Başucumda Kitap

Sana Gül Bahçesi Vadetmedim

21 Mayıs 2020

Kitap: Sana Gül Bahçesi Vadetmedim | Yazar: Joanne Greenberg | Yorumlayan: Kübra Mısırlı Keskin


Sana Gül Bahçesi Vadetmedim | Joanne Greenberg

Sana Gül Bahçesi Vadetmedim | Konu

Kitap kahramanımız Deborah on altı yaşında şizofreni tanısı konmuş genç bir kızdır. Ailesi, özellikle de babası, akıl hastanesine yatırılması konusunda doktorlar tarafından ikna edilir. Akıl hastanesine yatan Deborah, gerçek dünya ile kendi kafasında yarattığı ve YR olarak adlandırdığı dünyası arasında yaşamaktadır. Hatta bu YR dünyasında konuştuğu bir dil bile geliştirmiştir kendisine. Bu nedenle aidiyet konusunda büyük zorluklar yaşamaktadır.

Akıl hastanesine yattıktan kısa bir süre sonra intihara kalkışır. Bu teşebbüsünün de etkisiyle saldırganların olduğu D koğuşuna alınır. Burada ciddi krizler yaşayan Deborah’a, bu krizleri atlatması için tecrit denilen bir tedavi uygulanır. Burada bir tulumun içine sokularak elleri ve ayakları bağlı şekilde krizi geçirmesi sağlanır.

Deborah Dr.Fried’e güvenmektedir ve yaptıkları seanslar iyiye gitmektedir. Ama Dr. Fried kısa süreliğine klinikten ayrılmak zorunda kalınca Deborah gerileme gösterir, doktoru ile seanslara tekrar başlayınca ilerleme kaydetmeye devam eder.

Dr. Fried, Deborah’ın hastalığının sebebini üç konuya bağlar. Büyükbabasının baskıcı tutumu, yapılan Yahudi propagandaları nedeniyle çevresi tarafından dışlanması ve geçirdiği tümör ameliyatı. Tüm bu yaşadıklarının etkisiyle tamamen içine kapanan Deborah’ın hastalığı ilk sinyallerini vermeye ameliyat döneminde başlamıştır.

Dr. Fried ile yaptığı seanslar sonucunda Deborah iyiye doğru gitmeye başlar. Hatta içindeki öğrenme isteğine karşı koyamaz ve liseyi dışardan bitirmeye karar verir. Artık saldırganlar koğuşu olan D koğuşunda da değildir, daha hafif belirtiler gösterenlerin olduğu B koğuşuna alınmıştır. Başlarda zorlanır ve bir kaç defa daha D koğuşuna gönderilmesine rağmen kısa sürede tekrar B koğuşuna geçer.

Bu süreçte artık bir karar verme aşamasına gelen Deborah gerçek dünya ile kendi yarattığı YR dünyası arasında seçim yapmak zorunda kalır. Seçimini gerçek dünyadan yana kullanan Deborah için her şey aslında yeni başlıyordur.

Sana Gül Bahçesi Vadetmedim | Yorum

Yazarın kendisini anlattığı bir kitap, Sana Gül Bahçesi Vadetmedim. Bu nedenle de inandırıcılığı oldukça yüksek. Evet kurgu konusunda biraz eksiklikler göze çarpıyor. Bu da kitabın biraz zor ilerlemesine neden oluyor ama insanın iç dünyasında yaşadıklarını özellikle hastalık boyutundaysa, anlatmanın zorluğu göz önüne alınarak, kitabın hakkı verilebilir.

Şizofreni; hastaların gerçek ile gerçek dışı olan olguları birbirinden ayırt edememesine yol açan, sağlıklı düşünce akışı, duygu kontrolü ve normal davranışa engel olan ciddi bir beyin hastalığı olarak tanımlanır. Deborah, tüm bu belirtileri yaşarken daha başka bir çok belirti de yaşıyor bu hastalıkla ilgili. Aslında bu da bizlere şizofreniyi, kalıplaşmış tanımların dışında görme şansı da sunuyor.

Kitapta akıl sağlığının önemi açık açık gözler önüne serilirken, bu tür hastalıkların nedenlerine de değiniliyor. Kimse dış etkenler olmadan bu tür hastalıklara maruz kalmaz. Dışarıdan yapılan baskılar, küçük düşürmeye çalışmalar, insanların yüksek egoları ve bunlar karşısında savunma mekanizması olarak farklı dünyalar yaratmaya çalışan hassas ruhlara sahip insanlar bu hastalık çemberini oluşturuyor.

Kitapta vurgulanmak istenen konulardan biri de bana göre “güven”. Çünkü Deborah, doktoru Fried’e duyduğu güven sebebiyle iç dünyasına girmesine izin veriyor ve tedavi olmak için çaba gösteriyor. Her konuda olduğu gibi bu konuda da güven tabi ki kolay kurulmuyor.

Toplumumuzda psikiyatrist ve psikoloğa gidenlere tabiri caizse deli gözüyle bakıldığı için iç dünyamızı pek anladığımızı söyleyemiyorum maalesef.

Grip ne kadar olağan bir hastalıksa ruhsal hastalıklar da bir o kadar olası. Toplum olarak bunu kabullendiğimiz gün daha mutlu olacağımızı düşünüyorum. Kitap da aslında bunu anlamak ve anlatmak için bir basamak.

İki farklı dünyayı ve bu dünyalar arasındaki kopukluğu gerçekten güzel bir şekilde aktarmış yazar. Yaşayan da kendisi olduğu için tüm detaylarına hakim oluyorsunuz hastalığın. Deborah’ın şizofreniyi nasıl karşıladığı, travmaları, krizleri ve savaşı oldukça sarsıcı bir şekilde kaleme alınmış.

İnsan bilmediği şeyden korkar, biz de “şizofren” isminden bu yüzden korkuyoruz galiba çünkü bilmiyoruz. Bu kitapla birlikte en azından fikir sahibi olabiliriz bu hastalıkla ilgili. Tıbbi açıdan tabi ki yorumlayamayacağım bir kitap Sana Gül Bahçesi Vadetmedim, ben sadece konu ve anlatım açısından elimden geldiğince anlatmaya çalıştım.

Şizofren birinin hayal dünyasına ve gerçek dünyasına tanıklık etmek isterseniz bu kitap tam size göre. Ama unutmayın Deborah’ın yaşadıklarının etkisinden uzun bir süre kurtulamayacaksınız. Bu yüzden okuduğunuz dönemki ruh haliniz oldukça önemli. Kitap, depresif bir ruh haline sahip, bu yüzden eğer siz de böyle bir dönemdeyseniz, okumayı biraz ertelemelisiniz.

Yorumumu kitabın da adını aldığı ve beni en çok etkileyen bölümü ile sonlandırmak istiyorum bu hafta.

Deborah: Adalet uygulanmıyorsa, namussuzluk örtbas ediliyorsa ve inançlarını koruyan insanlar acı çekiyorsa, sizin gerçekliğiniz ne işe yarıyor peki?

Fried: Bak dinle beni. Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz adalet vadetmedim. Ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır… üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur!”

Yazar Hakkında

Kitaplarında uzun süre Hannah GREEN takma adını kullanan Amerikalı yazar 24 Eylül 1932 yılında New York’da doğdu. Genç yaşta geçirdiği akıl hastanesi deneyimini aktardığı Sana Gül Bahçesi Vadetmedim kitabı çeşitli ülkelerde büyük ilgi gördü.

Kitapları

• Sana Gül Bahçesi Vadetmedim
• The King’s Persons
• In This Sign
• Founder’s Praise
• A Season of Delight
• The Far Side of Victory
• High Crimes and Misdemeanors

Keyifli okumalar.

Kübra Mısırlı Keskin

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

6 Yorum

  • Cevapla Hülya Erarslan 21 Mayıs 2020 at 12:08

    Aaaa bu kitaptan ben de bahsetmiştim:
    http://www.senveben.biz.tr/2018/04/sana-gul-bahcesi-vadetmedim/
     
    Çocukların böyle büyük hastalıklar/rahatsızlıklar yaşamasına çok üzülüyorum. 🙁
     
    Sizin de dediğiniz gibi dış etkiler önemli (küçümseme, aşağılama…vb) ama başkalarının yapmasını ne kadar engelleyebiliriz ki? 🤷‍♀️
     
    Hepimize sağlıklı günler 🌸

  • Cevapla Kübra Mısırlı Keskin 21 Mayıs 2020 at 16:21

    Merhaba Hülya Hanım;
    Öncelikle yorumunuz için teşekkürler 🙏🏻 Sanırım başkalarının davranışlarını engelleyebilmenin tek yolu, çocukları yetiştirirken aşıladıklarımıza dikkat etmek. İyi insan olabilmeyi öğretebildiğimizde sorun kalmaz diye düşünüyorum.
     
    Sevgiler 🙏🏻

  • Cevapla Pınar Sude Genç 21 Mayıs 2020 at 17:02

    Çok merak ettim, okunacaklar listeme eklendi. 🌚
     
    “Grip ne kadar olağan bir hastalıksa ruhsal hastalıklar da bir o kadar olası. Toplum olarak bunu kabullendiğimiz gün daha mutlu olacağımızı düşünüyorum.” 👏🏻👏🏻👏🏻

  • Cevapla Kübra Mısırlı Keskin 21 Mayıs 2020 at 19:41

    Teşekkürler Sudecim, güzel yorumun için 🙏🏻🙏🏻

  • Cevapla Günay Aydın 22 Mayıs 2020 at 09:21

    Yıllar once içim burkularak okuduğum akıcı hir hikayeydi. İyi bir ailede doğmak, iyi bir öğretmene rast gelmek ve iyi bir doktorun eline düşmek bir şanstır.
     
    Ben de tavsiye ediyorum bu kitabı.
    Özellikle ebeveynlere.
     
    Teşekkürler Kübra Hnm.

  • Cevapla Kübra Mısırlı Keskin 22 Mayıs 2020 at 11:29

    Merhaba;
     
    Değerli yorumunuz için çok teşekkürler 🙏🏻
     
    Sevgiler

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan