Üçüncü Göz

Karşıyaka

18 Mayıs 2020

Yazı: Karşıyaka | Yazan: İlayda Oylum Güleryüz

Sabahın ilk ışıkları. Bulutlu olduğu için hafif puslu ancak sıcaklığını çoktan hissettiğim güneşin eşlik ettiği bir manzara… Balıkçılara rastgele! İzmir ayna oldu bana. Dümdüz denizin üzerinde yürümeyi isterdim, gözlerimle gezdim de gezdim. İzmir henüz mayıs ayının ikinci yarısında 36 dereceyi gördü, iyi mi?..

Bostanlı İskele’den Karşıyaka İskele’ye adımlarken gördüğüm her insana selam vermek ve günaydın demek iyi hissettirdi. Neden hissettirmesin ki? Ne kadar da insani, insanın birbirine ihtiyacı oluşu. Tanımadıklarımın simalarına sadece gözlerinden girebildiğim zamanlar…

Karantinanın ikinci ayına girdiğimiz bu süreçte artık ruhumuz bedende kalmakta zorlanıyor.

Üstelik sıcaklık ile de donmuş duygular eriyor, ayakta kalmaya çalışan, sımsıkı olması gereken her şey mi? Kendini salıyor. Saldığı yerden kökleniyor düşünceler.

Son günlerde okuduğum Ozan Önen’in Babam Beni Şah Damarımdan Öptü kitabında da satırlar bu bağlamda benim salan düşüncelerimle köklendi. Cümleler arasında saklı kalmış kendimi buluyorum. O manzaraların, duyguların içinde kayboluyorum. Başka biri bir cümle yazmış ve siz çoktan o olayın içinden geçmişsiniz. Öyle ki gözyaşlarınız güleryüzünüze eşlik ediyor. Dünyanın bu halini; koskoca evde birçok kitaba misafirperverlik diyorum. O misafirlerle olmayı çok ama çok seviyorum.

“Sıkılınca ne mi yaparım? Güzele odaklanırım.”

Tam da bu şu sıralarda yapmaya çalıştığım satırlar. Arka planda işleyen bir düzen ve akıp giderken var olan düzende hayatta kalmak için güzeli görmek, paylaşmak ve anlamlandırmak.

Daha ilk başında omzundan öpme meselesi var ki ben sık sık kendi omzuma öpücük kondururum.

Yazı: Karşıyaka | Yazan: İlayda Oylum GüleryüzTam da bu cümleleri kafamda tekrarlarken denk geldim Karşıyaka Belediyesi’nin Tematik Bahçesine. Sabah daha 06:30’du. Yalnızca geçmedim her bir çiçekle tanıştım. Karşımda duran çiçeğin ismi mi? Şefkat çiçeği. İsminin güzelliğine ne diyorsunuz? Temastan uzak, özlediğim, yoksunluğunu hissettim o güzel duygu/lar. Tüm ihtişamıyla sırtını güneşe vermiş çiçekler, tomurcukları güçlü mü güçlü ve gücünü topraktan almış ve bir de denizin dibi… Daha ne olsun?..

Bir kitabın satırlarından adımladığım kıyı şeridine, satırlara, kıyı şeridine… Gittim, geldim, gidemedim, satırlarda gezdim.

Sahi! Bir kitabı siz nasıl okuyorsunuz? En mahrem alanınızda? Pijamanızla? En şık halinizle? Evinizin en sevdiğiniz köşesinde?

Kitapların böyle bir eşliği var bilmem farkında mısınız… Üstelik kendi karşı yakanıza varmanıza da yardımcı.

İlayda Oylum Güleryüz

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan