Sağlık

Nişasta Bazlı Şeker İçeren Ürünlerin Zararları

10 Ağustos 2020

Yazı: Nişasta Bazlı Şeker İçeren Ürünlerin Zararları | Yazan: Prof. Dr. Metin Başaranoğlu

Sağlıklı bir yaşam için nişasta bazlı şeker içeren ürünleri tüketmeyin.

1918 yılında 18 ay süren İspanyol gribi, o gün için Avrupa toplam nüfusunun üçte birini -yaklaşık 55 milyon (50-100 milyon) insanı- öldürdü. İspanyol gribinden tam 100 yıl sonra özellikle bu günlerde tekrar hatırladığımız bu olay yazar Dan Brown’ın “İnferno”sunu ve orada tartışılan Dünya’nın bu şekilde gidemeyeceği, “Dünya kaynaklarının bu haliyle tüm insanlara yetmesi için global nüfusta bir azalma olması mı?” gerekiyor sorusunu akla getiriyor.

Bunun için laboratuvarda üretilmiş bir virusa ya da nükleer savaşa ihtiyaç yok. Esasında, insanoğlu global nufüsunu kendisi endüstriyel ürettiği, adına gıda denen ürünleriyle azaltmaya başladı. Her ne kadar bugüne kadar global anlamda beklenen yaşam süresi artıyorduysa da, bundan sonra aşağıda bahsedeceğim sebep ve gerçeklerden dolayı kitlesel erken ve total ölümlerin artacağı da bir gerçek olmuştur. Bu eğilim içerisine girdik bile. Bahsi geçen ölümlerin başlıca nedenleri de Kalp-damar hastalıkları, inme ve kanser olacaktır.

Unutulmamalı ki, obezite vb kronik hastalıklar yaşam süresini çeşitli şekillerde kısaltmakta ve total ve erken ölümlerin artmasına neden olmaktadır. Her ne kadar bir virütik enfeksiyon kadar, geçmişteki İspanyol gribi örneği gibi, hızlı etki etmese de klinik pratik yapan bir hekim olarak söyleyebileceğim kümülatif olarak düşünüldüğünde yakın bir gelecekte ölümlerin kitlesel ivme kazanacağıdır.

2019 yılı mart ayında Harvard Üniversitesi’nden çıkan bir çalışmanın sonuçları bu dediklerimi doğrular niteliktedir. Çalışma sonuçlarına göre endüstriyel ürün (gıda) tüketenlerde erken ölümler, total ölümler ve kanser sıklığı, tüketmeyen ya da daha az tüketenlere göre anlamlı artmıştır. Kendi klinik pratiğimde de 20 yıl önce hiç görmediğim obezite sonucu gelişmiş siroz hastalarını ofisimde artık karşımda buluyorum. Bunlar yeterince korkunç gelişmelerdir.

Şeker

İnsan vücudunda enerji talebi ve enerji alımı arasında bir denge bulunmaktadır. Obezite ve beraberinde getirdiği insülin direnci, metabolik sendrom gibi sonuçlar, gelişmiş ülkelerde bireylerin sağlığına karşı büyüyen bir tehdittir. Obezitenin başlıca nedeni vücuda aşırı kalori alınması ve vücut harcamasının bunun altında kalması şeklinde özetlenebilir.

Kilo alımına neden olan aşırı kalori, günümüzde en çok bir labratuvar deneyi sonucu keşfedilmiş olan nişasta bazlı şekerden (NBŞ) gelir. Bu nişasta bazlı şekerin kaynağı mısırdır. Yani şeker pancarı ya da şeker kamışı değildir. Endüstri NBŞ’yi vücudumuza; “tatlandırılmış” adı altında sınıflanan gazlı ve gazsız içecekler, market raflarındaki paketli gıdaların %90’ından fazlasında, hatta soslar, ekmek, meyveli yoğurt vb aklımıza, mantığımıza uymayacak pek çok şekilde aldırır.

Nişasta bazlı şeker (NBŞ) ve obezite epidemisi

Şekerli gıdaların tüketilmesi son 30 yıldır dünya epidemisi kabul edilen obezitenin başlıca nedenidir. Burada bahsi geçen özellikle NBŞ ile elde edilen gıdalardır, bunlar yiyecek ve içecek sınıfında olabilirler. Son dönemde hem Amerika’da hem de Avrupa’da yapılan büyük rakamlı -yüzbinlerce insanın katıldığı- toplum bazlı bilimsel çalışmalar gösterdi ki insanlarda haftada sadece 330 cc’lik 2 kutu meşrubat tüketiminin bile artan ölümler ve artan kanser sıklığı üzerinde etkilidir. Bugün mineralli sulara bile şeker katıldığını unutmayın.

Kahvelerdeki gizli şeker

Yaz aylarında serinlemek için tüketeceğiniz buzlu kahveler içerdiği şuruplar nedeniyle 2-3 kutu meşrubatın verdiği şekere eşdeğer şeker tüketmenize neden olur. Kahve içenlere tavsiyem sade kahve için; türk kahvesi, espresso ya da filtre kahve tüketin. Sütle hazırlanmış, kremalı ve şurup gibi aromalarla hazırlanmış yüksek kalorili kahvelerden uzak durun. Şeker içermeden hazırlanan şuruplar da tatlandırıcı içerir, onlardan da uzak durmalısınız. Özellikle karaciğer, pankreas ve kalp sağlığı düşünenler şurup-aromalı kahvelerden uzak dursunlar.

Deneysel çalışmalarda ise NBŞ içirilen farelerin bağırsaklarında iltihabi bağırsak hastalığı (crohn ve kolit benzeri değişimler) oluşturulduğu bildirilmiştir. Hastalarıma NBŞ içeren gıdalardan uzak kalmalarını tavsiye ediyorum. Özellikle NBŞ tüketilmemesi iltihabi bağırsak hastalığı olanlar ve kolit olanlarda karın ağrısı şiddeti ve sıklığını azaltmaktadır.

Doğa ile uyum içinde yaşamak, denge ve ölçüyü hayatın her alanında sağlamak sağlıkta iyilik halinin elde edilmesi ve idamesi için mutlak gereklidir. Aksi halde, iki katı hızla yanan mumun ömrü nasıl kısalıyorsa, dengesiz bir yaşam tarzı sizin de beklenen yaşam sürenizden daha az bir hayat sürmenize ve erken ölmenize neden olabilir.

Prof. Dr. Metin Başaranoğlu

1 Yorum

  • Cevapla Barış Savaş Tutar 10 Ağustos 2020 at 11:20

    Şeker hakkında hiçbir şey bilmiyormuşum. Daha dikkatli olacağım. Çok teşekkürler…

  • Cevap Yaz