na girmesi gibi kendinizi yeşilliğin içerisinde buluyorsunuz. Park o kadar büyük ki içerisinde Kopenhag Hayvanat Bahçesi, Frederiksberg Sarayı ve Kilisesi, otel, restoran, cafeler ve hatta ufak bir şelale de bulunmakta.

Danimarka Milli Müzesi

Yazı: Kopenhag | Danimarka | Yazan: Melih Daşgın

Eğer özellikle bir Viking sevdalısı ve Danimarka tarihini ben çok merak ederim diyorsanız tam size göre bir yer. Ayrıca müzede, insanlık tarihine dair birçok eser, kalıntı ve bilginin yanısıra, doll bebek meraklılarına hitap eden bölümleri ziyaret edebilirsiniz.

Amalienborg Sarayı

Kraliyet ailesinin halen içinde yaşadığı, buna rağmen belli bölümlerini yine de gezebilme şansınızın olduğu saray. Hem kraliyetin nerede yaşadığını görmek, hem Danimarka tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmek için uğrayabilirsiniz. Ayrıca bir turist klasiği olan askerlerin nöbet değişimini burada bulabilirsiniz.

Danimarka Design Museum

Danimarkalıların en iyi oldukları tasarım ve dizayn hakkında detaylı bilgi vermek için oluşturulmuş müze. Tasarım odaklı olmasının yanısıra, geçici olarak açılan sergiler de buraya gelmeniz için sebep olabilir. Zamanınız var ise kaçırılmayacak yerlerden.

Frederik Kilisesi

Yazı: Kopenhag | Danimarka | Yazan: Melih Daşgın

Şehrin en ikonik simgelerinden birisi. Mermer kubbesini neredeyse şehrin her yerinden görebilirsiniz. Kilise gezmeyi sevenlerdenseniz burası tam sizlik.

Superkilen Park

Bir parktan fazlası nasıl olur acaba derseniz buraya alalım sizi. Eğer fotoğraf çekmeyi seviyor ve bunu parkta yapmak istiyorsanız Superkilen Park sizin için en güzel yer. Özellikle çizgili alanlar görülmeye değer.

Ny Carlsberg Glyptotek Müzesi

Müze severler burada mı? Kopenhag’ın en güzel müzelerinden bir diğeri. Antik dönemden kalma Akdeniz kültürlerinin yanı sıra 19. yüzyıl Fransız ve Danimarka sanatına da adanmış bir müze. Harika eserlerin yanında fantastik kış bahçesi ve cam tavanı ile siz ziyaretçilerini bekliyor. Unutmadan; salı günleri ücretsiz 😉

Carlsberg Bira Fabrikası

Kullanın veya kullanmayın, dünyaca ünlü bira markası Carlsberg’in doğum yeri olan fabrikayı ziyaret edebilir, hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz. Hele ki bira sever birisi iseniz burası sizin için tam bir cennet. Girişindeki filli kapısı ise başlı başına buraya gelme sebebiniz olabilir.

The David Collection Müzesi

İlk iki katında Danimarka ve Avrupa eserlerini, 3 ve 4. katlarda ise İslam coğrafyasına ait eserleri bulabileceğiniz, çok popüler olmayan ama meraklısını çok mutlu edebilecek türden bir müze. Ayrıca dünyanın en eski Kuran’ı Kerim’lerinden bir tanesini burada bulmanız mümkün.

Brumleby

Hani fotoğrafını görürsünüz bir yerin ve oraya gitmek istersiniz, işte Brumleby tam da öyle bir yer. Etrafı duvarlar ile çevrilmiş, ikişer katlı, sarı ve beyaza boyanmış, dikdörtgen şeklindeki binalar içerisinde oturan halkın çocukları için yapılmış bu sanat eseri park. Çocuklu olmasanız dahi içinizdeki çocuksu ruhu açığa çıkaracağı kesin. Bir bakın Internet’ten, gitmezseniz ben bir şey bilmiyorum 😊

Yukardaki yerlerin dışında etrafında bolca kanallar barındıran şehirde kanal turları yapmak oldukça keyifli.

Daha önce bu deneyimi yaşamadıysanız kaçırmamanız gereken bir fırsat. Ayrıca ücretli/ücretsiz yürüyüş ve bisiklet turları da şehirde yapılabilecek en popüler aktivitelerden. Bu turlar sayesinde hem yeni insanlarla tanışabilir hem de İskandinav kültürünü yakından öğrenerek şehri gezebilirsiniz.

Kopenhag geziniz esnasında başınıza gelecek bir olaydan bahsetmek istiyorum.

Orada bulunduğunuz süre boyunca, yolda, cafede, müzede, parkta, orada, burada, kısacası her yerde sanki herkes sizi tanıyor gibi yüzünüze gülümseyecektir. Sebebi tüm güler yüzlü insanların burada toplanmış olması değil de insanların, mutluluğun paylaşılan bir şey olduğuna ve paylaşıldıkça arttığına inanmaları. Hatta son dönemde oldukça popüler olan; “Danimarka usulü mutluluk sanatı: Hygge” adı verilen, patenti kendilerine ait bir akımları bile var.

Freetown Christiania

Kopenhag’ta belki de dünyada en ilginç yerlerden birini bulmanız mümkün. Freetown Christiania! Özgür Şehir Christiania… Başlı başına ayrı bir yazıyı hak ettiği için onu ayrıca kaleme alacağım 😊

İskandinav ülkelerinin bir diğer özelliği de sizi barındırdığı günlerin sanki hiç bitmeyecekmiş gibi hissetirip, kısa süreliğine olsa da refahıyla sizi çarpıp günlerin nasıl geçtiğini anlayamamanıza sebep olması.

Biz bulunduğumuz sürede her ne kadar kendimizi elf diyarında hobbit olarak hissetsek de çok sevdik seni Kopenhag!

Melih Daşgın

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan