Patikli Seyyah

Perito Moreno Buzulu

23 Temmuz 2020

Yazı: Perito Moreno Buzulu | Yazan: Pelin Öncüoğlu Işık

 

“Bazı yerler vardır öyle güzeldirler ki defalarca şükrettirirler.
Nefes aldığınız için, orada bulunduğunuz için…
Bazı yerler vardır öyle güzeldirler ki gözleriniz onları gördükten sonra daha değerlidirler.
Bugün çokça şükrettim, burada dünyanın en güzel buzulu Perito Moreno’nun önünde olduğum için.
Gözlerim çokça isyan ettiler gördükleri güzellikleri birlikte götürmek için.
Ve artık olduklarından daha değerliler…”

 
Sizi bu satırları yazdığım Perito Moreno Buzuluna götüreceğim bugün. Yaklaşık bir aydır Arjantindeydim. Eski bir dağcı olarak dağlarla bitmeyen sevdamı tazelemek için Patagonya’da trekking yapacağım günleri iple çekiyordum. Fakat önce uzun süredir listemden bana göz kırpan bir yeri görmeye, dünyanın yaşanabilen en güney noktası Ushuaia’dan El Calafate’ye geçtim.
 

El Calafate

 
Ushuaia’dan El Calafate’ye yirmi küsur saatlik uzun bir otobüs yolculuğu ile vardık. Yolun uzunluğundan hiç şikayetçi değildik keza hiç bitmeyen pastoral bir tablonun içinde gibiydik. Gibiydik diyorum çünkü hâlâ Ushuaia‘da tanıştığım Kolombiyalı Anna ile birlikte seyahat ediyoruz. Bazen bir olarak başladığınız yollara çoğalarak devam ediyor, bazen de hayatınızın o kısmına katılan yeni kişilerle maceranızı birleştirip hiç hesapta olmayan yeni rotalara koyulursunuz. Sanırım sırt çantalı seyahat etmenin en güzel tarafı da bu. Kollarınızı kocaman açtığınızda kötü şeylerden çok iyi şeyler düşüyor kucağınıza. Anna ile Ushuaia’da öyle uyumlu bir şekilde seyahat ettik ki rotamı El Calafate’ye çevirirken yola onunla devam etmek bana çok doğal gelmişti.

El Calafate | Argentino Gölü | Patagonia | Arjantin


El Calafate | Argentino Gölü | Patagonia | Arjantin

El Calafate’ye geçebilmek için öncelikle otobüs ile Punta Arenas’a, ardından Puerto Natales’e geçmemiz gerekti.

Dünyanın en sert coğrafyalarından birinde vahşi, el değmemiş bir güzelliğin tadını çıkartarak yolculuk ettik. Ushuaia’nın sakin, büyüleyici güzelliği hâlâ damarlarımda dolaşırken, Patagonya’nın hırçın güzelliğinin kollarına bıraktım kendimi.

Uzun yolculuğumuz hostelmiz America del Sur‘da sona erdi. Yolun tatlı yorgunluğunu hostelin baştan aşağıya cam olan ortak alanlarında Patagonya dağlarının sessizliğine karşı kahvelerimizi yudumlayarak giderdik. Bizlerden çok önce bu dünyada olduklarını hatırlatan o gururlu zirvelerine doğru sessizce kahvelerimizi yudumladık. Öyle güzellerdi ki karşılarında hiçbirimiz tek bir kelime bile edemiyorduk. Güneşi yine buradan uğurlayıp yerini gecenin alaca güzelliğine bırakmasını izledik. Gökyüzü kızıla boyanırken uzaktan Lago Argentino’nun masmavi suları tüm güzelliği ile parıldıyordu.

Ertesi sabah erken saatlerde Perito Moreno’ya doğru yola çıktık.

El Calafate kasabası – Perito Moreno Buzulu araba ile sadece 50 dakika uzaklıkta. Seyahat ederken mümkün olduğunca rahat zaman aralıklarında seyahat etmeye ve ziyaret etmek istediğim yerlere kendi imkanlarım ile gitmeye özen gösteriyorum. Bu sizi hem aracılara para kazandırmaktan koruyor hem de gittiğiniz yerleri daha iyi keşfetmenize, mekanların içine daha rahat girmenize sebep oluyor. Sizi turist olmaktan çıkartıyor. Temas etmek, insanlarla konuşmak çok önem verdiğim bir şey. Aksi hâlde kendimi içinde bulunduğum balondan kurtulmuş hissetmiyorum. Kendi çevrem ile kendi alışkanlıklarımdan çıkmadan ziyaret ettiğim bir yeri tam hakkıyla tanıma fırsatına sahip olmadığımı düşünüyorum. O yeri tanıyabilmek, kelimenin tam anlamıyla o yer olabilmek için alışkanlıklarımdan sıyrılmam, Pelin kıyafetimi çıkartmam ve keşfetmeye çırılçıplak dalmam gerekiyor.

Perito Moreno Buzulu’nu ziyaret etmek gibi çok turistik olmuş bir aktiviteyi hosteliniz ya da otelinizden ayırtılmış bir tur ile yapabilir ya da bizim gibi elinizden geldiğince insanlara karışarak da gerçekleştirebilirsiniz. Bunun için Perito Moreno şehir otobusüne binmek yeterli.

El Calafate’den Perito Moreno Buzulu’na bir buçuk saate yakın bir yolculuk ile vardık.
 

Perito Moreno Buzulu

 

El Calafate | Argentino Gölü | Patagonia | Arjantin

Uçuk mavi buzul daha otobüsten inmeden bizi karşıladı. İnsanı hemen etkisi altına alan bir manzara. Buzulun da içinde bulunduğu Los Glacieres Doğal Parkı buzula bakan pek çok seyir terasları ve yürüyüş yolları barındırıyor.

Otobüsten indiğimiz noktadan başlayıp seyir teraslarını geçerek buzula yaklaştıkça daha da hayran kaldık. İnsanın yüzüne ister istemez kocaman bir sırıtma yerleşiyor. Mavinin bu kadar tonu olduğundan haberim yoktu.

Bu güzelliği yakalayabilmek ve yanımda getirebilmek için birkaç kere kameramın deklanşörüne bastım. Ama nafile, makinalar bu güzelliği yakalamakta yetersiz kaldılar. Bu özel anı iliklerime kadar hissedebilmek için kameramı birkaç pozdan sonra kapattım. Anı, vücudumun tüm hücrelerine çekebilmek için algılarımı sonuna kadar açıp derin bir nefes alır gibi belleğime aldım. Gördüklerimi anlatmak için kelimelerim yetmiyor fakat yüzüme yayılan o sıcacık huzur hislerimi daha iyi anlatabilir.

Bu güzelliğin daha fazla tadını çıkartabilmek için Perito Moreno Buzulu’na tekne ile olabildiği kadar yaklaşıyoruz. Yanına kadar gittiğimizde şansımıza birkaç küçük parçanın ana buzuldan ayrılmasına da şahit oluyoruz. Ne unutulmaz bir manzara.

Perito Moreno Buzulu dünyadaki pek çok büyük buzulun aksine sürekli büyüyen bir buzul.

Bunun sebebi ise And Dağları’nın sürekli yağış alıyor olması. Sürekli devam eden büyümesi sebebiyle birkaç yılda bir dağların eteklerinden hemen önündeki göllere doğru ilerleyen buzul, Brazo Rico gölünü bloke ediyor. Böylece nehirlerle beslenen bu kısımdaki su seviyesinin de bu blokaj yüzünden artması sonucunda buzulun ön kısmının tamamına yakını büyük parçalar halinde kopuyor. Bu muazzam renk ve ses gösterisinin ne zaman gerçekleşeceği tam olarak hesaplanamasa da bilimadamları artık çok yakın tahminlerde bulunabiliyor. Dev bloklar halinde kopan masmavi buzulların büyük bir gürültü ile sulara karışması harika bir gösteri sunuyor. Sırtını dağlara dayamış buzul ise dağlardan gelen yağmur ile beslenmeye ve büyümeye devam ediyor.

Böyle bir gösteriyi yakalayamasanız da bu büyük buzul parçasından yaz aylarında her on beş yirmi dakikada bir kopan minik buz parçaları da oldukça güzel bir görüntü sunuyor. Buzulun kendisi 250 km²’lik bir alanı kaplıyor, arkasını dayadığı ve beslendiği And Dağları’ndan Lago Argentino’ya (göl) masmavi 50 km kadar uzanan bir dil Perito Moreno.

Buzul Yürüyüşü

Perito Moreno Buzulu’nun tadını maksimum şekilde çıkartmak istiyorsanız buzul yürüyüşü yapmanız lazım. Önceden ayarladığımız bir tur ile seyir teraslarından uzakta bir alanda buzulun üzerine çıkartıldık. Bizimle ilgilenen tecrübeli iki rehberimiz buzulda nasıl yürüyeceğimizi, güvenli şekilde nasıl düşmemiz gerektiğini anlattılar. Ardından kramponlarımızı takıp, iplerle birbirimize bağlanıp, grup lideri rehberimizin arkasından buzulun üzerinde yürümeye başladık. Yaklaşık 2 saatlik yürüyüş boyunca buzul yarıklarının içlerinden geçip, buzulun ipnotize edici maviliğinde kendimizi kaybettik.

Bunun turistik bir tur olduğunu unutmamak lazım. Bu yüzden ara sıra fotoğraf molaları da veriyoruz. Güneşin sıcak ışıkları yüzümüzü yalarken, bu insandan uzak doğa parçasında sessizce, sadece ayaklarımızın buzda çıkarttığı seslerin eşliğinde meditasyon yapar gibi yürüdük. Aslında hiçbirimize yürürken konuşmamamız söylenmemişti fakat bazı güzellikler insanın dilinden sözcüklerini alır. Ve bazı güzelliklere hakkını verebilmek için sessizliğin kutsallığına ihtiyaç vardır. Sanki sözleşmişiz gibi kelimelerimizle kirletmemek için hepimiz sustuk ve bu sıradışı güzelliği iliklerimize çekmeye çalıştık. Yüyüşümüzün sonunda böyle bir güzelliği birlikte paylaşmış olmanın yakınlaştırması ile bir grup insan, rehberin bize sunduğu viskiler ile hayatı kutladık.

Hiç fazla mutluluktan yorgun düştünüz mü?

O gece yaşadığımız tam da bu idi. Öyle tatmin olmuştuk ki sanki başka birşey yaparsak bu güzelliği lekeleyecektik. Bugüne başka birşey daha sığdıramazdık, sığdırmamalıydık. Günün bizlerde uyandırdıkları ile uykuya dalmalı, bu duyguyu mümkün olduğu kadar muhafaza etmeliydik. Bugün ağızımda öyle bir tad bırakmıştı ki herhangi başka birşey ile onu bozmak istemedim. Sanki beynim daha fazlasını almak istemiyor, gördüklerini unutmamak için kendini bir müddet kapatmak, bu anı mümkün olduğu kadar uzun süre aynı bu hislerle yaşayabilmek için uykuya dalmak istiyordu. Bugünü hafızamın en güzel yerinde kutulayıp saklamak istiyordum. Oysa hayatta bizi en mutlu eden şeyler kutulanamayacak kadar yoğundurlar. Bunu unutmuşum. Yine de yüzüme bulaşmış huzurum ile mutluluğumu kendime yastık edip uykuya daldım.

Hayat bugün bambaşka bir şekilde dokunmuştu bana. Artık eskisi gibi olmam mümkün değildi.

Pelin Öncüoğlu Işık

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

8 Yorum

  • Cevapla Nazlı Pınar Kamacı 23 Temmuz 2020 at 14:15

    Yine ne güzel yazmışsın 😍
    Beni yine muhteşem yerlere alıp götürdün, çok teşekkürler 👏👏👏

    • Cevapla Pelin Öncüoğlu Işık 23 Temmuz 2020 at 23:26

      Canımmm çok teşekkürler ❤️

  • Cevapla Zeynep Mete 23 Temmuz 2020 at 20:26

    Sevgili Pelin;
    Yazdıkların beni gözlerininin değerini arttıran tüm o güzelliklere götürdü, çok teşekkürler. Mavinin huzur veren her bir tonu burada zeytin ağaçlarımı sularken beni de kucakladı… Yazılarını merak ve sevgiyle takip ediyorum. Kalemine ve gözlerine sağlık. Kimbilir belki bir gün etkinliklerinden birine beni de götürürsün 😉 Sevgiler…

    • Cevapla Pelin Öncüoğlu Işık 23 Temmuz 2020 at 23:38

      Zeynep çok teşekkür ederim güzel yorumun için ❤️ Senin gibi iyi bir kalemden böyle bir yorum almak beni çok mutlu etti. Bir gün birlikte seyahat etmeyi de çok arzu ederim. Bilgim dahilinde bir yer olursa seve seve seyahat programlarında da yardım ederim 😍

  • Cevapla Burak Süalp 27 Temmuz 2020 at 11:44

    Peilncim, harika yerlere gitmiş, harika anlatmışsın. Sayende Dünya üzerinde adını bile hiç duymadığım yerler olduğunu öğreniyorum, mutlu oluyorum.
     
    “Sanırım sırt çantalı seyahat etmenin en güzel tarafı da bu. Kollarınızı kocaman açtığınızda kötü şeylerden çok iyi şeyler düşüyor kucağınıza” demişsin ya. Buna da çok katılıyorum. Yolda tanıştığım arkadaşlarımın hepsi benim için çok kıymetli oldu. Özgür ve temiz ruhlar. Onlar hep olsunlar.
     
    Mutluluktan yorgun düşeceğimiz daha nice seyahatlere!

    • Cevapla Pelin Öncüoğlu Işık 5 Ağustos 2020 at 17:21

      Burakcım güzel yorumun için çok teşekkür ederim 🙂 Yahu ben niye bu yorumları atlamışım bilmiyorum 🙁 Canım arkadaşım önümüzde hep yollar olsun gideceğimiz 🙂 Birlikte yürüyeceğimiz yolları da sabırsızlıkla bekliyorum :))

  • Cevapla İdris Subaşı 3 Ağustos 2020 at 23:41

    Bilgilendirme ve tanıtımların için teşekkürler, keyifle takip ediyorum..

    • Cevapla Pelin Öncüoğlu Işık 5 Ağustos 2020 at 17:23

      İdris Bey güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Takipte kalın daha anlatacak çok maceram, yazacak çok hikayem var 🙂

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan