Ay Işığı Yolcusu

Pollyanna mı, Heidi mi?

12 Mayıs 2020

Yazı: Pollyanna mı, Heidi mi? | Yazan: Atakan Balcı“O Pollyanna buraya gelecek” dersin, demek istersin aslında da nerdeee! En kibar halinle söyle, bekle, bekle, bekle, yine bekle, dene, dene; ya sonra?

“O Pollyanna buraya gelecek.”

İçin yanar, közün dışarı taşar, dost, sevgili, arkadaş, ne ad koyarsan koy, nasıl etiketlersen etiketle; etiketlerden azade bakarsın sen insancıklardan öte. “O Pollyanna buraya gelecek” dersin tüm hücrelerin, varlığın, ışığınla. Buz ararsın için yana yana, ekle, ekle, ekle. Kâr etmez asla hüznüne, öfkene, mutsuzluğuna; ekle, ekle, ekle.

“O Pollyanna buraya gelecek!” hiç yolu yok.

Gerçek masumluk nerede?

Heidi’nin o masum ışıltısı nerdee, Pollyanna’nın gerçeklikten uzak, kandırmaca üstüne kandırmacaya dayalı, yığının sahte gülücüklerinin farklı bir türünden başka bir şey olmayan tavrı nerde…

Nasıl da görmezsin Heidi’yi ve nasıl kapılırsın Pollyanna’nın büyüsüne, değil mi?

Yangınlardan kanat doğurmak

Kaçınılmaz bir son bekler bu noktada seni, uçurumun kenarına kadar sürüklenirsin yine, yine, yine. Öyle bir kandırmacanın içindesindir ki uçurumun kenarına kadar gelip anlık bir şaşkınlık ile tüm gözlerini, fiziksel ve algısal tüm gözlerini açmazsan, ayırdına bile varmazsın kanatlarının var olduğunu, belki köreldiğini, kavrulduğunu… Onları yangınlardan doğuracak olan, yeniden ortaya çıkaracak olan kimdir, hangi yolun tozlu ışıltısıdır peki?

Heidi-Çocuk ruhu

Heidi doğrularla dolu ve her olaydan, durumdan bir mutluluk çıkaran biri mi? Büyüyünce nasıl biri oldu peki acaba? Heidi ağlar, Heidi bağlıdır ama bağımlı mıdır insanlara, yerlere, olgulara, işleyişe? Heidi yalnızca bir çocuk, ruhu gerçekten çocuk. “Ergen” tavırlarıyla “Hiç büyümedim, ah çocuk ruhum!” diye böbürlenenlerden değil, çocukluktan ibaret gerçekliği ruhunda.

Kurban

“O Pollyanna buraya gelecek!”

Ama nasıl inanmıştım çocuk ruhuna onu okurken, ne kadar mutlu olmuştum onunla yan yana, yana yana arkadaşlık ederken. Her sayfada, her satırda o anki çocukluğumu, çocuksuluğumu yeniden, yeniden duymuştum ve çok masumdum. İnsanların yalan söyleyebildiğini bile 18 yaşında ayrımsamış biriyim ben. Bana göre kesinlikle “ama”lık bir söz değil aslında ama ezici bir çoğunluk var ki Pollyanna’yı yığına kurban eden ve öyle bir aşama gelir ki Pollyanna kurban eder kendi yığınsan topluluğu için birini, birilerini. Halbuki ne diyordu Ulu Bilge, Altaylı Kam/Şaman Akay Kine; canlı bir varlık olmak zorunda değildi kurban. Asıl nokta kurbanın canlılığı değil daha doğrusu, senin ruhunun ışıltısı. Ama Pollyanna, ah Pollyanna! Artık gelmesen de olur, diyeceğim ama, yine de tutamıyorum ruhumdaki serpintiyi;

“O Pollyanna buraya gelecek!”

Atakan Balcı

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan