Öteki Meseleler

Greta’ya Kulak Vermek ya da Aslında Hepimizin Bildikleri

14 Mayıs 2020

Yazı:Greta’ya kulak vermek ya da aslında hepimizin bildikleri |Yazan: Hakan Özbek

Şimdi gözlerinizi kapatıp bir tatile çıktığınızı hayal edin. Alaçatı’da, Fethiye’de, Kaş’ta, Ayvalık’ta… Mutlaka Ege’ye gidecek değilsiniz tabii, Karadeniz de iyi bir tatil alternatifidir; Çamlıhemşin, Pokut ya da Fındıklı mesela. Artık hangisini gönlünüz isterse. Şimdi kalacağınız yeri gözünüzde canlandırın, çevrenin panoramasını düşünün. Nasıl olsun? Şöyle bolca yeşil ve mavi?

Aklımızda bir dinlence varsa, o hayalin bir yerleri mutlaka yeşil ve mavi olacaktır. Peki bunca betonun içinde yaşarken, betonarmeye ve onun insanı çileden çıkaran sıcağına bu kadar alışkınken, böyle yaşamayı içimize sindirmişken neden her zaman doğayı hayal ediyoruz?

Çünkü aslında ona ihtiyacımız var.

2019 geride kalırken dünyada en çok konuşulan konuların başında ekolojik sorunlar geldi. Özellikle Greta Thunberg’in İklim Zirvesi’nde söyledikleri hala dün gibi aklımızda. 2020’de henüz konuyu iklime, ekolojiye getirecek zamanı bulamadık ancak, her şey normalleştiğinde en çok konuşacağımız konulardan biri yine ekoloji olacak.

Pelin Cengiz ve Rıfat Doğan imzasıyla 25.12.2019’da “Türkiye’nin 2019 ekoloji karnesi: Tahribat artarak devam etti” başlığıyla Artı Gerçek’te ve Özer Akdemir imzasıyla 30.12.2019’da “2019: Ekolojinin kara, umudun aydınlık yılı” başlığıyla Evrensel’de yayımlanan haberlerde, Türkiye’de bu alanda yaşananlar, mücadeleler ve hükümetin tutumu anlatılıyor.

Yine de neler yaşadığımızı bir hatırlamakta fayda var.

2019’a tek kullanımlık poşetlerin ücretlendirilmesi ile başladık. Yıl başında çok konuşulmuş ve tartışılmış bir konuydu bu. Çoğunluk ücretlendirmeyi haklı bulsa da para verdiği ürünün üstünde koca koca market logolarının olması gibi konuları eleştirilmişti.

Ardından halihazırda İstanbul Havalimanı olarak hizmet veren 3. Havalimanı kullanıma açıldı. Açıldı açılmasına ancak kuşların göç yollarında olması, doğa tahribatı, ulaştırma şirketlerine çıkardığı ek maliyetler hala tartışılıyor.

Yine geçtiğimiz yıl Türkiye’nin de içinde olduğu pek çok ülkede, özellikle yaz döneminde görülen aşırı sıcaklar da iklim değişikliğinin bir kez daha gündeme gelmesini sağlamıştı. Neyse ki yaz bitip mevsimler kışa dönünce unutuldu gibi.

Yıllardır Rize’de, özellikle Fındıklı ilçesinde, HES projelerine karşı halk ciddi bir mücadele veriyor.

Yaylaları birleştirmeyi amaçlayan Yeşil Yol projesine karşı da aynı şekilde. Yeşil Yol önceki yıllarda daha fazla gündeme gelmiş olsa da geçtiğimiz yıl da konuşulmaya devam etmişti. Cerattepe’de, Kaz Dağları’nda ve Murat Dağı’nda maden çalışmaları nedeniyle doğanın tahrip edilmesi ve özellikle Kaz Dağları döneminde vatandaşlar tepkilerini yüksek sesle çıkarmış ve oluşan tepki sonrası çalışma yapan Kanadalı firma Alamos Gold geri adım atmak durumunda kalmıştı.

Bunlar dışında Salda Gölü konusu hala çok sıcak. 2019’da çokça konuşulmuştu, bu yıl da konuşmaya devam ediyoruz. Pandemi dönemindeki yavaşlık fırsata dönüştürülmeye çalışıldı ancak yine vatandaş sesini çıkardı ve Salda verilen tahribatla kendi haline bırakıldı.

Gümüşhane’de Buzul Çağı’ndan bu yana varlığını koruyan Dipsiz Göl, maden aramaya kurban gitti. Bildiğiniz göl yok oldu. O yıllara meydan okuyan, doğanın kendi çocuğu olan Dipsiz Göl artık olması gereken yerde yok.

E, bunlarla bitmiyor tabii. Hasankeyf tartışmaları yıllardır devam ediyor. Akkuyu Nükleer Santrali var, cennet koylarımız var, var da var. Ama bu ülkede birileri onlar yok olsun istiyor. Zaten dolu olan cebini biraz daha doldurmanın hesaplarını yaparken, aslında kendinin de kaybeden tarafta olacağını hesap edemiyor, etmek istemiyor.

Ekolojik farkındalığımızı artıralım.

Bu günlerde sadece salgın endişesiyle değil, ekolojik endişelerle de yaşıyoruz. Tüm bu yaşadıklarımızda da doğaya, canlılara verdiğimiz zararların sonucu var. Önce kendimizden başlayarak basit önlemler alarak doğanın dirilişine yardımcı olabiliriz ve bununla yetinmeyip farkındalığımızı artırabiliriz. Bunun için ülkemizde kaynak bulmakla ilgili sıkıntımız da yok.

Yeni İnsan Yayınevi, Sinek Sekiz Yayınevi ve Ekofil Yayınları gibi ekoloji kitaplığı oldukça geniş yayınevlerimiz var. Bunlar dışında başka yayınevlerinden yayımlanan kaynaklar var. Ben bu noktada herkesin ücretsiz okuyabileceği iki kitabı sizlere önermek istiyorum.

Yeni İnsan Yayınevi’nin geçtiğimiz hafta paylaştığı Ekolojik Anayasa kitabı ve bu hafta paylaştığı Ekolojik Yaşam Rehberi. Her iki kitabı da bağlantı linklerinden ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Doğayı daha dikkatli dinlediğimiz günlerde görüşmek üzere…

Hakan Özbek

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan