Başucumda Kitap

Kırmızı Pazartesi

7 Mayıs 2020

Kitap: Kırmızı Pazartesi | Yazar: Gabriel García Márquez | Yorumlayan: Kübra Mısırlı Keskin


Kırmızı Pazartesi | Gabriel García Márquez

Kırmızı Pazartesi | Konu

Bayardo San Roman kasabaya yeni taşınmış, oldukça zengin ama ne iş yaptığı kimse tarafından bilinmeyen bir adamdır. Kasabada hakkında çıkan dedikodulara son vermek için evlenmek istemektedir.

Bayardo San Roman, bir gün arkadaşlarıyla meyhane de içerken yoldan annesiyle birlikte geçen Angela Vicario’yu görür. Arkadaşlarına bu kız ile evlenmek istediğini söyler. Her ne kadar arkadaşları bunu sarhoşluğuna verse de Bayardo San Roman kısa sürede kızı bulur ve evlenmeye ikna eder.

Bayardo San Roman şanına yakışır, herkese parmak ısırtan bir düğün yapar. Düğün sonunda çift evlerine gider. Ancak evlilikleri sadece altı saat sürer. Çünkü Angela bakire değildir. Bunu öğrenen Bayardo San Roman Angela’yı ailesinin evine geri götürür. Durumu öğrenen aile bunu kimin yaptığını öğrenmek için Angela’yı sıkıştırır. Ve Angela’dan, birlikte olduğu kişinin Santiago Nasar olduğunu öğrenirler. Bunun üzerine Angela’nın erkek kardeşleri Pablo ve Pedro evden bıçak alarak Santiago Nasar’ın peşine düşer. Bu onlar için bir mecburiyettir. Çünkü bu şekilde namuslarını temizleyebileceklerini düşünmektedirler. Bir taraftan da birilerinin onları durdurmasını istemektedirler. Bu yüzden herkese Santiago Nasar’ı öldüreceklerini söylerler.

Bütün kasaba Santiago Nasar’ın öldürüleceğini duymuştur ancak bir tek kendisi bunu bilmemektedir. Pablo ve Pedro’nun Nasar’ı öldüreceğini öğrenen Belediye Başkanı, durumu engellemek için onların bıçaklarını alır ama yeni bıçak bulan Pablo ve Pedro öldürmekten vazgeçmez ve Santiago Nasar’ı beklemeye devam ederler.
Santiago Nasar evine dönerken kısa süre önce nişanlandığı sevgilisinin evine uğrar. Nişanlısı ona ayrılmak istediğini söyler. Santiago Nasar nedenini öğrenmek ister ama nişanlısı bir açıklama yapmaz. Çünkü onun Angela’nın kardeşleri tarafından öldürüleceğini bildiğini düşünür. Nişanlısının babası durumu Santiago Nasar’a anlatarak Pablo ve Pedro’nun onu öldürmek için aradığını söyler.

Nişanlısının evinden ayrılan Santiago Nasar evine doğru yürümeye başlar. Evine doğru giderken onu takibe başlayan Pablo ve Pedro Nasar’ı, evinin önünde defalarca bıçaklayarak öldürür.

Kırmızı Pazartesi | Yorum

Herkes tarafından bilinen ama önlenemeyen bir cinayeti konu alıyor Kırmızı Pazartesi. Okuduğunuz cinayet romanlarından oldukça farklı. Okumadan önce; ne kadar keyifli olabilir ki sonu başından belli bir kitabı okumak diye düşündüm. Ama okumaya başladığım an öyle bir sürükledi ki elimden bırakamadım. Sonu bilinse de temposu bir anlığına bile düşmedi.

Gabriel García Márquez’in en iyi kitabı olarak bahsettiği ve 1982’de Nobel Edebiyat Ödülü alan bu roman, bir çok toplumsal yaraya da parmak basmış. Usta yazar, yıllar önce çocukluğunu geçirdiği kasabadaki bir cinayeti kaleme almış aslında ve bu gerçeği bilmek daha da düşündürücü kılıyor hikayeyi. Herkes herşeyin farkında ama konuşmuyor, engel olmuyor. Görmedim, duymadım, bilmiyorum diyerek toplumun üç maymunu oynaması oldukça sarsıcıydı benim açımdan. Toplumun bu davranışına umursamazlık mı dersiniz, korku mu, yoksa kaostan nemalanmak mı, buna siz karar vereceksiniz kitabı okuduğunuzda.

Sezgisel öğeler oldukça baskın Kırmızı Pazartesi‘de. Özellikle rüyalar üzerinden yapılan yorumlar, bunun en iyi kanıtlarından. Somut anlatılarla beraber kullanılan bu teknikte, kitabın etkileyiciliğini oldukça arttırmış.

Kitabı okurken, yaşadığımız zamanda da toplumun tepkisi açısından değişmeyen konular var diye düşündüm.

Kadın cinayetleri mesela, göz göre göre işlenmiyor mu? Ya da namus cinayetleri bile bile. Belki kitaptaki tek fark, cinayete kurban gidenin bir erkek olması ama ne fark eder. Sonuçta bir cinayete sessiz kalınmıyor mu? Kitapta katil Pablo ve Pedro gibi gözükse de aslında tüm kasabadır. Çünkü cinayete göz yuman da en az işleyen kadar suça ortaktır.

Kitapta aslında tam olarak bir kanıt yok, Angela’nın birlikte olduğu kişinin Santiago Nasar olduğuna dair. Sadece Angela’nın beyanı var ama bunun doğru olmadığı ile ilgili anlatılar da mevcut kitapta. Kasaba halkı ve Angela’nın ailesi, bu kişinin Santiago Nasar olduğuna hemen inanıyor. Çünkü namusu temizlemek için bir isim gerekli. Santiago Nasar da buna uygun bir isim çünkü toplumda çok saygınlığı yok. Hayatı biraz hızlı yaşamayı seviyor ve ailesinin kökleri yaşadığı topraklardan gelmiyor. Bu da onun hakkında, insanlara söz hakkı doğurabiliyor. Yani toplum, tam olarak tanımadığı bir insanı kendine göre sınıflandırma hakkına sahip olduğunu düşünüyor. Kitapta yazar bu durumu da harika bir cümle ile özetlemiş;

Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım.

Kitap bitip son sayfayı kapattığımda şu birkaç soru defalarca tekrarlandı beynimde;

Suçu adalet mi cezalandırmalı yoksa toplumsal yargılar mı?
Hangi ayak eksik kalırsa insanlık daha çok yara alır?

Kelimeleri sihirli olan Gabriel García Márquez’in bu kitabını okuduğunuzda bakalım siz hangi cevabı vereceksiniz?

Yorumumu bitirirken söylemek istediğim ve bana göre yazarın da yüksek sesle söylemek istediği tek cümle var aslında;

“Hepiniz oradaydınız!”

Yazar Hakkında

6 Mart 1927’de Kolombiya’da, on altı kardeşin en büyüğü olarak dünyaya geldi. Hukuk ve gazetecilik okudu. 1940’larda gazeteciliğe başladı ve yine aynı yıllarda öykü yazmaya başladı. 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü‘ne değer görüldü. 2014 yılında Meksika’da seksen yedi yaşında hayata veda etti.

Kitapları

• Yaprak Fırtınası
• Albaya Mektup Yok
• Hanım Ana’nın Cenaze Töreni
• Şer Saati
• Yüzyıllık Yalnızlık
• İyi Kalpli Erendira
• Mavi Köpeğin Gözleri
• Başkan Babamızın Sonbaharı
• Kırmızı Pazartesi
• Kolera Günlerinde Aşk
• Labirentteki General

Keyifli okumalar.

Kübra Mısırlı Keskin

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Demet 7 Mayıs 2020 at 20:56

    Sonunu çok merak ettim…
    Çok heyecanlı bi’ yorumdu.
    Tebrikler…

  • Cevapla Kübra Mısırlı Keskin 8 Mayıs 2020 at 00:21

    Canım Demetcim;
    Çok teşekkürler güzel yorumun için 🙏🏻🙏🏻
    Sevgiler💙

  • Cevapla Pınar Sude Genç 17 Mayıs 2020 at 17:27

    Çok güzel bir yorum olmuş. Çok merak ettim, şimdi başlayacağım (:

    • Cevapla Kübra Mısırlı Keskin 17 Mayıs 2020 at 20:18

      Sudecim ; merak uyandırabilmeme çok sevindim. Şimdiden keyifli okumalar 😊
       
      Sevgiler 💙

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan