Sentez

Gülüş

8 Mayıs 2020

Öykü: Gülüş| Yazan: Özge Can

Gecenin sessizliği içinde attığı her adımın çıkarttığı ses yankı yapıyordu. Sesleri dinleyerek adımlarının uyumsuz olduğunu kendi de fark etti. Dudağında yarım ağız bir gülüşle “Sallanıyor muyum ne?” diye düşündü.

Portakal çiçeklerinin mistik kokusunu içine çekerken, kokunun geldiği yöne doğru eğimlendi. Eğimlendikçe de aynı yöne yalpalıyordu.

“Kahve içmeliyim.”

Gece, yalnız, nereye, gitmek… kelimeler hızlıca zihninde yön değiştirirken önüne gelen kahvenin kokusu bile algılarını harekete geçirmeye yetti. Garsonun suratındaki sırıtış, gözlerinin göğsüne takılmış halini fark etmesi algılarının açıldığının göstergesiydi. Refleksle eli göğsüne gitti. Dekoltesi derinleşmiş.

“Gömleğimin düğmesi eksik. Düştü mü? Koptu mu?”

Karmaşık zihninde sorular birbiri ardına gelirken, cevaplar boştu. Birkaç yudum kahve ile zihnindeki sis biraz dağılmaya başladı. Ama bir şey engelliyordu anımsamasını.

Bir sızı.

Yarım ağız gülüş yeniden dudağının kenarına ilişti. Sızıya kalkandı bu gülüş. Beynine yalancı sinyaller göndermeyi öğrenmişti. Yüzdeki minik bir kas hareketi mutlu olduğu yanılsamasını yaşatıyordu. Bunu çok sık yapar olmuştu. Hem kendini hem çevreyi kandırmanın muhteşem yöntemiydi. “Yok, iyiyim” demekten bıkmıştı artık. Onun yerine bu yarım ağız gülüş, herkesi yalancı iyiliğin varlığına ikna etmeye yeterli olmuştu.

Kahveyle birlikte zihni açılmaya başlamıştı. Bu gece ne olmuştu? Ufaktan görüntüler gelmeye başlamıştı zihnine. Barda votka içiyordu. Çok içiyordu.

“Allah belanı versin Sinan!”

Terk etmişti Sinan. Öyle tak diye kestirip atmıştı. “Olamıyoruz biz seninle, yolumuza taş koymayalım” deyip gitmişti. Gidemeyen sözlerinin aksine. “O eteğin üzerine o bluz olmuş mu? Alçak sesle konuş, ters bakma, kahkaha atma, boş konuşuyorsun…” Dolusu denk gelmişti demek ki ona gitti.

Kafasının içinde ışıklı toplar dönmeye başladı. Sağa, sola, aşağı, yukarı döne döne kafatasının duvarlarında sekiyordu.

“Eve dönmeli de araba nerede?”

Bir cesaret çantasını alıp kalkmaya yeltendi. Çantasını almasıyla birlikte yeni görüntüler düştü zihnine.

Akşam barda olanlar sinevizyon gösterisi gibi zihninin önüne düştü.

Müziğin kulakları sağır ettiği, karanlığın içinde anlamsız ışık oyunlarının olduğu bir mekanda. Tek başına oturuyor. Sırıtkan bir tipin göz hapsinde. Aç aç bakıyor adam yüzüne. Kaç kadeh votka içti; hatırlamıyor. Sırıtkan tip, masasına gelip direkt oturunca son kadehi hızla dikiyor başına. Ayağa kalkınca da ışıklı toplar beyninin içinde dansa başlıyor.

“Allah belanı versin Sinan, senin yüzünden bütün bunlar.”

Midesi bulanıyor. Tuvalete gitmeli. Hızlı hareket edince toplar daha da hareketleniyor. Yavaş adımlarla tuvalete gidiyor. Adam ardı sıra geliyor. Birkaç söz çalınıyor kulağına “soda içelim, …. gideriz.”

Tuvalet dolu. Kapısında bekliyor. İdrar kokusu daha da bulandırıyor midesini. Duvara yaslıyor sırtını. Avuç içiyle de duvardan destek veriyor bedenine. Temiz havaya çıksa, geçecek. Omuzunda güçlü bir kavrayış hissediyor önce, bir el. Sonra kalçasına iniyor o el.

“Kokun baştan çıkartıcı, hele gülümsemen.”

Burnunun dibinde kesif bir alkol kokusu, boynunda yapışkan bir yumuşaklık, göğsünde bir el. Bir tekme savuruyor adamın hayalarına. Stiletto harika silah olabiliyor. Adamın ayağına sivri bir batırış. Damarlarına taze kan pompalanmasından ne bulantı kalıyor ne dönme. Koşarak temiz havaya çıkıyor. Ardından hırıltılı bir bağırtı:

“Kaltak! Vermeyecektin niye gülüyorsun?”

Masanın kenarından tutuyordu. Zihninde canlanan görüntüler ufak sarssa da bedenini, toparlanıp çıkıyor kafeden.

Bardan buraya kadar nasıl yürüdü, ne yaptı hatırlamıyordu. Vücudunda adrenalinin normal seviyelere çekilmesiyle daha uyumlu yürüyordu artık ve daha dik. Eve dönme vakti gelmişti. Bir taksi ilişti gözüne. Dudağındaki yarım ağız gülüş, hatırladıklarıyla kahkahaya çevrildi.

Nefesinin arasından seslendi: Boş mu?

Özge Can

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Gökçe Çiçek Gönülaçar 8 Mayıs 2020 at 13:31

    Özgecim tebrikler çok beğendim. Stiletto ile adam öldüren, güçlü kadın gülüşü bu. Kalemin hiç durmasın.
     
    Sevgiler..

    • Cevapla Özge Can 8 Mayıs 2020 at 13:35

      Canım Gökçe’m teşekkür ederim 🙏 O gülüşlerin kahkahaya evrileceği günlere… Sevgimle 💙

  • Cevapla Tülay Demir 8 Mayıs 2020 at 13:43

    Özgeciğim firsat buldukça okuyorum öykülerini.Buna da bayıldim.O kadar akıcı ve güzel yazıyorsunki.Yolun açık olsun.Harikasın.Sevgiler

    • Cevapla Özge Can 8 Mayıs 2020 at 13:47

      Teşekkür ederim Tülay Hanım 🙏
      Sevgimle 💙

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan