Biraz Kitap

Da Vinci Şifresi

28 Temmuz 2020

Kitap: Da Vinci Şifresi | Yazar: Dan Brown | Yorumlayan: Hülya Erarslan


Da Vinci Şifresi | Dan Brown

Dan Brown’un daha önce okuduğum kitaplarındaki gibi (bkz: Melekler ve Şeytanlar , bkz: Cehennem) yine bir baş döndürücülük. Yine bir kurgunun içinde kaybolmacalık.

Şifreler ve İpuçları

Louvre Müzesi müdürü öldürülmüş. Polisler, bu ölümle ilgili Harvard Üniversitesi Dini Simgebilim Profesörü Robert Langdon’ı çağırıyorlar. Robert Langdon’a tabii ki hoş bir kadın eşlik ediyor, çünkü Dan Brown kitapları bunu gerektirir.

Ardından şifreleri bulup ipuçlarını takip edip çözüme ulaşmaca. Bu arada Leonardo da Vinci, kutsal kase, Sion Tarikatı… neler nelerden bahsetmece.

Sion Tarikatı

Sion Tarikatı -kardeşlik- 1099 yılında Kudüs’te Fransız kralı Godefroi Bouillon tarafından kurulmuş. Kral Godefroi, İsa zamanından beri ailesinin sakladığı bir sırra sahipmiş. Bu sırra ilişkin belgeleri kurtarmak için Tapınak Şövalyeleri oluşturulmuş. Belgeler ve onun gücü tek bir isimle anılıyormuş: Sangreal.

Sangreal, Kutsal Kase demek. Kutsal Kase’nin sembolü de gül.

Kutsal Kase

Kutsal kasenin bir kadeh olduğu, Kutsal Kase’nin asıl yapısını korumak için uydurulmuş bir alegori imiş. Kadeh aslında mecaz olarak kullanılıyor. Kase aslında bir kadınlık sembolü. Tanrıçayı temsil ediyor. Kadın, hayat verebilme gücü ile bir zamanlar kutsal iken, erkek egemen kilise onu şeytanlaştırmış.

Bu kadın Magdalalı Meryem. İsa’nın karısı. Soylu bir aileden geliyor. Ve İsa’nın çocuğunu doğuruyor. Doğan çocuk kız. Adı Sarah. İsa, kendisi öldükten sonra nasıl devam edileceği konusunda karısına talimatlar veriyor.

Roma İmparatoru Constantin, Hristiyanlık’tan pagan izlerini silmek ve İsa’yı tanrısallaştırıp onun nüfuzunu kendi iktidarı için kullanmak üzere çalışmalar yapıyor. Bu çerçevede yeni bir İncil yazdırıyor. Magdalalı Meryem’in fahişe olduğunu yayıyor. Çocuk da gizleniyor.

Yani Magdalalı Meryem, Kutsal Kase imiş. Sangreal belgeleri de Mesih’in neslini ispatlıyormuş. Sion Tarikatı bu belgeleri koruyormuş. Kilise ile tarikat arasındaki anlaşmaya göre Kilise tarikata saldırmayacak, tarikat da Sangreal belgelerini gizli tutacakmış.

Bu belgelerin gizli tutulması şu yüzden önemliymiş:

İnsanlar, özellikle Hristiyanlar, Hz.İsa’nın Tanrı’nın oğlu olmadığını, onun Magdalalı Meryem ile evli olduğunu, Magdalalı Meryem’in soylu bir aileden geldiğini, İsa’nın çocukları olduğunu öğrenirlerse Kilise’nin kendilerine yalan söylediğini anlarmış, infial olurmuş.

Bir b*k olmaz.

İnsanların binlerce yıldır inandığı bir dini inancın yalan olduğunu bir belgeyle ortaya koyunca insanların inancının sarsılacağını sanmıyorum. Zira dini inancın mantıklı bir temeli bile olması gerekmiyor. İnancın olduğu yerde mantığın olduğunu da açıkçası sanmıyorum. O yüzden dini tartışmalara girmeyi anlamsız buluyorum. Çok soyut ve hissi bir şey.

Yani gerçekten Sangreal belgeleri varsa ve ortaya çıkarsa dünyada olay molay olmaz bence. Binlerce yıllık inanışların “Hadi yaa, öyle değil miymiş?” diyip değişeceğini sanmıyorum. Kaldı ki bu bilgiler çok da gizli değilmiş. Kitapta yazdığına göre Notre Dame’in Kamburu, Sihirli Flüt, Disney’in Sindirella, Uyuyan Güzel ve Pamuk Prenses masalları… Kutsal Kase sembolleriyle doluymuş. Buradan da Kutsal Kase’nin aslında sır değil, her yerde olduğu anlamını çıkarmamızı istiyor yazar.

Saygılarımla,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz