Satır Arası

Özgürlük Duygusu

3 Nisan 2020

Yazı: Özgürlük Duygusu | Yazan: Nalan Erpolat

Bir virüs türü ile dünyanın kasılıp kavrulduğu bu günlerde, herkes kendini sıkışmış hissediyor, “özgür” günlerini düşünüyor, düşlüyor, özlüyor. Evden rahatça çıktığı, yollarda yürüdüğü, arkadaşlarıyla görüştüğü, sevdiklerine sarıldığı, bir şeyler alsın ya da almasın sevdiği mağazaların vitrinlerine baktığı, başka şehirlere ya da başka ülkelere istediği gibi gittiği günlerin meğer ne kadar değerli olduğunun farkına vardı insanoğlu.

Özgür hissetmek her bireyin en temel ihtiyacıdır. Aslında bir tek insan değil, her canlı özgür olmak üzere yaratılmıştır. Özgür hissetmeyen bir canlı, kendini tam anlamıyla bulamaz. Fakat özgür hissetmekten anlamamız gereken asla şu değildir:

“Özgürüm, istediğimi, istediğim zaman, istediğim gibi yaparım; canımın istediğini söylerim, istediğim gibi her yere giderim.”

Özgürlük Nedir?

İnsan için özgürlük, yaşamın içinde bazı tercihler arasından seçim yaparak ilerleyebilmektir. Tek bir yol varsa ve birey yaşamak için bu yola mecbur ediliyorsa, özgür değildir. Şüphesiz ki tercihler de sınırsız değildir, ayrıca her tercihin bir bedeli vardır. Özgür olan birey, iradi olarak seçimini yapar ve seçiminin gereklerini yerine getirir.

Hayat ve Seçimler

Hayatın akışı içinde insanlar, birçok yol ayrımı yaşar ve seçimler yapmak zorunda kalır. Bu seçimleri kendi yapmayıp bir başkasına bıraktığı an özgürlükten vazgeçmiş demektir.

Hangi okula gideceği, kimlerle arkadaşlık edeceği, hangi mesleği seçeceği, hangi şirkette çalışacağı gibi hayatın kilit noktalarını etkileyecek kararları ailesine, eşine ya da çocuklarına bırakıyorsa kendi hayatını yaşamıyor demektir.

Sınırsız Özgürlük

İnsan için sınırsız özgürlük yoktur. Birey sonuçlarına razı olduğu seçimler yaparken, bu özgürlüğün getireceği kısıtlamalara da gönüllüdür. Kendi seçtiği şirkette, kendi istediği mesleği yaparken, çok daha uzun saatler çalışarak çok yorulabilir. Bu da başka özgürlüklerin kısıtlanması demektir. Ama bu, insanın özgür hissetmemesine sebep olmaz çünkü kendi seçmiştir; hayatı kendi seçiminin sorumluluklarını yerine getirerek yaşıyordur.

Benim Özgürlüğüm, Onun Özgürlüğü

Özgürlük duygusunun diğer bir sınırı da diğerlerinin özgürlüğüne duyulan saygıdır. Diğer aile bireylerinin, diğer iş arkadaşlarının, diğer arkadaşlarının, diğer komşularının, diğer tüm insanların….

Sadece kendi özgürlüğü için, çevresinde bir ya da daha fazla kişinin özgürlüğünü hiçe saymak, özgürlük değil bencilliktir. Toplumda her bireyin eşit özgürlük hakkı vardır. Bunu bilmek ve özümsemek her bireyin görevidir. Bu görev de çocuk yaşlardaki tecrübelerle içselleştirilir.

Çocuklara aile içinde bazı özgürlükler verilmelidir ama bu şımarıklıkla karıştırılmamalıdır. Çocuklara en çok duygularını ifade etme özgürlüğü verilmelidir. Çocuk oyuncağı kırıldığında üzülüyorsa, “Bunda üzülecek ne var ki!” demek çocuğun özgürlük duygusuna darbedir. Duygularını ifade edebilmek, duygu farkındalığını arttırır ve böylece duygular doğrultusunda doğru tavır sergileme öğrenilir. Bunun yanında, duygularının farkında olan kişi, diğerlerinin de duygularına saygı gösterir. Tavır ve davranışlarıyla da kimsenin özgürlük alanına girmez.

Şu an dünya özgürlük duygusundan çok uzak olabilir ama bugünler geçecek ve özgür günler gelecek. Bu günler geldiğinde, sağlıklı kalabilmek ve özgür hissetmek ümidiyle…

Sevgiler,
Nalan Erpolat

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

1 Yorum

  • Cevapla Pınar Sude Genç 5 Nisan 2020 at 13:13

    “Evde kalmayı zaten seviyorum ama evde kalmayı kendim seçtiğim müddetçe” demişti bir arkadaşım. Özgürlük böyle sanırım.. (:
     
    Kaleminize sağlık. 🎈

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan