Varlık Sancısı

Motosiklet

1 Temmuz 2020

Yazı: Motosiklet | Yazan: Hüseyin Küçükkelepçe

Motosiklet, kendi başına ayakta duramayan zavallı bir binektir. Bu acınacak durumuna rağmen sürücüsünü bir şövalyeye çevirir. Motosiklet, hem bir aslan hem de ayakta duramayan yeni doğmuş bir kuzudur. Somut olarak eril, soyut olarak dişil bir makinedir. Sanırım kadınlar bu çelişkiye/diyalektiğe tav oluyor. Var eden kadının, varoluşun temeli olan diyalektiğe meyl etmesinde şaşılacak bir durum yok aslında.

Motosiklet ve Evrensel Bodyguard

Motosiklete binen erkekler kadınların ilgisini çeker. Bunun nedenleri üzerinde durmak istiyorum. (Genellemelerim sübjektiftir. Dolayısıyla genele göre istisnadır. Bir de geçim derdiyle motosiklete binen emekçiler, meclis dışıdır.)

Motosiklet, görünen yüzüyle eril etiketlidir. Gözü kara, cesaretli, maço, kuvvetli sıfatlarını temsil eder. Acaba evrimin bir sonucu olarak mı kadınlar motosikletli erkeklere ilgi duyar? Cinselliğin/yaşamın en derin anlamıyla soyu devam ettirmeyi amaçladığını varsayarsak, motosiklet sürücüsü, yavruları korumak için biçilmiş bir kaftandır. Cesaretli, gözü kara, kuvvetli daha ne olsun… Az bir de romantizm, al sana evrensel bodyguard örneği.

Demek ki çağlar öncesinden atalarımızın yazdığı mektuplar (genler) halen okunmaya devam ediyor.

Motosiklet Atom Altı Dünyadan Fırlamış Gibidir

Motosikletin görünmeyen (dişil) yönüne bakalım. Motosiklet, yapısı, işleyişi sağduyuya terstir. Atom altı dünyadan fırlamış gibidir. Baktığınız yere gider. Başka bir ifadeyle düşünce ile yönlenir. Kadınlar gerçeklikten çok romantizmi sever. Bu anlamda motosiklet, özündeki sertlik ve tehlikeye karşıt romantiktir.

Başta da söyledik diyalektik kadını cezpeder. Buradan alarak romantik kadın yapısı binlerce yıldır anlaşılmayı beklemektedir. Günümüzde de evliliklerin çoğu erkeğin sürekli sağduyulu davranalım ısrarından dağılır, gider. Kadının gizem dolu dünyasını reel ölçülerle anlamaya çalıştıkça, iş içinden çıkılmaz hâl alır. Boşanan erkekleri dinleyin gerçekten sürekli haklı olduğu yanılsaması vardır. Yüzme bilmeyen suda çırpındıkça batar ve boğulur. Oysa korkusuzca kollarını iki yana açıp hiçbir kasılma olmadan kafasını güvenle yaslasa öylece suyun ipek gibi yumuşaklığına, serinliğine teşekkür etse (gerçekten de) hiç yüzme bilmeyen bile boğulmaz. Motosikleti/Kadını bütüncül anlamak için asgari düzeyde de olsa atom altı dünyanın işleyişini, mantığını anlamak gerektiğini düşünüyorum.

Soğuk Demir, Sıcak Ten, Hız ve Orgazm

Kadınların motosikletli adamları neden beğendiği sorusuna cevap aramaya devam ediyoruz. Motosikletin öne çıkan başat özelliği hızdır. Bir yanda soğuk demir, bir yanda yumuşak sıcak ten. Olaydaki bu zıtlık/diyalektik hızlanınca tek olur, bir olur yoksa kaçınılmaz olarak düşüş gerçekleşir. Artçı (kadın) varsa bu sefer üçü (teslis) bir olur. Birlik gerçekleşmezse sonuç ölümdür. Hızda, ANda kalınır. Gelecek, geçmiş silinir, fiziksel beden dolayımlı kullanıldığı için unutulur, pürdikkat şimdidedir. Tam bir orgazm/esrime hali yaşanır. Kadın-erkek ve nesnenin birlikteliği motosiklet aracılığıyla sağlanır. Bu bütünlük müthiş zevk verir. Bilmiyorum bu vecd hali insanoğlunun başka hangi eyleminde var? Aklıma seks, müzik, dini ritüeller, spor geliyor genellikle nesne dışarıda kalıyor.

Göbekli Adamlar, Hantal Motorlar ve Genç Kızlar

İşte göbekli, sakallı, yaşı geçmiş, kaba saba Amerikan motorlarına binen kişilere genç kızlar bu keyfi yaşamak için ilgi gösterir ama ne bu adamlar ne de bu hantal motorlar bu deneyimi yaşatmaya uygun değildir. Başkasının yalancısıyım, bahsi geçen “motosikletli süvari” çakması bu adamlar ağır, hantal çevreye zararlı motosikletlerini bir kamyona yüklüyor, Bodrum’un girişinde teslim alarak konvoy halinde şehre giriş yapıyormuşlar. “Taaa İstanbul’dan geldim, gerçek bir sürücüyüm” havası basarak genç kızları süzerlermiş.

Dokunarak Konuşmak Hayranlık Belirtisidir

Motosiklet kullandığım zamanlar hiç olmadığı kadar kadınların ilgisini çektim. Nasıl oluyorsa bilmiyorum motosiklet, sürücüsüne müthiş bir özgüven verir. İş yerine vardığınızda savaştan çıkmış bir kahraman gibi hissedersiniz. Bu alfa enerji, kadınların hoşuna gider. GTA adlı bilgisayar oyununda ufak bir hileyle kadınların ilgisini üzerinize çekersiniz ya işte buna benzer bir durumdur. Asansörde karşılaştığım kadınların bir zırhı andıran koruyucu giysilere dokunarak konuşmasını, hatta bazen kolun sıkılmasını ben buna yorumluyorum.

Hayallerdeki Kadın, Bitişik Nizam Yolculuk, İçgüdüler ve Siyah Perde

Hayatında bir kadından “seninle gelmek istiyorum” teklifi alan çok az erkek vardır. Üstelik bu kadının hayallere konuk olacak kadar bir güzelliğe sahip olması daha da ender bir vakadır. İlk ve son defa böyle bir teklif aldım. Ret ettim. Çünkü sık sık gördüğüm bir kadındı, zihnimde epey bir simülasyona konu olmuştu. Bu kadar bitişik nizam bir oturuş şeklinde içgüdüleri aşamayan bir durum bağıra çağıra geliyordu. Başta söyledim motosiklet mistik bir makinedir. Sürücünün odak noktası, makinenin ağırlık merkeziyle eşdeğerdir. Ufak bir kayma, birliğin bozulması ve siyah perde…

Dezavantaj Aynı Zamanda Avantajdır

Motosiklet kendi başına ayakta duramaz dedik. Diğer araçlara kıyasla dezavantajlıdır. Bilindiği gibi bu familyanın (motorlu araçların) ekseriyeti dört ayaklıdır. Tıpkı biz insanların dört ayaklılara karşı görünürde dezavantajlı ama gerçekte onlara efendi olduğumuz gibi. Durağanken zavallı olan motosiklet harekete geçti mi, iyi bir sürücüsü varsa uçan kaçan hiçbir araç onunla boy ölçüşemez. Bir arkadaşımın yaptığı gösteriyi (https://www.youtube.com/watch?v=F8pE6w43JpQ) bunun somut delili olarak kabul edebiliriz. Sistem adildir; zayıf yanınız aynı zamanda güçlü yanınızdır.

Tehlike Varsa Yaşam Vardır

Motosiklet sürücüsü korumasız, her daim tehlikeye açıktır. Her yıl yapılan toplu etkinliklerde “Falan nerede?” sorusunun cevabı “Artık aramızda değil” olması sıklığından dolayı kimseyi şaşırtmaz ama acı hep ilk duyulana eştir.
Tehlike var diye motosiklete binmemek olur mu?

“Yaşam her yanıyla tehlike taşır. Yanılmaya açık, yaşamı yanılmayla ile gelişecek bir varlığın tehlikeden uzak olması ancak kurgusal olarak gerçektir.”*
 
 
Hüseyin Küçükkelepçe
 
 

Notlar & Açıklamalar:

* Spor Felsefesi – Atilla Erdemli (s.36) ⇡⇡⇡

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 1 Temmuz 2020 at 13:16

    “Kadınlar motosiklet kullanan erkekleri çekici bulurlar” önermesinin hatalı bir tümevarım olduğunu düşünüyorum. Bir genelleme oluşturacak kadar üstün bir çoğunluk yok kadınlar arasında.
     
    Yazının kapak görselindeki Adonis yakışıklılığındaysa eğer sürücümüz, evet o zaman o asi, korkusuz tavır kadınların hoşuna gidebilir. Ama lütfen; kaç motosiklet sürücüsü bu adam gibi gözüküyor? Kel, fodul, bir de göbekli bir adam, dünyanın en gösterişli motoruna da binse gene de kadınlara pek çekici gelmeyecektir. O kuvvetli gen aktarımının da inanın o göbekli adamla olmayacağını ayırt edebilecek kadar zeki kadınlar 😉
     
    Bence erkekler bu fikri seviyor. Bacakların arasındaki aletle gururlanmayı sevenler, motosikletin de onları bir anda dünyanın en çekici adamına dönüştüreceği fikrine tutunuyor kanımca. Neyse almayalım hayallerini ellerinden 😉
     
    Genellemeye katılmasam da ilginç bir konuydu. Kaleminize sağlık.

  • Cevapla Hüseyin Küçükkelepçe 2 Temmuz 2020 at 00:40

    Motosiklete binen erkeklerin tamamı kadınların ilgisini çeker mi? Elbette hayır. Hırlısı- hırsızı, kısası- uzunu, korkağı-cesuru, çelimsizi-kaslısı, yakışıklısı-çirkini biner… Görüldüğü gibi bir değişkenlik söz konusu. Olayları baz alırsak ‘hayaller Paris, gerçekler Ankara’ Yani tezinizde haklısınız. Peki motosikletle ilgili değişmeyen bir şey var mı? Tartışılır. Daha önce bu konuyla ilgili bir yazı okumadım. Motosikleti kavramsal olarak ortaya koymak için bir deneme yazdım. Gelişme anti tezle olur. Bu nedenle karşı teziniz için çok teşekkürler.
     
    Kapak baklavacısına gelince, en istemediğiniz şeyin bu Adonis kişinin en başat özelliği olduğunu hemencecik fark edersiniz. Bütün morfoloji yerle bir olur. Öylece kala kalırsınız. Lütfen kedi-çiğer örneği aklınıza gelmesin. Hawking der ki “Doğa mükemmelliğe asla izin vermez” sezgisel bir bilgi değil, gözlem yapılarak ortaya konmuş bir tespit.
     
    İki bacak arasındakiyle övünme ne yazık ki çok yaygın. Motosikleti ego tatminine aracı yapanların çok yaşamadığını biliyorum. Diğeriyle övünenlerin de mutlu olmadıkları ve mutlu etmedikleri bilinen bir gerçektir. Eğer bu alet övünç kaynağı olacaksa eşek ve boğa alemin kralı sayılır.
     
    Değerli yorumunuz için ayrıca teşekkür ederim…

  • Cevap Yaz