Üçüncü Göz

Huzur | Ortunç Koyu

24 Ağustos 2020

Yazı: Huzur | Ortunç Koyu | Yazan: İlayda Oylum Güleryüz

Ateş renginde tunç; Ortunç.

Ayvalık Tabiat Parkı’na kıvrım kıvrım yollardan varılan, daha giderken dönüşte gidilecek yerlerin gözle işaret edildiği o güzelim koy.

Önceki gece gökyüzünü üzerine çekmiş olan kampçılar henüz uyanmamış. Parmak ucunda yürümek isterken, çarşaf olmuş denize dolanmak istiyorum. Ayaklarımızın altında şekillenen taşlar… Sahi şu sahillerde kaç milyardan fazla deniz kabuğu var?
(Tam bu sırada Küçük Prens fısıldıyor; “Büyükler hep rakamlardan bahseder.”)

Şaşkınlığımda hale hale oluyor deniz. Kıyıya yakın demirleyen teknelerden birinin adı “La Isla Bonita“.

“And when the samba played
The sun would set so high…”

Gerçekten de ne güzel gün batar burada. Daha doğumundan sadece birkaç saat geçmiş güneşin batışı ile ilgili konuşmamız bizim ne kadar hızlı olduğumuzun ispatı mıdır?

Suyun altındaki yosunların dahi uyuduğu denize adımımı atar atmaz zeminin yumuşaklığını ruhumda hissediyorum. Tüm bunları, balıkların gözlerimi gıdıklaması, rüzgarın tenimi teğet geçmesi ve denize daldığımda suyun o değişen renkleri belirliyor. Dibin soğukluğu bana kendimi hatırlatıyor.


Kendinize sizi beni, bizi hatırlatmak ne demek dersiniz?

Bir olma düşüncesinden ne kadar uzaklaşsa insanın ayağına o kadar deniz kestanesi batarmış. Kim mi söylemiş bunu? Şimdi uydurdum. Bazen insan kendi uydurabileceği şeylere de ihtiyaç duyuyor. Küçükken leblebili kek yapmıştım. Tadının iyi olacağına inancım tamdı; olmadı. Ama denedim, denemesem bilemez böyle bir anı da kaydedemezdim muhtemelen.

Hayat Gibi Yani

Yakalamaya çalıştıklarımızdan gözümüzün önünü görmeyiz ya bazen… Gözümüze kaçar ama. Gözyaşları ile sulanır, büyür; o çiçekler, anılar ve hayaller. Tam da bu sakinlikte hayal kurduran, hayatı sorgulatan, anda kalmayı hatırlatan midi bir tatildi Ortunç. Tunçtan kuvvetli hissettim dönüşte kendimi, gördüklerime şükür ve teşekkür, günün koşmayan haline saygı ile.

Dönüş Yolu

Kıvrılan yollardan birinde o kadar güzel görünüyordu ki adalar, yelkenli ile oraya gidebilmeyi, denizin tam da yeşil ile buluştuğu yerde ufuk çizgisi olmayı, hamakta doğanın içinde süzülürken güneşin sıcaklığı kalbimi ısıtsın çok istedim; oldu.

Siz ne istediniz de oldu son zamanlarda? Gerçekten istemeyi bilirsek, bunun ne kadar güçlü işlediğini deneyimlemenin hafifliği, derinliği ve sevgimle.

İlayda Oylum Güleryüz

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan