Heybemde Kelimeler

Yol Türküsü

6 Ağustos 2020

Yazı: Yol Türküsü | Yazan: Pelin Öncüoğlu Işık

Hani sıkılır ya insan, duvarlar üstüne üstüne gelir, alacağı nefesin oksijeni yetmez olur. Ben sıkılmam, çeker giderim. Alır başımı oksijeni bol diyarlara, duvarları olmayan şehirlere kaçarım. Kimsenin beni bilmediği, tanımadığı şehirlerde başka başka insanların yurdunda, yurtsuz olmayı seçerim. Hani şehir üstüne gelince çekip gitmeli dersin ya buralardan, ben demem, giderim. Ayaklarımı tanımadığım topraklara sürer, başka insanların hayatlarında kendi hayatımdan kırıntılar bulmaya giderim. Bazen de ben olmayan kişilere bürünür yeniden hayata gelişi defalarca tek bir hayatta yaşarım.

Bazen herşeye o kadar yakınsındır ki artık önünü bile göremezsin. İşte öyle günlerde uzağa, kendimden bile çook uzaklara giderim. Mesele bir yerlere gitmek değil, yola koyulmaktır. Bulmak için, anlamak için… Zaten oldum olası şu yola koyulmaları çok sevdim. Benden yüzlerce küçük Pelin yapıp yollara bırakmayı, onların o yolda yürürken büyümelerini seyretmeyi ve büyüttüklerimin çoğunu yolda bırakmayı…

İnsan en çok kendine en yabancı olduğu zamanlarda öğrenir bu hayatta.

Hayatın yollarına bıraktığım suretlerimle kendime yabancı olmayı çok severim. En çok kendimi kaybettiğimde bulurum ben kendimi. Kendimi öteki yaptığımda görürüm ruhumun köşelerine saklanmış düşüncelerimi, hayallerimi. Başka milletlerden, başka ırklardan, başka kültürlerle yoğurulmuş insanlarda kendimden damlalar bulmak hayatın en şaşırtıcı yanıymış gibi gözükse de dünyalı kimliğine yaklaştırır beni. Dünyalı olmanın ne demek olduğunu anlarım o anlarda. İçime doğru büyürüm ben, içime doğru kök salarım. Köklerim cebimde dünyayı küçültürüm adımlarımla.

Bazen hiçbir şey bilmem ve bir şey bilmemenin tadını çıkartırım. Bazense yeniden öğrenmek için yaşımı, alışkanlıklarımı, bildiklerimi ve aitliklerimi çıkartıp, çırılçıplak, safi ben, yola koyulurum. Sınırsız olmayı, başkalarıyla çoğalmayı, başka başka milletler olmayı ve kendime dair bilmediklerimi öğrenirim. Ve birden, o yolda yürürken, hiç beklemediğim bir anda TAM olurum. Bilmemenin hafifliği, yerini bilmenin huzuruna bırakır. Artık biliyorumdur. Yolda biriktirdigim tüm o güzel hatıraları, tecrübeleri, sevgileri ve aileme aldığım birkaç küçük parça hediyeyi çantama yüklerim ve eve doğru yola koyulurum. Artık bambaşkayımdır. Gönlüm bir yol türküsü tutturur ruhumun notalarında, adımlarım ağır ama kendinden emin ev dediğim yere doğru yol alırım. Sırtımda o yolculukta biriktirdiklerim, tenimde yaşanmışlıkların kokusu, tanıdık yüzlerle dolu hayatıma geri dönerim. Özlediğim kavuşmalar sıcaklığı ile ısıtırken bilmenin verdiği huzur ile dilimde neşeli bir yol türküsü, bir sonraki yola koyulmaya kadar beklerim.

Pelin Öncüoğlu Işık

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

5 Yorum

  • Cevapla Nazlı Pınar Kamacı 6 Ağustos 2020 at 13:34

    Yürekten alkışlıyorum seni 🧿

    • Cevapla Pelin Öncüoğlu Işık 6 Ağustos 2020 at 15:38

      Canım, çok teşekkür ederim :))

  • Cevapla Pınar Sude Genç 7 Ağustos 2020 at 13:37

    Çok beğendim. 🎈

    • Cevapla Pelin Öncüoğlu Işık 7 Ağustos 2020 at 17:30

      Çok teşekkürler ❤️😍😘😘

  • Cevapla Burak Süalp 17 Ağustos 2020 at 05:10

    Pelincim, gecikmeli de olsa, bir solukta okudum bu güzel yazını. Sıkılma zamanının aslında yol zamanı olduğunu ne güzel anlatmışsın. Yolculuğunun ilaç olduğunu, yolda yeniden varolmanın, yolda tamamlanıp tam olmanın nasıl güzel bir duygu olduğunu ne güzel ifade etmişsin. Yaşasın yol kardeşliği! Canım arkadaşım, kalemine sağlık!

  • Cevap Yaz