Biraz Kitap

Şimdi Biz Neyiz? | Pucca Günlük 6

11 Ağustos 2020

Kitap: Şimdi Biz Neyiz? | Pucca Günlük 6 | Yazar: Pucca | Yorumlayan: Hülya Erarslan


Şimdi Biz Neyiz? | Pucca Günlük 6 | Pucca

Pucca Günlük serisinin ilk üç kitabını okumuştum.

1- Küçük Aptalın Büyük Dünyası
2- Ve Geri Kalan Her Şey
3- Allah Beni Böyle Yaratmış

Sene 2013 idi. Hiçbir şey hatırlamıyorum tabii. Öncekileri okurken eğlendiğimi hatırlıyorum. Bunu okurken de öyle oldu. Keyifli, çıtır çerez bir kitap işte.

Osi

Osi ile tanışmaları ve evlenmelerini anlatıyor.

Osi: Osman Karagöz. Pucca’nın Instagram paylaşımlarından biliyorum, oyuncuymuş. Uçakta tanışmışlar. Osi’nin uçak korkusu varmış, Pucca onu yatıştırmaya çalışmış, yatıştırmaya çalışırken daha çok korkutmuş, ilk karşılaşmaları böyle olmuş.

Pucca umursamamış başta ama oğlan görüşmek istemeye, aramaya, muhabbet esnasında şakayla karışık “Evleneceğiz seninle” demeye başlayınca olaylar ilerlemiş.

Kavgacı ve aşırı konuşan bir tip olarak anlatıyor Pucca, Osi’yi. Kitabın başında Osi ile değil evlenmek, sevgili olmanın bile iyi bir fikir olmadığını düşünüyor. Arkadaşları da bu ilişkiyi desteklemiyor.

Pucca

Pucca hayatı çok zorlaştırıyor kendisine de partnerine de. Bana öyle geldi. Kıskançlıklar, şüpheler… Temelinde kendine olan güven ve sevgi problemi var gibi gözüküyor ki kendisi de bunun farkında.

Osi sevmiyor diye oje sürmüyor, Osi istemiyor diye makyaj yapmıyor… Sevgililikte evet böyle şeyler olabilir, sevgilini mutlu edecek şeyler yapmak için çok sevmediğin şeyler yapabilirsin ama bu sende rahatsızlık, öfke vb yaratmamalı. Yarattığı noktada zaten kişi kendisine olan saygısını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor. Pucca da Osi kendisini sevsin, beğensin diye yaptığı ya da yapmadığı bazı şeylerden rahatsız. Gerçek beni görse uzaklaşır mı, diye korkuyor:

“Yani gerçek ben nedir ki? Kim ki? Ben kendimi seviyor muyum, benden memnun muyum da adamın benden memnun olmasını bekleyeyim?”

Ha işte, biliyor yani asıl meselenin ne olduğunu. O kadar biliyor ki, önceki ilişkilerinden acıyla, üzüntüyle ayrılması karşısında aslında başka insanların kendisine ayna olduğunu, kendisi gibi insanları hayatına çektiğini de söylüyor.

O kadar farkında olup o kadar bile bile farkındasız yaşıyor ki… Ona böyle kitaplar yazdırıp hayran kitlesi edinmesi de buradan geliyor herhalde.

Düğün

İkisi de düğün istemeyiz kafasında çıkıyorlar yola ama tabii ki düğün yaparken buluyorlar kendilerini. Ya ne olacağıdı gerçekten? Anne babaların mürüvvet görme arzusu, biricik kızım, biricik oğlum vahvahlanmaları, genellikle gelin kişisinin ya sonra düğün yapmadığıma pişman olursam endişesi, bilinçaltından gelen başkalarından neyim eksik, sanki kaçarak mı evleniyoruz sesleri…

Düğün yapıyorlar ama her şeyi son dakika, alelacele.

Gelinlik kısa oldu, götüm açılıyor, ayakkabılar büyük geldi, makyajım ne biçim, saçım boktan… diyip duruyor kitapta ama sosyal medyada o zaman görmüştüm düğünün fotoğraflarını. Gayet de güzel gözüküyordu.

İlk kitaplarında da ne biçimim, hiç güzel değilim diyip duruyordu, o zamanlar yüzünü gizliyordu, sonra kalktı o giz, öyle söylediği gibi çirkin değilmiş.

Eğlenceli

Bana eğlenceli geliyor bu tarz kitaplar. Hayranıyım diyemem ama bir şekilde elime geçince okuyorum.

Saygılarımla,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz