Deniz Börülcesi

Şırınga

13 Ağustos 2020

Öykü: Şırınga | Yazan: Damla Gümren

Rengarenk ışık bulutunun içinden geçiyorum. Kahkahalarımın sesi beni dahi rahatsız ediyor. Şekiller.. Mor ışık saçan üçgen miydi o gördüğüm? Beyaz kocaman bir at neyin nesiydi, akıl sır erdiremediğim bu alemde? Vücuduma baktım. Ellerime baktığımda kendi yüzümü görebiliyorum.

Ne bu saçmalık? Neredeyim ben? Ağlamaya başladım. Korkuyordum. Adeta bir bebek gibi ağlıyordum. Ter içinde kalmıştım. Gördüğüm her şeyin rüya olduğunu gözlerim soğuk duvarlarla karşılaşınca anladım. Ne kadar korkak birisin, dedim kendi kendime. Kendi bildiğin dünyadan uzaklaştığında ne kadar da acınası oluyorsun. Aptalsın! Korkaksın!

Bütün bu düşünceler kafamda uçuşurken hışımla bir hemşire odama girdi.

“Ne yapıyorsunuz? Sakin olun!”

Ne yapıyordum ki ben?

“Vurmayın kendinize. Bağlamak zorunda kalacağım sizi!”

Vurmak mı, ne vurması?

Bir şırınga çıkarttı.

Ah gene göz gözü görmüyor. Her taraf toz duman içinde sanki. Gözlerim acıyor. Neredeyim ben?

“Aysun!”

Kimdi o sesin sahibi? Neredeyim ben?

“Aysun!”

Çık karşıma kimsin sen? Kim sesleniyor bana?

“Aysun!”

Sevemedim bir türlü adımı. Babaannemin adıymış. Severdim onu halbuki.

“Aysun!”

İsmimle hitap edilmediğinden ne zamandır unutmuş gibiyim adımı. Yabancıyım sanki adıma.

“Aysun!”

Yeter artık bırak da gideyim neredeyim ben? Göz gözü görmeyen bu yerde benliğine hapsolup kaldım sanki.

“Aysun!”

Ne kadar hoş bir ses bu duyduğum. Kalın ve tok… Anlamı da ne güzeldir ismimin, “ay gibi ışıl ışıl” demek.

Ah güzel adım.. Yakışamadım sana..

Sessizce kapıyı aralayan hasta bakıcı ziyaretçim olduğunu söylüyor. Hâlâ kafamın içinde dönen dünyaların etkisindeyim, kim o gelen? Tanıdık yüzler düşünüyorum, hatırlayamıyorum. Elinde koskocaman bir buketle, ince dudaklarını gülümsemek için zorlayan, saçları hafif kırlaşmış, uzun boylu bir adam giriyor içeri. Zorluyorum kendimi, hatırlamaya çalışıyorum. Kafamın içinde hatıralar yarışıyor sanki.

Birden bir görüntü geliyor gözlerimin önüne: ufak bir çocuk bisikleti.. Tekerlekleri ezilmiş olmalı diye düşünüyorum.

“Yerde yatan bir kız çocuğu var! Yardım edin!” diye bağırışlar duyuyorum. Daha dikkatli dinlediğimde kendi sesim olduğunu fark ediyorum.

Arabanın çarptığı bisiklet ve yerde hareketsiz yatan kızım…

Tekrar şırınga ile göz göze geliyorum.

Damla Gümren

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

10 Yorum

  • Cevapla Pınar Sude Genç 13 Ağustos 2020 at 14:06

    Öncelikle, yeniden, aramıza hoş geldiniz!
     
    Öykünüzü gerçekten çok beğendim, çok hoş bi’ tat bıraktı. Sonraki öykülerinizi de merakla bekleyeceğim. Sevgiler.🎈

    • Cevapla Damla Gümren 14 Ağustos 2020 at 15:38

      Beğenmenize çok sevindim 🙂 Beni desteklediğiniz için teşekkürler 🙂

  • Cevapla Simge Ergenç 13 Ağustos 2020 at 14:48

    Harika..

    • Cevapla Damla Gümren 14 Ağustos 2020 at 15:36

      Teşekkür ederim Simgecim, her zaman yanımda olduğun için 🙂

  • Cevapla Seda Çağlayan 13 Ağustos 2020 at 15:52

    Damlacım merhaba,
     
    Doğrusunu istersen ismi Deniz Börülcesi olan bir köşede böyle bir hikaye okumayı hiç ama hiç beklemiyordum. Aklımda daha deniz kenarı, daha iyot kokulu bir şeyler vardı 🙂 Sert girmişsin. Bundan sonra seni merakla beklemem için bir sebep. Burası sürprizli bir köşe olacak, belli oldu.
     
    Tekrardan hoş geldin aramıza.
     
    Seda

    • Cevapla Damla Gümren 14 Ağustos 2020 at 15:34

      İyot kokan öykülerin de müjdesini buradan vermiş olayım 🙂 Teşekkür ederim desteğiniz için.

  • Cevapla Atakan Balcı 13 Ağustos 2020 at 16:41

    Etkileyici bir öykü, gerçekten beğendim!… Devamını diliyorum sabırsızlıkla öykülerin

    • Cevapla Damla Gümren 14 Ağustos 2020 at 15:33

      Heyecanıma ortak olduğunuz için teşekkür ederim 🙂

  • Cevapla Efe Özcan 13 Ağustos 2020 at 17:19

    Çok beğendim. Damla Hanım’dan hikayelerin devamını bekliyoruz 👍

    • Cevapla Damla Gümren 14 Ağustos 2020 at 15:33

      Teşekkür ederim desteğin için 🙂

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan