Satır Arası

Utanma Duygusu

1 Mayıs 2020

Yazı: Utanma Duygusu | Yazan: Nalan ErpolatUtanma duygusu insan olmanın en temel duygularından biridir ve hemen hemen her duygu gibi iki uç noktası da insan için sorun yaratır. Toplumca kabul görmeyen davranışlar utanma duygusunu oluşturur, bu yüzden de utanma duygusu sosyal davranışları belirler.

“Utanmaz” insan olmak, yüzsüzlükle bir tutulur; toplumun istemediği, sevmediği, kabul etmediği bir birey olmak demektir.

“Utangaç” olmak ise bazı bireylerin tamamen mizacıdır. Bazı insanlar, göz önünde olmayı sevmezler, başarılı da olsalar yaptıklarını pek kimseyle paylaşmayı tercih etmezler. Bu yüzden kendi kurdukları dünyaları, çok kalabalık olmayan çevreleri onlara yeter. Çok fazla girişken olmaya da gerek duymazlar.

Bir de utanç duygusu içinde olmak vardır ki başlı başına üstesinden gelinmesi gereken bir durumdur. Bazı bireyler bazen hiç gereği yokken “Utancımdan yerin dibine girdim. Utancımdan ölecektim” gibi cümleler kurarlar. Hiç gereği yokken diyorum çünkü böyle durumlarda çoğunlukla, karşısındaki insanın adına fikir yürütmek vardır. “Mutlaka benim için şöyle düşünmüştür” gibi düşünceler dolaşır utangaç bireyin kafasında. Çoğu zamanda bunlar gerçek tahminler değildir. Kişi başarısız olduğunu düşündüğü konularda bu hisse kapılır. Hatta bazen başarısız olmasa da kapılır. Bunun sebebi de “ya başarısız olursam” endişesidir.

Çocukluktan Gelen Duygular

Birçok duygu gibi utanç duygusunun da kökeni çocukluk yıllarımıza dayanmaktadır. 1-3 yaş aralığı, çocuğun artık bağımsız hareket etmek istediği bir dönemdir. Çocuk artık kendisi giyinmek ister, kendi başına yemek yemek ister. Bu istekleri her türlü yanlışa rağmen desteklenirse, çocuk yavaş yavaş özerk olmaya başlar ama bu işleri yaparken, yanlışlıklar çok dile gelirse, çocuk özerkliği çok geç kazanacağı gibi, utanç duygusunun içine girer. Bu duygu da çocuğun içine bir yerleşirse, hayatı boyunca her şeyi “Acaba başarabiliyor muyum?” diye düşünür. Bunu söyleyen de içinde hâlâ yaşattığı utanan çocuktur.

Birey, bu duygusunun farkına varıp üstesinden gelebilirse, yani duygusal ve zihinsel olarak kendisini yetiştirebilirse, özgüven sahibi bir yetişkin haline gelebilir ve sağlıklı bireyler yetiştirebilir. Aksi halde, yetiştirdiği nesil de utanç içinde büyümüş ve bu duyguyu içselleştirmiş bir nesil olacaktır.

Utanç Duygusu İçinde Olan Bireylerin Savunma Mekanizmaları

Utanç duygusunu dışarıya belli etmek istemeyen, bastırmak isteyen kişilerin bazı savunma mekanizmaları vardır. Başarısızlıktan korktuklarını belli etmemek için bazıları anlamsız kibir içine girebilirler. Kimisi başarısızlığa tahammülü yokmuş edasında “mükemmeliyetçiyim ben” der her fırsatta. Bazıları da çevresindeki her şeye çok kolay öfkelenerek içlerini sustururlar. Bunların hiçbiri farkında olarak yapılmaz çoğu zaman ama utanç duygusunu fark etmek ve bununla başa çıkmaya çalışmak tüm bu savunma mekanizmalarını ortadan kaldıracaktır.

Utanç Duygusu İle Başa Çıkmak

Utanç duygusunu üzerinden atamamış bir yetişkin, toplumda kabul edilir olmasının, genel toplumsal kurallardan farklı bazı şartlara bağlı olduğunu düşünür. Bu duyguyla başa çıkmanın da çıkış noktası bu düşünceden sıyrılabilmektir. Birey, başkalarının istekleri dışında kendi olarak yaşarken de kabul göreceğini bilmelidir. Bunu tam olarak idrak ettikten sonra, hayat daha kolay olacaktır çünkü birey potansiyellerini gerçekleştirebilecek cesareti bulacaktır.

Kendi gibi yaşayabilme şansı herkese büyürken verilmelidir. Bu şans verilmeden yetişkinlik çağına gelindiyse de her yaşta insan kendi gibi olmayı ve bundan utanmamayı öğrenebilir.

“Ben” olarak, utanmadan yaşayabilmek, güzel yaşamaktır.

Nalan Erpolat

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan