Sanat Gündemi

Ara Güler “Merhaba İzmir!” Sergisi Dijital Olarak Evinizde

7 Mayıs 2020

Yazı: Ara Güler “Merhaba İzmir!” Sergisi Dijital Olarak Evinizde | Yazan: Seval Deniz Karahaliloğlu

Bütün dünyayı kasıp kavuran Corona Virüsü nedeniyle yaşadığımız gezegende hayat durma noktasına geldi. Zorunlu olarak evlere kapananların moralini yükseltmek için dünya çapında bütün sanat merkezleri sanat etkinliklerini dijital ortamda isteyen herkesin erişimine ücretsiz olarak açıyor.

Ara Güler “Merhaba İzmir!”

Ara Güler “Merhaba İzmir!” sergisi Arkas Sanat Merkezi’nde, 1 Mayıs tarihinden itibaren (www.arkassanatmerkezi.com) sesli rehber eşliğinde üç boyutlu olarak gezilebiliyor.

Arkas Sanat Merkezi, Ara Güler’in daha önce sergilenmemiş İzmir fotoğraflarını, tarihi İstanbul fotoğraflarını, edebiyat ve sanat dünyasının önde gelen isimlerine ait portreleri sanat severlerin beğenisine sunuyor. 700’den fazla eserin görülebileceği sergide, bundan 70 yıl önceki İstanbul’un tarihi ve kültürel yapısını izleyebileceğiniz sıra dışı fotoğrafları görebilmek mümkün.

Ara Güler’in çektiği portrelerde Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Oğuz Atay gibi Türk Edebiyatı’nın önde gelen isimlerine ait 100 adet fotoğraf yer alıyor.

Bunların yanı sıra, “Yeryüzünde Yedi İz” serisinden Bertrand Russel, Tennessee Williams, Louis Aragon, William Saroyan, Marc Chagall, Salvador Dali ve Pablo Picasso’nun çekilmiş fotoğrafları yer alıyor.

Ara Güler’in dünyaya tanıttığı Afrodisyas Antik kenti, Nemrut ve Nuh’un Gemisi ile ilgili fotoğraflar da izleyenleri büyülüyor.

Vapurlar, kuşlar, çocuklar, kadınlar, işçiler, kayıkhaneler, hamallar, sokaklar, kahvehaneler, meyhaneler, fasıllar, sıradan insanlar, olağanüstü sanatçılar, edebiyatçılar, keşfedilmeyi bekleyen antik kentler, bu antik kentlerle iç içe yaşayan köyler, köylüler, binlerce fotoğraf, film, röportaj notları hepsi birden insanın başını döndüren, sersemleten görsel bir çağlayan gibi algımızı zorluyor. Bütün bu zengin görsellik karşısında serseme dönüyoruz, büyüleniyoruz, heyecanlanıyoruz. Bu kadar farklı yelpazelerde, farklı konularda, binlerce fotoğraf, belge, söyleşi ve arşiv kaç hayata sığar?

Arkas Sanat Merkezinde Ara Güler “Merhaba İzmir!” sergisindeyiz.

Neden merhaba ve yanında kocaman bir ünlem işareti? Çünkü Ara Güler “Haydi Merhaba!” demeyi seviyor, ünlem çünkü bunu güçlü ve vurgulu bir sesle söylüyor. Sesinin yankısı, gittikten sonra bile aynı güçte, aynı tonda duyulsun istiyor.

Ara Güler‘in 1950’li yıllardan beri çektiği, doğup büyüdüğü ve benim şehrim dediği eski İstanbul fotoğraflarında İstanbul’un zaman içinde nasıl değiştiğine, tarihi kent dokusunun nasıl geri dönülmez bir biçimde yitip gittiğine tanık oluyoruz. Eski İstanbul’un yok olan kent kültürüne ait fotoğraflara, kahvehanelere, sokak önü çaycılarına, fasıllara, meyhanelere, tek tekçi meyhanelerine bakınca, bu fotoğrafları nasıl çekmiş diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.

Liman işçileri, kayıkhanelerde çalışanlar, hamallar, özellikle küçük çıraklar tazeliğini halen koruyan bir gülümseyişle bakıyor objektife.

Elinde tutuğu su bardağındaki şarapla çoktan zom olmuş, yüzünde garip bir ifadeyle objektife bakan adamın yüzü unutulmaz bir fotoğraf karesi olarak hafızalara kazınıyor. 1950’li yıllarda popüler olan tek tekçi meyhanelerinden sıra dışı manzaralar Ara Güler’în objektifinde ölümsüzleşiyor. Artık ortadan kaybolan tek tekçi meyhanelerine ait bu fotoğraflar tarihi belge olarak çok değerli ve büyük bir öneme sahip.

Rembetiko kültürünü anımsatan bir meyhane karesi gözümüze ilişiyor. Sahnede bir fasıl heyeti görülüyor. Önde iki balıketli şarkıcı, arkada bir saz takımı var ve duvarda “hariçten gazel ve şarkı istemek zabıtaca yasaktır” yazılı bir tabela asılı. Ön tarafta müşterilerin yüzlerini görüyoruz. Şarkı söyleyen kadınlardan biri elini dizine vurarak tempo tutuyor. Bu bir dönem fotoğrafı ve bir meyhaneyi anlatıyor.

Bir diğer fotoğraf “çay ocağının önünde çay içen üç adam ve çaycı”.

Yazı: Ara Güler “Merhaba İzmir!” Sergisi Dijital Olarak Evinizde | Yazan: Seval Deniz Karahaliloğlu


Fotoğraf Ara Güler’in resmi web sitesinden alınmıştır.
https://www.araguler.com.tr/

Fotoğrafın sağında yer alan üçlü sohbet insanı çekiyor. Sohbet kasketli, fötr şapkalı ve şapkasız bir adam arasında geçiyor. Bunlar çok farklı kesimlerden gelen insanlar. Kasketli bir köylü, fötr şapkalı bir esnaf ve memur tipli bir adam çay ocağında bir araya gelip sohbet edebiliyorlar. Bugün buna rastlayamazsınız.

Bunlar sadece fotoğraf değil tarihe tanıklık etmiş bir foto muhabirinin vizöründen yansıyan paha biçilemeyecek kadar değerli tarihi belgeler. Fotoğraflardaki doğallık, anı yakalıyor oluşu bu fotoğrafları özel kılıyor. Ara Güler’in çektiği bu kareler çağını kaydeden bir tarihçinin titizliğiyle gelecek nesillere aktarılıyor.

Aynı şekilde, şu ana kadar sergilenmemiş olan İzmir ve çevresini konu alan fotoğraflarda kentin 1950’li yıllardaki halini görüyoruz. Konak Meydanı, Arnavut kaldırımı döşeli sokak araları, Buca’dan nehir boyu manzaraları, İzmir çevresi, Efes, Bergama Allianoi ve Anadolu’da Nemrut gibi antik kentler, Afrodisyas gibi antik kentlerle birlikte yaşayan köyleri ve köylüleri izlerken hayrete düşüyoruz.

Elinden hiç düşürmediği Lecia marka fotoğraf makinesi, objektifler, filmler, yaptığı röportajların notları, yazdığı dergiler, dergilere gönderdiği yazılar, sıra dışı fotoğraf ve söyleşileri insanın başını döndürüyor.

Tarihe belge düştüğü Pablo Picasso, Salvador Dali, Bertrand Russel, Tennessee Williams, Louis Aragon, Marc Chagall fotoğraflarıyla hayranlığımız giderek artıyor.

Özellikle çektiği edebiyatçıların portreleri arasında gözde yazarlarımızın fotoğraflarını arıyoruz. Yarinin fotoğrafını arayan sevgililer gibi heyecanla gülümseyerek, “Ne kadar da gençmiş” diye geçiriyoruz aklımızdan. Mina Urgan, Oğuz Atay, Turgut Uyar, Halikarnas Balıkçısı, Cemal Süreya, Edip Cansever, Adalet Ağaoğlu, Attila İlhan, Halide Edip Adıvar, Nazım Hikmet gibi çok sevdiğimiz yazarların fotoğraflarını inceliyoruz. Eve dönünce bir öyküsünü, bir yazısını, şiirini okuyup sıcaklık duygusunu tazeleme isteği geçiyor içimizden.

Bütün bu duyguların hepsini birden hissetmek insanı mutlu ediyor. Üstelik her an depresyona eğilimli olduğumuz, karamsarlığın kara kışını yaşadığımız bir çağda, Arkas Sanat Merkezinde geçirdiğimiz o günü değerli kılıyor.

Bu olağanüstü sergi, Doğuş Grubu ve Arkas Sanat Merkezi işbirliğinde İzmirliler’le buluşuyor. Doğuş Grubunun desteklediği Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi (AGAVAM) ve Ara Güler Müzesi işbirliğinde düzenlenen sergi şu anda Internet üzerinden www.arkassanatmerkezi.com adresinde, sesli rehber eşliğinde üç boyutlu olarak gezilebiliyor.

Çağımıza tanıklık etmiş bir foto muhabirinin, kocaman bir dünyayı 35mm.lik bir objektife nasıl sığdırdığını görmek istiyorsanız kendinize bir hediye verin, Arkas Sanat Merkezini dijital ortamda gezin. Hayat normale döndüğünde Ara Güler sergisini sevdiklerinizle birlikte ziyaret edebilirsiniz.

Son sözü, “Ben fotoğrafçıyım” diyen foto muhabirine bırakalım:
 
 

“İnsanlar bakarak, görerek, yaşayarak bir şeyler öğreniyor, değil mi? Ben de baktım, gördüm, yaşadım, öğrendim işte. Bir de çektim. Haydi Merhaba!”

 
 
Seval Deniz Karahaliloğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan